Midas - Yeni Kullanıcılara Özel

İlave Okumalar

Çarşamba, 08 Nisan 2026 00:00
Citrini Research tarafından Hürmüz Boğazı'na gönderilen bir analistin saha gözlemlerine dayanan raporun önemli noktaları şu şekilde özetleyebiliriz:
  • İran "Diplomatik Gişe" Sistemi Kurdu: İran, Hürmüz Boğazı'nı tamamen kapatmak yerine, geçişlerin kendi egemenliği altında yapıldığı bir sistem oluşturmuştur. Gemiler veya bağlı oldukları ülkeler, aracı brokarlar vasıtasıyla İran'a mülkiyet ve yük bilgilerini sunarak onay almakta; ödemeler ise nakit, kripto veya dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması gibi diplomatik yollarla yapılmaktadır.
  • Paralel Savaş ve Ticaret: Bölgede "sıcak savaş" ile "ticari diplomasi" aynı anda yürümektedir. ABD askeri operasyonlarını sürdürürken, müttefikleri (Japonya, Fransa, Yunanistan vb.) enerji arzını güvence altına almak için İran ile doğrudan müzakere ederek geçiş onayı almaktadır.
  • Boğaz Trafiği Artış Eğiliminde: Resmi AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) verilerinin aksine, boğazdaki trafik sanılandan daha yoğundur ve artmaktadır. Birçok tanker takip sistemlerini kapatarak ("dark transit") geçiş yapmaktadır.
  • İran'ın Stratejik Hedefi: İran'ın temel amacı boğazı tamamen kapatarak küresel bir felakete yol açmak değil, boğazın yönetiminin kendisinde olduğunu kanıtlamaktır. Bu model, Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi altındaki yönetimine benzetilmektedir; yani ticari geçişlerin serbest olduğu ancak şartların egemen güç (İran) tarafından belirlendiği bir düzen hedeflenmektedir.
  • Husi Kartı ve Kontrol: İran'ın vekil güçleri (özellikle Husiler) üzerinde merkezi bir kontrolü olduğu, Husilerin Bab el-Mendeb boğazını kapatmayarak stratejik bir kart olarak yedekte tutuldukları belirtilmektedir.
  • Seçici Saldırılar: İran'ın İHA saldırıları rastgele değil, seçicidir. İran'ın kurallarına uymayan veya doğrudan ABD ile ilişkili olan gemiler hedef alınırken, onay alan gemiler (İHA'lar tepelerinde uçsa dahi) güvenle geçebilmektedir.
  • Yatırım Tavsiyeleri ve Ekonomik Etkiler:
    • Tanker Taşımacılığı: Navlun fiyatlarının yüksek kalmaya devam etmesi beklenmektedir.
    • ABD Petrokimya Sektörü: Ortadoğu'daki üretim aksaklıkları nedeniyle ABD'li üreticilerin (özellikle Dow ve Westlake) bu durumdan büyük fayda sağlayacağı öngörülmektedir.
    • Enerji Bağımsızlığı ve Savunma: Avrupa ve Japonya'nın enerji bağımsızlığına ve savunma harcamalarına yönelik kalıcı stratejik kayması, bu sektörlerde uzun vadeli fırsatlar yaratmaktadır.
    • Petrol Fiyatları: Piyasanın kısa vadeli kesintileri fiyatladığı, ancak risk priminin uzun süre kalıcı olacağı düşünülmektedir. 
Via 507
Salı, 31 Mart 2026 00:00
0 Mart 2026 tarihli Dünya Altın Konseyi (World Gold Council) raporuna göre, küresel piyasalar Orta Doğu'daki çatışmaların ve artan enerji fiyatlarının baskısı altındadır. Öne çıkan önemli noktalar şunlardır:
  • Jeopolitik Gerilim ve Stagflasyon: Orta Doğu'daki çatışmalar (ABD-İsrail-İran) ve yükselen enerji fiyatları piyasaları domine ederek stagflasyon (düşük büyüme, yüksek enflasyon) endişelerini artırmıştır. ABD'de tüketici güveni zayıflarken enflasyon beklentileri yükselmiştir.
  • Altın Piyasası: Altın fiyatları geçen hafta %1,3 oranında değer kaybederek ons başına 4.503 dolar seviyesine gerilemiştir. Uzayan çatışma korkuları Fed'in faiz indirimi beklentilerini zayıflatmış, bu da altın üzerinde baskı yaratmıştır. Yatırımcılar altın ETF varlıklarını azaltmaya devam etmektedir. Teknik açıdan altın, 200 günlük hareketli ortalama ve %38,2 Fibonacci düzeltme seviyesi olan 4.075 - 4.113 dolar bandındaki kritik destek noktalarında stabilize olmaya çalışmaktadır.
  • Petrol ve Emtia: Brent ham petrol fiyatları haftalık %1,4 artış gösterirken, yılbaşından bu yana getirisi %73,5 gibi çok yüksek bir seviyeye ulaşmıştır. Petrol için bir sonraki kritik direnç bölgesi 121,85 - 125,28 dolar aralığı olarak görülmektedir.
  • Hisse Senetleri ve Tahviller: Küresel hisse senetleri haftayı düşüşle kapatmıştır; özellikle S&P 500 endeksindeki düşüş hızlanarak 200 günlük hareketli ortalamanın altına sarkmıştır. Tahvil piyasalarındaki satış baskısı getirileri yükseltmiş, ABD 10 yıllık tahvil faizleri %4,4 seviyesine çıkmıştır.
  • Bölgesel Ekonomik Görünüm:
    • ABD: İş aktivitesi büyümesi Mart ayında yavaşlamış, imalat dışı PMI verileri zayıflamıştır.
    • Çin: Endüstriyel kârlar Ocak-Şubat döneminde %15,2 artarak güçlü bir toparlanma sinyali vermiştir.
    • Avrupa: Euro Bölgesi'nde iş aktivitesi zayıflarken, enerji şoku nedeniyle enflasyonun %2,5 seviyelerine yükselmesi beklenmektedir.
  • Kripto Paralar: Bitcoin, piyasadaki genel riskten kaçış eğilimiyle haftalık bazda %5,8 değer kaybetmiştir.

