İş Yatırım, TTKOM - Türk Telekom için 88.75 TL hedef fiyat ile AL tavsiyesini korudu.
Türk Telekom için görüş AL ve 12 aylık hedef fiyat 88.75 TL olarak korunuyor; bu da mevcut fiyata göre %66 yükselme potansiyeline işaret ediyor. İkinci çeyrek sonuçlarında net kâr 5.962 mn TL ile beklentileri aştı, ancak bu güçlü görünüm büyük ölçüde faaliyet dışı kalemlerden kaynaklandı. Şirketin genel yatırım tezi, reel operasyonel büyümenin sürmesi ve yılın ikinci yarısında ARPU tarafında toparlanma beklentisi üzerine kurulu.
Konsolide gelirler yıllık %9,3 artarak 72.806 mn TL oldu ve piyasa beklentisinin %3 üzerinde gerçekleşti. IFRIC 12 etkisi hariç gelir büyümesi %5,6 seviyesinde kaldı; büyüme sabit genişbant, kurumsal veri ve TV segmentlerinden gelirken mobil gelirler reel bazda %2,4 geriledi. Mobil segmentte 539 bin net abone kazanıldı, toplam abone sayısı 32,7 milyona çıktı ve M2M aboneleri 6,4 milyon seviyesine ulaştı. M2M hariç karma ARPU yıllık %5,9, faturalı ARPU ise %7,3 düşerken yönetim Nisan ve Temmuz tarife artışlarının etkisiyle yılın ikinci yarısında ARPU büyümesinin pozitife dönmesini bekliyor.
FAVÖK 29.432 mn TL ile beklentinin %0,5 altında kalırken FAVÖK marjı yıllık 170 baz puan daralarak %40,4 oldu. IFRIC 12 hariç FAVÖK marjı %43,3 seviyesinde gerçekleşti ve 1Ç26'ya göre yaklaşık 80 baz puanlık daralma görüldü. Faaliyet giderlerinin satışlara oranı 1Ç26'daki %57,7'den %59,6'ya yükseldi; bunun temel nedeni ticari giderlerdeki yıllık %42,4'lük artış oldu. Amortisman giderleri yıllık %25,8 artarken faaliyet kârı %14,3 düşerek 12.622 mn TL'ye geriledi ve net finansman giderleri yıllık bazda iki katına çıktı.
2026 beklentilerinde IFRIC 12 hariç operasyonel gelir büyümesi hedefi yaklaşık %8'e çekildi, yatırım harcamalarının satışlara oranı yaklaşık %34'e yükseltildi ve %41-42 seviyesindeki FAVÖK marjı hedefi korundu. Yıl sonu enflasyon varsayımı %22'den %27'ye revize edilmesine rağmen operasyonel büyüme hedefinin korunması olumlu değerlendiriliyor. Borçluluk Net Borç/FAVÖK 1,0x seviyesinde kalırken ilk 5G lisans taksiti ve KDV ödemeleri nedeniyle nakit pozisyonu 25,6 mlr TL'ye indi ve ilk yarıda 47,6 mlr TL negatif serbest nakit akışı oluştu. TL'nin %10 değer kaybetmesi durumunda vergi öncesi kâr üzerindeki olumsuz etkinin 11,1 mlr TL'ye yükselmesi ve mobil gelirlerdeki reel daralmanın sürmesi başlıca riskler olarak öne çıkıyor; buna karşın sonuçların ardından gelirlerdeki olumlu sapma ve beklentiyi aşan net kâr nedeniyle hissede nötr ile hafif olumlu bir ilk piyasa tepkisi bekleniyor.