OYAKC - 1.Çeyrek Bilanço Değerlendirmesi
Marbaş Menkul, OYAKC’nin 2026 1. çeyrekte 10,71 mlr TL Hasılat, 2,39 mlr TL FAVÖK ve 102,5 m TL Net Kar ile beklentilerin altında kaldığını belirterek sonuçları sınırlı negatif değerlendirdi. Analist, ilk çeyrekte zayıf operasyonlar ile mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşen yağışların performansı baskıladığını vurguladı. Şirketin deprem bölgesi etkisi ve zayıf sezon koşulları nedeniyle satışlarda yıllık bazda %21 daralma görülmesi ana olumsuz unsur olarak öne çıkarıldı. Buna karşın ihracat hacminin geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %28 artması ve toplam satışlar içindeki payını %9’dan %10’a yükseltmesi olumlu not edildi.
Rapor, kârlılık tarafında da geçen yılın ve geçen çeyreğin altında marjlar izlendiğini ifade ediyor. Çimento operasyonlarında %38 FAVÖK marjı görülürken hazır beton ve agrega tarafında FAVÖK marjı %1 oldu, konsolide FAVÖK marjı ise yıllık bazda 2,6pt daralarak %24’e geriledi. Net kârın 103m TL seviyesinde oluşması beklenenden zayıf bulunurken, bu sapmanın zayıf ilk çeyrek operasyonları, ertelenmiş vergi gideri ve net parasal pozisyon kaybından kaynaklandığı belirtildi. Şirketin finansal borcunun çeyreklik bazda %37 azalması ve net nakit pozisyonunu sürdürmesi ise güçlü bilanço yapısına işaret eden bir unsur olarak sunuldu.
Analistin temel yatırım tezi, şirketin ve sektörün defansif yapısının korunmasına rağmen haber akışına duyarlılığın yüksek olduğu yönünde şekillendi. OYAKC için 31,85 TL hedef fiyat ve AL tavsiyesi korunurken, hisse için mevcut 25,00 fiyatına göre anlamlı bir getiri potansiyeli ima edildi. Bu olumlu görüşte, 115 MW’lık Beypazarı GES santralinin Nisan ayında devreye alınması, Bolu ve Ünye çimento fabrikalarının enerji ihtiyacının %70’inin yenilenebilir enerjiden sağlanması ve toplam enerji kullanımının %25’inin yenilenebilir kaynaklardan gelmesinin beklenmesi önemli dayanaklar arasında yer aldı. Ayrıca yılın ilk çeyreğinde alternatif yakıt oranının %27,4 olarak gerçekleşmesi ve sektör ortalamasının %13 olduğu hatırlatılarak dönüşümün maliyet avantajı yaratabileceği ifade edildi.
Risk tarafında deprem bölgesindeki talebin normalleşme eğilimi, mevsim normallerinin üzerinde yağışlı gün sayısı ve bölgesel talep zayıflığı öne çıkarıldı. Türk Çimento verilerine göre yılın ilk iki ayında çimento üretiminin %11,8 düşmesi ve OYAKC’nin Türkiye klinker kapasitesinin %13’üne, çimento kapasitesinin %16’sına sahip olması nedeniyle bölgesel dalgalanmalara hassasiyetinin yüksek olduğu vurgulandı. Jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarını yukarı itmesi ve faiz indirim patikasında olası gecikmelerin inşaat ve çimento sektörü üzerinde baskı oluşturabileceği belirtildi. Kurum, altyapı, üstyapı, kentsel dönüşüm ile Suriye ve Ukrayna’nın olası yeniden inşası gibi temaların sektörü desteklemeyi sürdürebileceğini, ancak kısa vadede görünümde temkinli olunması gerektiğini ima etti.