Via 507

Cuma, 27 Mart 2026 00:00
KPMG Türkiye’nin 2025 yılı raporuna göre, Türkiye yiyecek-içecek sektörü yüksek enflasyon, artan finansman maliyetleri ve döviz kuru dalgalanmaları nedeniyle yapısal bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Öne çıkan önemli noktalar şunlardır:
  • Enflasyon ve Fiyatlama Stratejileri: Yüksek enflasyon, tüketicilerin harcama alışkanlıklarını sadeleştirmesine ve fiyat hassasiyetinin artmasına neden olmuştur. Firmalar, talebi korumak adına doğrudan zam yapmak yerine %38’e ulaşan gramaj azaltma (shrinkflation), giriş seviyesi ürünleri artırma ve "ekonomik-premium" ürün serilerini çeşitlendirme yoluna gitmektedir. Tüketici fiyat endeksindeki artışlar özellikle temel gıda ürünlerinde stratejik fiyatlamayı zorunlu hale getirmiştir.
  • Döviz Kuru ve İthal Girdi Bağımlılığı: Sektörde özellikle kahve ve kakaoda %100, alkollü içeceklerde %90 ve ambalajda %30’un üzerinde ithal girdi bağımlılığı bulunmaktadır. USD/TRY kurunun yıl sonunda 43,60 seviyelerine ulaşacağı beklentisiyle birlikte; ambalaj, aroma ve enerji gibi dövize endeksli maliyetlerin fiyatlara gecikmeli yansıması kârlılıkları baskılamaktadır. Firmalar bu riski yönetmek için "kur esnekliğine açık" modeller ve yerli ürün vurgusuna yönelmektedir.
  • Finansman Zorlukları ve Nakit Akışı: Yüksek faiz ortamı (ticari kredi faizleri %100'e yaklaşmıştır), işletmelerde nakit sıkışıklığını artırarak firmaları geleneksel krediler yerine POS teminatlı krediler, faktöring ve dijital leasing gibi alternatif araçlara yöneltmiştir. Kredi maliyetleri nedeniyle "stok sıfırlama" ve "siparişe dayalı üretim" modelleri yaygınlaşırken, bazı firmalar operasyonel döngüyü sürdürebilmek adına yeni yatırımlarını askıya almıştır.
  • Tahsilat Vadeleri: Tedarik zincirindeki tahsilat süreleri likiditeyi zorlayan kritik bir unsur haline gelmiştir; ortalama tahsilat süresi zincir marketlerde 105 gün, distribütörlerde ise 67,5 gün seviyesindedir. Bu uzun vadeler, üreticileri yüksek faizlerle finanse olmaya zorlamakta, bu durum da peşin ödemeye dayalı "mikro-bayi" modellerinin ve dijital tahsilat panellerinin kullanımını artırmaktadır.
  • Tüketici Eğilimlerindeki Dönüşüm: 2025 yılı itibarıyla "daha az ama daha akıllıca harcama" davranışı hakimdir; marka sadakati azalırken promosyon ve fiyat/performans odaklılık güçlenmiştir. Yerli ürünlere yönelim, doğal ve katkısız içerik talebi ile sürdürülebilirlik bilinci artış göstermektedir. Ayrıca, şehir yaşamının ve çekirdek aile yapısının etkisiyle hazır gıda ve pratik yemek çözümlerine olan talep yükselmektedir.
  • Genel Sonuç: 2025 yılı, sektördeki firmalar için sadece bir direnç yılı değil, aynı zamanda veri odaklı ve esnek operasyonel modellerle pazarda yeniden konumlanma yılıdır. Finansal disiplini sağlayan ve dijital kanallar üzerinden kişiselleştirilmiş teklifler sunabilen firmaların rekabet avantajını koruyacağı öngörülmektedir.
S.No Dosya Adı İndir
1 kpmg-turkiye-yiyecek-ve-icecek-sektoru-makro-gorunum İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 26 Mart 2026 00:00
Mart 2026 tarihli sahibindex Kiralık Konut Piyasası Görünümü raporuna göre, Türkiye'deki kiralık konut piyasasında öne çıkan önemli noktalar şu şekilde özetlenebilir:
  • Reel Kiralarda Genel Düşüş: Ülke genelinde enflasyondan arındırılmış (reel) kira fiyatları, cari kira artışının (%2,8) aylık enflasyonun (%3,0) altında kalması nedeniyle düşüş göstermiştir,. Yıllık bazda reel kira değişimi Türkiye genelinde yüzde -2,9, Ankara’da yüzde -1,4 ve İzmir’de yüzde -6,9 olarak kaydedilmiştir,. İstanbul, yıllık %6,9’luk artışla reel kiraların yükseldiği tek büyük il olmuştur,.
  • Cari Kira Fiyatları ve Artış Oranları: Şubat 2026 itibarıyla Türkiye genelinde ortalama kiralık konut ilan m2 fiyatı 256,9 TL'dir,. Üç büyük ilde ise m2 fiyatları İstanbul’da 375 TL, Ankara’da 252 TL ve İzmir’de 291,7 TL seviyesindedir,. Yıllık cari kira artış oranı ülke genelinde %27,8 olurken, en yüksek artış %40,6 ile İstanbul’da görülmüştür,,.
  • Kiralık Konut Talebi: Kiralık konut talep göstergesi, Ocak ayına kıyasla yüzde 6,3 oranında azalmış, ancak geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,8 oranında daha yüksek seyretmiştir,. Talep endeksi 178,8 puandan 167,5 puana gerilemiştir.
  • İlanların Yayında Kalma Süresi: Bir konutun ne kadar hızlı kiralandığının göstergesi olan "kapatılan ilan yaşı", ülke genelinde bir önceki aya göre 1,1 gün uzayarak 35,5 gün olmuştur,,. Bu süre Ankara’da 34,3 güne, İzmir’de ise 43,8 güne çıkarken; İstanbul’da 29,2 gün ile sabit kalmıştır.
  • İller Arası Farklılıklar: Yıllık kira artışının en yüksek olduğu iller İstanbul (%40,6), Mardin (%36,5) ve Antalya (%33,3) iken; en düşük artışlar Hatay (%16), Malatya (%16,1) ve Gaziantep (%18,3) gibi deprem bölgesindeki illerde gözlemlenmiştir,.
  • İzmir’deki Belirgin Düşüş: İzmir’de reel kiraların son 8 aydır artan bir hızla düşüyor olması raporun dikkat çeken bulgularından biridir.
Tüm detaylar için aşağıdaki buton yardımıyla raporu indirebilirsiniz.
Via 507
S.No Dosya Adı İndir
1 sahibinden-konut-piyasasi İlgili Dosyayı İndir
Salı, 24 Mart 2026 00:00
Mavi Giyim 2025 yılında zorlu makro koşullara rağmen operasyonel disiplinini koruyarak güçlü bir kârlılık performansı sergilemiştir. Konsolide gelir yıllık %5 daralarak yaklaşık 47,7 milyar TL’ye gerilerken, EBITDA marjı %18,9’a yükselmiş, net kâr ise 2,06 milyar TL seviyesinde gerçekleşmiştir. Enflasyon muhasebesinin kaldırılmasının 424 milyon TL’lik tek seferlik negatif etkisi bulunmasına rağmen düzeltilmiş net kârlılık daha yüksek seviyededir. Brüt marj %51 ile güçlü kalmış, şirket temettü dağıtımı ve geri alım politikasıyla sermaye disiplinini sürdürmüştür.
 
