OYAKC - 1.Çeyrek Bilanço Değerlendirmesi
İş Yatırım, OYAK Çimento için genel olarak olumlu bir görüş koruyor ve hisseye “AL” tavsiyesi veriyor. Raporda ana mesaj, zorlu sektör koşullarına rağmen şirketin güçlü bilanço yapısı ve operasyonel verimliliğinin orta vadede destekleyici olmaya devam etmesi yönünde kuruldu.
1Ç26 sonuçları zayıf geldi; net satışlar yıllık bazda %21 ve çeyreksel bazda %32 daraldı, FAVÖK yıllık %29 ve çeyreksel %33 geriledi. Net kâr ise 103 mn TL’ye düştü ve hem yıllık hem çeyreksel bazda %92 daralma gösterdi; bu bozulmada zayıflayan operasyonel kaldıraç, sınırlı fiyatlama esnekliği ve daha yüksek ertelenmiş vergi giderleri öne çıktı. Buna karşın şirket çeyrek sonunda yaklaşık 10 milyar TL net nakit pozisyonunu korudu ve FAVÖK marjı zorlu ortama rağmen görece dirençli kaldı. Ana çimento operasyonlarında FAVÖK marjı %38 seviyesinde kalırken hazır beton ve agrega operasyonlarında yalnızca %1 FAVÖK marjı görülmesi, kârlılıktaki baskının kaynağını netleştirdi.
Kurum, 12 aylık hedef fiyatı 38.92 TL olarak belirliyor ve mevcut fiyata göre %56 yükselme potansiyeli görüyor. Bu hedefin arkasındaki temel gerekçeler; yılın geri kalanında gelirlerde kademeli toparlanma beklentisi, 2026 cirosunun yıllık bazda yatay ya da hafif negatif gerçekleşebileceği öngörüsü ve 2026 FAVÖK marjlarının büyük ölçüde 2025 seviyelerine paralel kalacağı görüşü. Ayrıca hisse, son 12 ay 7.6x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görüyor ve sektör medyanı olan 8.9x FD/FAVÖK’e göre yaklaşık %15 iskontoya işaret ediyor.
Raporda öne çıkan katalizörler arasında alternatif yakıt kullanım oranının 1Ç26’da %27.4’e ulaşması, 115 MW kapasiteli Beypazarı GES yatırımının Nisan 2026 itibarıyla devreye alınması ve bu yatırımın Bolu ile Ünye fabrikalarının enerji ihtiyacının yaklaşık %70’ini karşılamasının beklenmesi yer alıyor. Yenilenebilir enerjinin toplam enerji tüketimi içindeki payının %25’e yükselmesi ve 13.5 MW kapasiteli atık ısı geri kazanım yatırımlarının sürmesi de orta vadeli destek unsurları olarak sunuluyor. Buna karşılık, olumsuz hava koşulları, deprem kaynaklı talebin normalleşmesi, sıkı parasal koşullar, ertelenen yatırım kararları ve yılın ikinci yarısında daha görünür hale gelmesi beklenen enerji maliyeti baskısı temel riskler olarak vurgulanıyor. Sonuç olarak raporun yatırımcı açısından en kritik çıkarımı, kısa vadeli finansal zayıflığa rağmen güçlü bilanço, verimlilik adımları ve değerleme iskontosunun hisse için orta vadeli destek oluşturmaya devam etmesi.