ABD ve İsrail’in İran’daki askeri ve nükleer tesislere yönelik operasyonları sonrası İran’ın misillemeleri bölgede ciddi jeopolitik gerilim yarattı. Bu gelişmeler Basra Körfezi ve Doğu Akdeniz’de hava sahalarının kapanmasına, binlerce uçuşun iptal edilmesine ve havayolu şirketlerinin en büyük gider kalemi olan yakıt maliyetlerinin artmasına yol açtı.
2 Mart 2026 itibarıyla İran, Irak, Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Suriye hava sahalarını kapatırken İsrail sivil hava sahasını süresiz kapalı tutuyor. Bu nedenle küresel uçuş ağında ciddi aksama yaşandı ve yalnızca 28 Şubat’ta 1.800’den fazla uçuş iptal edildi. İran ve Irak hava sahalarının kapanması, Avrupa ile Asya arasındaki önemli uçuş koridorlarını da devre dışı bıraktı.
Eurocontrol verilerine göre Avrupa’dan Orta Doğu’ya uçuşlar yıllık bazda %51 azaldı. Aynı dönemde petrol fiyatları jeopolitik risklerle yükselerek Brent petrolü 77 dolar seviyesine taşıdı.
Türk havacılık şirketleri açısından bakıldığında Orta Doğu’nun Türk Hava Yolları gelirleri içindeki payı yaklaşık %8 seviyesinde. Pegasus’un ise uçuşlarını diğer bölgelere kaydırabilme esnekliği bulunuyor. TAV Havalimanları ise bölgede yalnızca Medine Havalimanı’nda faaliyet gösterdiği için gerilimden görece daha az etkileniyor.
Artan petrol fiyatları havayolları için önemli bir maliyet riski oluştururken Pegasus 2026 jet yakıtı tüketiminin %57’sini hedge ederek fiyat artışlarına karşı daha korunaklı bir pozisyon almış durumda. Türk Hava Yolları’nın hedge oranı ise %23 ile daha sınırlı olduğu için petrol fiyatlarındaki artışlara karşı daha hassas bir yapı sergiliyor.