Şirket Türkiye’de %25 pazar payı ile jean kategorisinde lider konumunu korurken, premium segment odaklı marka konumlandırması ve omnichannel stratejisiyle büyümeyi desteklemektedir. Fiziksel mağaza tarafında toplam mağaza sayısı 360’a ulaşırken, metrekare bazında büyüme sürmüştür. Online satışların payı %11,4 seviyesinde olup, mobil kanal baskın hale gelmiştir. Müşteri sadakat programı Kartuş 6,1 milyon üyeye ulaşmış, satışların büyük kısmı bu kanal üzerinden gerçekleşmiştir. Veri analitiği ve yapay zekâ kullanımı müşteri kazanımı ve satış verimliliğini artırmaktadır.
 
Uluslararası operasyonlarda özellikle ABD pazarı önceliklendirilmiş, kısa sürede 11 mağazaya ulaşılmıştır. Ancak global gelirlerde sınırlı daralma görülmüştür. Türkiye’de benzer mağaza satışları nominal artarken reel bazda zayıf seyretmiş, büyüme daha çok fiyatlama ve sepet büyüklüğünden gelmiştir.
 
Şirket güçlü nakit üretimi ile 8,6 milyar TL operasyonel nakit akışı sağlamış ve 6,9 milyar TL net nakit pozisyonuna ulaşmıştır. CapEx 2,6 milyar TL ile satışların %5,5’i seviyesinde gerçekleşmiştir. Stok yönetimi ve operasyonel verimlilik ön plandadır.
 
2026 beklentilerinde Türkiye’de mağaza büyümesi, ABD’de genişleme ve yaklaşık %5 reel gelir artışı hedeflenmektedir. EBITDA marjının %18 civarında korunması beklenmektedir. Mağaza yatırımlarında Türkiye’de geri dönüş süresi 1-2 yıl, ABD’de yaklaşık 3 yıl seviyesindedir. Şirketin fiyatlama gücü ve esnekliği korunmakta olup, olası maliyet baskılarına karşı “bekle-gör” yaklaşımı benimsenmektedir. Jeopolitik riskler şu an sınırlı etki yaratırken, enerji ve lojistik maliyetleri potansiyel risk unsuru olarak öne çıkmaktadır.

Kaynak: Vedat YEŞİLKAYA
S.No Dosya Adı İndir
1 mavi-webcast4 İlgili Dosyayı İndir
2 mavi-webcast3 İlgili Dosyayı İndir
3 mavi-webcast2 İlgili Dosyayı İndir
4 mavi-webcast1 İlgili Dosyayı İndir
Salı, 24 Mart 2026 00:00
Mart ayında Web TÜFE aylık %2,48 artarken yıllık enflasyon %31,68 oldu. Çekirdek göstergelerden B endeksi aylık bazda yavaşlayarak %1,72’ye gerilerken, C endeksi %1,83’e yükseldi.
 
Gıda enflasyonu önceki aylara göre bir miktar yavaşlasa da yüksek kalmaya devam etti. Aylık artış %3,07 olurken yıllık oran %35,16’ya geriledi. Özellikle sebze ve et fiyatları öne çıktı; taze sebzelerde çift haneli artış görülürken patlıcan, biber ve yeşilliklerde çok yüksek fiyat artışları dikkat çekti.
 
Enerji tarafında petrol kaynaklı akaryakıt zamları belirleyici oldu. Motorin ve benzin fiyatlarındaki güçlü artışla enerji grubu aylık %5,02 yükseldi, yıllık artış %32,74’e çıktı.
Temel mal grubu görece ılımlı seyretti. Giyim fiyatlarındaki düşüş ve kurun baskılamasıyla dayanıklı mallarda sınırlı artış görüldü. İlaç zamları ise bu grupta yukarı yönlü etki yarattı.
 
Hizmet enflasyonu güçlü kalmaya devam etti. Aylık %2,97 artarken yıllık bazda %44,71’e yükseldi. Ulaştırma ve haberleşme kalemleri öne çıkarken, kira artışı yüksek seviyesini korudu ancak yıllık bazda bir miktar geriledi.
 
