2026 Yılı 2. Çeyrek Finansal Sonuçlarda Öne Çıkanlar
Genel görünüm, 2026 yılının ikinci çeyreğinde toparlanmanın başladığını ancak bunun seçici kaldığını gösteriyor. İç pazarda dezenflasyon ve sıkı finansal koşullar talebi baskılarken, ihracat tarafında özellikle Avrupa’daki zayıflık satış performansını sınırladı. Buna karşın operasyonel verimlilik, ürün karması ve ihracat gelirlerine odaklanan şirketler daha güçlü bir kârlılık sergiledi. Enflasyondaki yavaşlamaya rağmen işçilik maliyetlerinin yüksek seyretmesi ve finansman giderleri, birçok şirketin net kârını baskılamaya devam etti.
Bu dönemde petrokimya, perakende, savunma sanayii ve sigorta sektörleri öne çıktı. TUPRS, BIMAS, ASELS ve TURSG güçlü sonuçlar açıklarken; CCOLA, ASTOR, BRSAN, KRDMD ve KTLEV de olumlu değerlendirildi. TCMB’nin bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlaması para politikasında normalleşme sinyali olarak öne çıktı ve faiz indirim beklentilerini destekledi. Buna karşılık küresel gümrük tarifeleri, dış talep koşulları ve TL’nin seyri şirketler için izlenmesi gereken ana riskler arasında yer aldı.
Şirket bazında sonuçlar karışık bir tablo sundu. AEFES’te konsolide satış hacmi %7,4 artarken bira grubunda hacim %8 geriledi ve şirket 2026 bira grubu hacim beklentisini düşük tek haneli büyümeden düşük tek haneli daralmaya revize etti. Aksa Akrilik’te satış gelirleri %22, FAVÖK %45,9 arttı; ASTOR’da ciro sadece %1,8 büyürken net kâr %124,7 artış gösterdi; BİM’de satışlar %9,6 artarken net kâr %125,4 yükseldi. TUPRS’ta satış gelirleri %59,7, FAVÖK %196,2 ve net kâr %290,9 artarak güçlü bir operasyonel tablo sundu. TERSİNE, ENKAI’de FAVÖK %20,7 gerilerken net kâr tek seferlik gelirlerin de etkisiyle arttı; TCELL’de ise FAVÖK %1,7 azaldı ve net kâr %5,7 geriledi.
Analizlerde operasyonel kârlılık, marj genişlemesi, serbest nakit akımı ve kaldıraç oranı temel takip başlıkları olarak öne çıkarıldı. Birçok şirket için net kârın önemli kısmı parasal kazanç, ertelenmiş vergi geliri veya iştirak katkısı gibi operasyon dışı kalemlerle desteklendiği için manşet kâr ile çekirdek faaliyet performansı ayrıştırıldı. Sonuç olarak rapor, ikinci çeyrekte genele yayılan güçlü bir toparlanmadan ziyade seçici ve şirket bazında ayrışan bir iyileşme olduğunu; bilançolarda kalıcı güçlenme için enflasyon, faizler, kur hareketleri ve dış talep koşullarının belirleyici kalacağını ortaya koyuyor.