Genel eğilimde ise mevsimsellikten arındırılmış veriler enflasyonda sınırlı bir yavaşlamaya işaret ediyor. Ana eğilim %2,13’ten %1,85’e gerileyerek dezenflasyon sürecine dair sınırlı da olsa olumlu sinyal verdi.
S.No Dosya Adı İndir
1 web-tufe-mart-2026 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 23 Mart 2026 00:00

EPDK’nın Ocak 2026 dönemine ait Elektrik Piyasası Sektör Raporu’na göre, Türkiye elektrik piyasasında kurulu güç ve üretim kapasitesindeki artış ile yenilenebilir enerjinin yükselen payı dikkat çekmektedir. Raporda öne çıkan önemli noktalar şunlardır:

  • Genel Piyasa Verileri: 2026 yılı Ocak ayında lisanslı elektrik üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre artış göstererek 31,2 milyon MWh seviyesine ulaşmıştır. Toplam elektrik kurulu gücü ise lisanslı ve lisanssız santraller dahil edildiğinde 123.283 MW olarak kaydedilmiştir. Tüketici sayısı ise yıllık bazda %2,44 artarak 52 milyonun üzerine çıkmıştır.
  • Kurulu Güç ve Kaynak Dağılımı: Toplam kurulu gücün %62,37’sini (76.892 MW) yenilenebilir kaynaklar, %37,63’ünü (46.391 MW) ise termik kaynaklar oluşturmaktadır. Kaynak bazında en yüksek kurulu güç payı %26,22 ile hidrolik enerjidedir; onu %20,95 ile güneş ve %19,59 ile doğal gaz takip etmektedir. Özellikle güneş enerjisi kurulu gücü %24,7 oranında bir artış sergilemiştir.
  • Üretim Dinamikleri: Ocak ayındaki toplam üretimin %39,73’ü yenilenebilir kaynaklardan, %60,27’si ise termik santrallerden karşılanmıştır. Kaynak bazında doğal gaz %26,08 ile üretimde ilk sırada yer alırken, ithal kömür %21,95 ve rüzgâr %16,15 pay almıştır. Rüzgâr enerjisinden yapılan üretim, geçen yılın aynı dönemine göre %84,7 oranında rekor bir artış göstermiştir.
  • Tüketim Analizi: Faturalanan elektrik tüketimi yıllık %5,67 artarak 26,1 milyon MWh olmuştur. Tüketimde en büyük pay %39,60 ile sanayi grubuna aittir; bunu %30,95 ile mesken ve %26,19 ile kamu/özel hizmetler sektörü izlemektedir. Dağıtım bölgeleri bazında en yüksek tüketim Toroslar ve Boğaziçi bölgelerinde gerçekleşmiştir.
  • Piyasa Fiyatları ve YEKDEM: Elektrik piyasasında Ağırlıklı Ortalama Piyasa Takas Fiyatı (PTF) 2.929,40 TL/MWh olarak belirlenirken, YEKDEM birim ek maliyeti 276,27 TL/MWh olmuştur. Ocak ayında YEKDEM kapsamında yapılan toplam ödeme tutarı 21,3 milyar TL seviyesindedir.
  • Dış Ticaret: Türkiye’nin Ocak ayındaki elektrik ihracatı 442.494 MWh, ithalatı ise 63.104 MWh olarak gerçekleşmiştir. İhracatta en büyük pay Bulgaristan ve Gürcistan'a aittir; ithalatın ise neredeyse tamamı Yunanistan üzerinden yapılmıştır.

    Via 507
S.No Dosya Adı İndir
1 elektrik-piyasasi-aylik-sektor-raporu-ocak-2026 İlgili Dosyayı İndir
Çarşamba, 18 Mart 2026 00:00
Otomobil fiyatları nominal olarak yıllık %22,5 artarak ortalama 1,16 milyon TL’ye yükselirken, enflasyondan arındırılmış reel fiyatlar %6,9 gerilemiştir. Fiyat artışı en yüksek C segmentinde, en düşük E segmentinde görülürken; eski araçlarda 2014–2018 modeller, yeni araçlarda ise 2020 modeller öne çıkmıştır. Yakıt türünde en yüksek artış benzinli araçlarda, en düşük artış elektrikli araçlarda gerçekleşmiştir. Talep endeksi aylık bazda düşerken yıllık bazda artmış; ilan ve satış adetlerinde gerileme görülmüş, satış oranı %21,3’e inmiş, buna karşın araçların ilanda kalma süresi kısalmıştır.

Via 507
S.No Dosya Adı İndir
1 sahibinden-otomobil-piyasasi-gorunumu-mart-2026 İlgili Dosyayı İndir
Çarşamba, 18 Mart 2026 00:00
16 Mart 2026 tarihli Dünya Altın Konseyi - Haftalık Piyasa Raporuna göre küresel piyasalarda öne çıkan kritik başlıklar şu şekilde özetlenebilir:
 
Küresel piyasalarda jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle dalgalı bir seyir hakimdir. Batı Asya’daki çatışmalar bu oynaklığı artıran temel faktörlerden biri olmuştur.
 
Altın fiyatları haftalık bazda %1,6 düşüş göstermiştir. Bu geri çekilmede güçlü dolar ve yükselen tahvil faizleri etkili olurken, yılbaşından bu yana %16’lık getiri altının halen güçlü bir trendde olduğunu göstermektedir. Teknik olarak 4.893 dolar seviyesi önemli destek konumundadır.
 
Petrol fiyatları sert yükselmiştir. Brent petrol 121–125 dolar bandına ulaşarak enerji maliyetleri ve enflasyon beklentileri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmuştur. Bu durum özellikle enerji ithalatçısı ekonomiler için risk oluşturmaktadır.
 
Küresel ekonomik veriler zayıflamaya işaret etmektedir. ABD’de büyüme yavaşlarken, İngiltere’de ekonomik durgunluk görülmüş, Euro Bölgesi’nde sanayi üretimi gerilemiştir. Buna karşın Çin, güçlü ihracat ve yüksek ticaret fazlası ile pozitif ayrışmaktadır.
 
Kredi piyasalarında likidite kaynaklı riskler artmaktadır. ABD özel kredi fonlarından çıkışlar dikkat çekerken, yatırım yapılabilir seviyedeki spread’lerin genişlemesi risk algısının yükseldiğini göstermektedir.
 
Merkez bankaları haftanın ana gündemidir. Fed’in faizleri sabit tutması beklenirken, yüksek enflasyon ve düşük büyüme kombinasyonu stagflasyon riskini gündeme getirmektedir. ECB ve BoE kararları da yakından izlenmektedir.
 
Hisse senedi piyasaları genel olarak zayıf seyretmiştir. S&P 500 endeksi düşüş baskısı altında olup 200 günlük hareketli ortalamasına yakın kritik destek seviyelerini test etmektedir.
 
Via 507
Cuma, 13 Mart 2026 00:00
OPEC: Aylık Petrol Piyasası Raporu
 
OPEC'in Mart 2026 tarihli raporuna göre, küresel ekonomik büyüme tahminleri 2026 yılı için %3,1 ve 2027 yılı için %3,2 olarak bir önceki aya göre değişmeden korunmuştur. ABD'nin 2026'da %2,2, Euro Bölgesi'nin %1,2, Çin'in %4,5 ve Hindistan'ın %6,6 oranında büyüyeceği öngörülmektedir. Birçok büyük merkez bankası politika faizlerini düşürürken, küresel enflasyonun 2022'deki zirve noktasından bu yana önemli ölçüde yumuşadığı gözlemlenmektedir.
 
Dünya petrol talebinin 2026 yılında günlük 1,4 milyon varil, 2027 yılında ise günlük 1,3 milyon varil artması beklenmektedir. Bu büyümenin ana itici gücü günlük yaklaşık 1,2 milyon varillik artışla OECD dışı ülkeler, özellikle Çin ve Hindistan olacaktır. Ürün bazında ise talebi en çok ulaşım yakıtları ve petrokimya hammadde ihtiyaçları destekleyecektir.
 
Küresel petrol arzı tarafında, İşbirliği Deklarasyonu (DoC) dışındaki ülkelerin sıvı yakıt üretiminin 2026'da günlük 0,6 milyon varil artarak ortalama 54,8 milyon varile ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu büyümede Brezilya, Kanada, ABD ve Arjantin'in etkili olması beklenmektedir. Şubat 2026'da DoC katılımcısı ülkelerin toplam ham petrol üretimi, ikincil kaynaklara göre bir önceki aya göre günlük 445 bin varil artarak ortalama 42,72 milyon varil seviyesinde gerçekleşmiştir.
 
Petrol fiyatları Şubat ayında jeopolitik risk primleri ve güçlü fiziksel piyasa temelleriyle yükselmiş, OPEC Referans Sepeti (ORB) değeri varil başına 5,59 dolar artarak ortalama 67,90 dolara çıkmıştır. Vadeli işlem piyasalarında da Brent ve WTI fiyatları benzer şekilde artış göstermiştir. Rafineri piyasalarında ise Atlantik Havzası'ndaki marjlar mevsimsel bakım çalışmaları nedeniyle yükselirken, Singapur'da bölgedeki yüksek stoklar ve hammadde fiyatlarındaki artış nedeniyle baskı altında kalmıştır.
 
Ocak 2026 sonu itibarıyla OECD ticari petrol stokları bir önceki aya göre 19,9 milyon varil azalarak 2.824 milyon varil seviyesine gerilemiştir. Bu stok düzeyi, son beş yılın ortalamasının yaklaşık 10 milyon varil üzerindedir ancak 2015–2019 ortalamasının 103 milyon varil altındadır. Stokların ileriye dönük tüketimi karşılama süresi ise günlük 62 gün olarak hesaplanmıştır.
 
Küresel ekonomideki bu dirençli büyüme ve talep dinamikleri ışığında, 2026 yılında DoC ham petrolüne olan talebin günlük 42,9 milyon varil, 2027 yılında ise günlük 43,6 milyon varil olacağı öngörülmektedir.
 
Via 507
S.No Dosya Adı İndir
1 184 OPEC_MOMR_March_2026 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 13 Mart 2026 00:00
9 Mart 2026 tarihli Dünya Altın Konseyi (World Gold Council) raporuna göre küresel piyasalardaki önemli gelişmeler ve beklentiler şu şekildedir:
  • Küresel Ekonomik Baskılar: Küresel piyasalar geçtiğimiz hafta genel bir baskı altında kalmıştır. ABD'de beklenmedik istihdam kayıpları ve işsizlik oranının %4,4'e yükselmesi ekonomik ivmenin yumuşadığını göstermektedir. Euro Bölgesi'nde enflasyon, yükselen petrol fiyatlarının da etkisiyle beklentilerin üzerinde (%1,9) gerçekleşmiştir. Çin ise 2026 yılı büyüme hedefini %4,5–5 seviyesine düşürerek altyapı harcamalarını artıracağını duyurmuştur.
  • Petrol ve Enerji Şoku: Petrol fiyatlarında (Brent) yaşanan sert yükselişin kalıcı bir teknik taban oluşturduğu ve artışın devam edebileceği belirtilmektedir. Bu durumun küresel enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı kurması ve merkez bankalarının faiz indirim süreçlerini karmaşıklaştırması beklenmektedir. Enerji fiyatlarındaki bu artışa bağlı olarak ABD 10 yıllık tahvil getirileri de yükselişe geçmiştir. G7 ülkelerinin arz şokunu hafifletmek için stratejik rezervlerden petrol çıkarma teklifi gündemdedir.
  • Altın Piyasası Performansı: Altın fiyatları haftalık bazda %1,8 oranında değer kaybederek ons başına 5.128 dolar seviyesine gerilemiştir. Güçlü ABD doları, artan tahvil faizleri ve borsa yatırım fonlarından (ETF) çıkan paralar altını baskılarken; Orta Doğu'daki çatışmaların tırmanması ve ABD istihdam verilerindeki zayıflık güvenli liman talebiyle altına destek sağlamaktadır.
  • Teknik Görünüm: Altın piyasasında haftalık bazda negatif bir sinyal ("outside week") oluşmuş olup, bu durum piyasanın uzun süreli bir konsolidasyon veya düzeltme aşamasına girdiğine işaret etmektedir. Altın için 5.198 ve 5.419 dolar seviyeleri direnç; 4.997 ve 4.844 dolar seviyeleri ise kritik destek noktaları olarak görülmektedir.
  • Diğer Varlıklar: Küresel hisse senedi piyasaları (S&P 500, NASDAQ) geri çekilirken, ABD doları (DXY) keskin bir şekilde güçlenmiştir. Kripto para birimi Bitcoin ise haftalık bazda %3,35 değer kaybederek 65.527 dolar seviyelerine gerilemiştir.
Via 507
Salı, 10 Mart 2026 00:00

Standard Chartered Bank'ın 9 Mart 2026 tarihli "Petrol 100 Doların Üzerine Çıktı" başlıklı raporun önemli noktaları özetleyecek olursak,

  • Petrol Fiyatlarında Sert Yükseliş: ABD ham petrol fiyatları, Orta Doğu'daki gerilim ve bazı Körfez üreticilerinin depolama kapasitesinin dolması nedeniyle üretimi durdurmasıyla 100 dolar/varil seviyesini aşarak 2022'den beri en yüksek noktaya ulaşmıştır.
  • Hürmüz Boğazı Riski: Küresel petrol ve gaz sevkiyatının yaklaşık %20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar, enerji piyasaları için en büyük tehdidi oluşturmaktadır. Katar, dünyanın en büyük LNG tesisini kapatarak küresel arzın beşte birini devre dışı bırakmıştır.
  • Gelecek Öngörüsü (%70 Olasılık): Temel senaryo, çatışmanın birkaç hafta içinde de-eskale olacağı ve petrol fiyatlarının birkaç ay içinde 70-80 dolar bandına geri çekileceği yönündedir.
  • Ekonomik Tehditler: Çatışmanın uzaması durumunda stagflasyon (yüksek enflasyon ve düşük büyüme) riski artabilir. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelemesine, hatta ABD Merkez Bankası'nın (Fed) indirimlerinin gelecek yıla sarkmasına neden olabilir.
  • Yatırım Stratejileri: Mevcut belirsizlik ortamında ABD doları varlıkları, altın, ABD enerji sektörü hisseleri ve enflasyona endeksli tahviller (TIPS), risklere karşı önemli koruma araçları olarak öne çıkmaktadır.
 
Via 507
Cumartesi, 07 Mart 2026 00:00
27 Şubat 2026 tarihli İTO - Haftalık Ekonomi Bülteni'nde yer alan önemli gelişmelerin detaylı özetini sizler için hazırladık.
 
ABD’nin Yeni Tarife Politikası ve Küresel Ticarete Etkileri ABD Yüksek Mahkemesi, Donald Trump’ın stratejik sektörleri korumak amacıyla geniş kapsamlı uyguladığı ek gümrük vergilerini (IEEPA kapsamında) 20 Şubat’ta hukuka aykırı bularak iptal etmiştir. Bu karara karşılık Trump yönetimi, 1974 Ticaret Yasası'nın 122. maddesine dayanarak Kongre onayı olmaksızın 150 gün süreyle ithalata önce %10, ardından iki gün içinde %15’e çıkarılan sabit bir ek vergi getirmiştir. Bu geçiş, küresel ticarette "kazananlar ve kaybedenler" yaratmıştır; Çin (-7,1 puan), Brezilya ve Hindistan gibi daha önce yüksek vergi ödeyen ülkeler avantaj sağlarken, Birleşik Krallık (+2,1 puan), İtalya ve Singapur gibi düşük vergi avantajına sahip ülkeler daha yüksek bir yükle karşı karşıya kalmıştır. Türkiye’nin tarife oranı ise %19,83 ile aynı kalmıştır.
 
Türkiye’nin Dış Ticaret Görünümü (Ocak 2026) Ocak ayında Türkiye'nin ihracatı yıllık bazda %4,0 azalarak 20,3 milyar dolara gerilerken, ithalat %0,1 gibi sınırlı bir artışla 28,7 milyar dolar olmuştur. Bu durum, dış ticaret açığının %11,6 artarak 8,38 milyar dolara yükselmesine neden olmuştur. İhracatta en büyük payı Almanya alırken, ithalatta ilk sırada Çin yer almaktadır. Enerji ve altın hariç tutulduğunda dış ticaret hacmi %1,8 artmış olsa da ihracatın ithalatı karşılama oranı genel bazda %70,8’e gerilemiştir.
 
TCMB Hanehalkı Beklenti Anketi ve Tasarruf Eğilimleri Merkez Bankası, hanehalkı beklentilerini ölçmek için kapsamı genişletilmiş yeni bir anket yayımlamaya başlamıştır. Şubat 2026 sonuçlarına göre hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi %48,81 olarak gerçekleşmiştir. Hanehalkı, döviz kurundaki artışın (%19) ve konut fiyatlarındaki artışın (%35,4) enflasyonun altında kalacağını öngörerek Türk Lirası'nda ve konut fiyatlarında reel bir değerlenme/gerileme beklemektedir. Yatırım tercihlerinde ise geleneksel araçlar baskınlığını korumakta; katılımcıların %55,5’i altını, %30,0’u ise gayrimenkulü tercih etmektedir.
 
Ekonomik Güven ve Sektörel Ayrışmalar Ekonomik güven endeksi Şubat ayında %1,4 artarak 100,7 seviyesine yükselmiş ve iyimserlik eşiği olan 100'ün üzerine çıkmıştır. Sektörel bazda bir ayrışma dikkat çekmektedir; perakende ticaret sektörü güveni yükselirken, inşaat sektörü güven endeksi %2,1 azalarak 83,9’a gerilemiştir. Hizmet sektöründe ise gelecek döneme dair talep beklentisi olumlu olsa da geçmiş dönem iş durumu zayıf seyretmektedir.
 
Hizmet Üretici Fiyatları (H-ÜFE) Ocak 2026’da Hizmet Üretici Fiyat Endeksi aylık %7,74 artmış, yıllık artış hızı ise %34,07’ye gerileyerek dezenflasyon sürecine işaret etmiştir. Ancak hizmet enflasyonu, %27,17 olan Yİ-ÜFE’nin üzerinde kalmaya devam etmektedir. Gayrimenkul hizmetleri yıllık %41,94 artışla diğer hizmet sektörlerinden negatif ayrışmıştır.
 
İşgücü İstatistikleri ve Yapı İzinleri Ocak ayında işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,3 puan artarak %8,1 olmuştur. Genç nüfusta işsizlik %14,3 iken, geniş tanımlı işsizlik oranı (atıl işgücü) %29,9 seviyesine yükselmiştir. İnşaat tarafında ise 2025’in son çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısı yıllık %5,5 artmış, toplam daire sayısı 352 bine ulaşmıştır.
 
Via 507
S.No Dosya Adı İndir
1 ITO - HAFTALIK EKONOMİ BÜLTENİ İlgili Dosyayı İndir
Salı, 03 Mart 2026 00:00
World Gold Council tarafından hazırlanan "Neden 2026'da Altın?" raporuna göre, 2025 yılı ve 2026'nın başı, ABD gümrük tarifeleri ve küresel jeopolitik olayların yarattığı aksaklıklara rağmen varlık getirilerinin şaşırtıcı derecede güçlü olduğu bir dönem olmuştur. Bu süreçte piyasalar, dirençli ekonomi ve yapay zeka (AI) temalı yükselişle desteklenmiş olsa da, güncel durumda riskli varlıkların "huzursuz edici zirvelerde" bulunduğu vurgulanmaktadır. Hisse senedi değerlemelerinin dot-com seviyelerine yaklaştığı ve kredi piyasalarındaki spreadlerin daraldığı bu ortamda, piyasa katılımcılarının mevcut riskleri olduğundan azımsadığı belirtilmektedir.
 
Altın, politika belirsizliği ve ekonomik görünüm arasındaki kopukluk nedeniyle 1970'lerden bu yana en iyi yılını geride bırakmış ve 2026'nın başında da güçlü performansını sürdürmektedir. Önemli bir yükseliş yaşamasına rağmen altının stratejik olarak hâlâ portföylerde yeterince yer almadığı (under-owned) ifade edilmektedir. Özellikle ABD'de çekirdek enflasyonun %3 civarında yapışkan kalması ve ekonominin potansiyelinin üzerinde büyümesi, tahvil piyasaları için risk oluştururken altının enflasyondan korunma aracı olarak cazibesini artırmaktadır.
 
Hisse senedi piyasalarında ise yükselen marjin borçları, finansal spekülasyonun arttığına ve piyasa istikrarına yönelik risklerin büyüdüğüne dair bir uyarı niteliğindedir. Tarihsel olarak marjin borçlarındaki bu tür aşırı artışlar, ayı piyasalarından önce gözlemlenmiştir. Hisse senedi ve tahvil korelasyonunun yükselmesi, tahvillerin geleneksel çeşitlendirme rolünü zayıflatırken; altının sistemik risk dönemlerinde portföy kayıplarını azaltma ve pozitif getiri sağlama yeteneği, onu 2026 yılı için kritik bir güvenli liman haline getirmektedir.

Via 507
Salı, 03 Mart 2026 00:00
Almanya, 84 milyona yaklaşan nüfusu ve yüksek alım gücüyle hem Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı hem de AB’nin en büyük pazarı konumundadır. ABD ve Japonya’nın ardından dünyanın en gelişmiş sanayi ekonomilerinden biri olan ülkede imalat sanayi (özellikle makine, otomotiv ve kimya) ekonomik yapının temelini oluşturmakta, telekomünikasyon sektörü de son yıllarda öne çıkmaktadır.
 
Ruhr bölgesindeki çelik sanayinin küçülmesine ve tarımın GSYİH içindeki payının %1 seviyesine gerilemesine karşın, hizmetler sektörü giderek daha belirleyici hale gelmiştir. Almanya ayrıca yenilenebilir enerji alanında AB lideri olup, gelişmiş ekonomiler arasında bu alanda dönüşümü en ileri taşıyan ülkelerden biridir.
 
Via 507
S.No Dosya Adı İndir
1 turkiye-ihracatcilar-meclisi-almanya-bilgi-notu-2026 İlgili Dosyayı İndir
Salı, 03 Mart 2026 00:00
McKinsey tarafından yayımlanan Ocak 2026 tarihli "Battery 2035" raporuna göre, küresel lityum-iyon (Li-ion) batarya endüstrisi yeni bir kırılma noktasındadır ve 2024'te 1,0 terawatt-saat (TWh) olan talep, 2025'te yaklaşık 1,6 TWh seviyesine ulaşmıştır. Sektörde yaşanan ciddi arz fazlası nedeniyle batarya paket fiyatları 2025'te kilowatt-saat (kWh) başına 108 dolar ile rekor düşük seviyeye gerilemiştir. Küresel batarya pazarının 2030'da 4,2 TWh, 2035'te ise 6,8 TWh büyüklüğe ulaşması beklenirken, bu talebin %85'inden fazlasını elektrikli araçlar ve enerji depolama sistemleri (BESS) oluşturacaktır.
 
Teknoloji tarafında, lityum demir fosfat (LFP) bataryalar düşük maliyetleri ve termal kararlılıkları sayesinde kütle pazarına ve enerji depolama sistemlerine hakim olmaya devam edecek; pazar payının 2035 yılına kadar Avrupa'da %52'ye, Kuzey Amerika'da ise %49'a çıkması öngörülmektedir. Nikel manganez kobalt (NMC) bataryalar ise yüksek performanslı ve uzun menzilli premium araçlar için liderliğini koruyacaktır. Katı hal bataryaların (solid-state) 2030'dan önce ticari ölçekte seri üretilmesi beklenmezken, sodyum-iyon bataryalar lityum bazlı teknolojilere alternatif olarak öne çıkmaktadır.
 
Endüstrinin geleceğinde maliyet verimliliği ve operasyonel mükemmellik hayatta kalmanın temel şartı haline gelmiştir. Üreticilerin hayatta kalabilmesi için %95'in üzerinde verimlilik (yield) ve %85 OEE (toplam ekipman etkinliği) hedeflerine ulaşmaları, kuru elektrot kaplama ve yüksek hızlı dizim gibi süreç inovasyonlarını hayata geçirmeleri gerekmektedir. Özellikle kuru elektrot kaplama teknolojisinin Avrupa'daki üretim maliyetlerinde kWh başına 2 ila 3 euro tasarruf sağlayabileceği tahmin edilmektedir.
 
ABD ve Avrupa, batarya tedarik zincirinde Asya'ya (özellikle Çin'e) olan bağımlılığı azaltmak için yerelleşme stratejilerine hız vermektedir. ABD'de Enflasyonu Düşürme Yasası (IRA) kapsamındaki vergi kredileri üretim maliyetlerini %30 ila %50 oranında düşürerek yerel üreticilerin rekabet gücünü artırmaktadır. Avrupa'da ise Kritik Hammaddeler Yasası (CRMA) çerçevesinde 2035 yılına kadar tam değer zinciri oluşturmak için 200 ila 300 milyar euro yatırım yapılması gerektiği hesaplanmaktadır.
 
Son olarak, Batarya Enerji Depolama Sistemleri (BESS), dünyanın en hızlı büyüyen temiz enerji teknolojisi olarak öne çıkmakta ve toplam kurulu kapasitesinin 2030 yılına kadar 500 ila 700 GWh arasına ulaşması beklenmektedir. Gelecek 24 ay içinde sektör liderlerinin maliyet liderliğini güvence altına almaları, hızlı sanayileşmeye odaklanmaları, politika desteklerini maksimize etmeleri ve enerji depolama sistemlerinin yaygınlaşmasına öncelik vermeleri kritik önem taşımaktadır.

Via 507
Perşembe, 26 Şubat 2026 00:00
İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan "Küresel Beyaz Eşya ve Ev Aletleri Sektörü" raporuna göre, Türkiye bu alanda Avrupa’nın bir numaralı üretim üssü ve Çin’den sonra dünyanın ikinci büyük ihracatçısı konumundadır. 2024 yılı itibarıyla Türkiye, 31,8 milyon adetlik üretim kapasitesi ve 22,4 milyon adetlik ihracat hacmine ulaşmış olsa da, son üç yıldır küresel talep daralması ve maliyet artışları nedeniyle ihracatta ve üretimde gerileme yaşanmaktadır. Sektörün maliyet yapısı incelendiğinde, hammadde giderlerinin toplam maliyetin yaklaşık %70’ini oluşturduğu, son yıllarda artan işçilik ve enerji maliyetlerinin ise Türkiye’nin geleneksel maliyet avantajını Polonya ve Çekya gibi rakiplerine karşı zayıflattığı görülmektedir. Özellikle çelik ve plastik fiyatlarındaki dalgalanmalar ile kalıp üretiminde Çin’e olan bağımlılık, sektörün en önemli yapısal kırılganlıkları arasında yer almaktadır.
 
Sektörün geleceği, geleneksel "akıllı cihaz" kavramından "Yapay Zeka (AI) destekli cihazlara" geçiş ile şekillenmektedir. Tüketicilerin artık sadece dayanıklılık değil, enerji yönetimi, sağlık takibi ve IoT entegrasyonu gibi özellikler talep etmesi, üreticileri ürün odaklılıktan "hizmet odaklı" iş modellerine (abonelik, kiralama vb.) yönlendirmektedir. Türkiye’nin en büyük kozu olan Avrupa pazarına lojistik yakınlık avantajı, AB’nin Yeşil Mutabakat (SKDM) kapsamında getirdiği karbon vergisi düzenlemeleri ve siber güvenlik mevzuatları (CRA) ile yeni bir sınav vermektedir. Karbon ayak izini azaltamayan ve dijital standartlara uyum sağlayamayan üreticilerin orta vadede pazar kaybı riskiyle karşı karşıya kalacağı vurgulanmaktadır.
 
Raporda, Türkiye’nin beyaz eşya sektöründe fason üretimden (OEM) küresel markalaşmaya (OBM) geçtiği ve Arçelik gibi devlerin Whirlpool’un EMEA operasyonlarını satın almasıyla Avrupa’da lider konuma yükseldiği belirtilmektedir. Ancak Polonya’nın AB destekleri ve lojistik entegrasyonuyla Türkiye’nin pazar payını tehdit etmesi, sektörün "stratejik sektör" olarak ilan edilmesini ve teşvik sisteminin yapay zeka, yeşil enerji ve kritik bileşen yerlileştirmesi odaklı yeniden tasarlanmasını zorunlu kılmaktadır. Raporun sonuç kısmında sunulan 2030 vizyonuna göre; Türkiye’nin küresel ihracat payını %10 seviyesine çıkarması için Ar-Ge/ciro oranını %3’ün üzerine taşıması, çip ve motor gibi kritik parçalarda dışa bağımlılığı azaltması ve e-ticaret lojistiğinde bölgesel bir merkez haline gelmesi önerilmektedir.

Via 507
S.No Dosya Adı İndir
1 iso-sektor-beyaz-esya-raporu İlgili Dosyayı İndir
Çarşamba, 25 Şubat 2026 00:00
THBB: İnşaat Sektörü Ocak 2026 Değerlendirme Raporu
 
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) tarafından hazırlanan Ocak 2026 tarihli İnşaat Sektörü Aylık Değerlendirme Raporu'na göre, Türkiye'de inşaat sektörü ve bağlantılı sanayi kolları 2025 yılının son çeyreğinde güçlü bir büyüme sergilemiştir.
 
Üretim ve İmalat Endeksleri 2025 yılı Kasım ayı verilerine göre, hazır beton imalat endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %21,6, çimento imalat endeksi ise %26 oranında artış göstermiştir. Aynı dönemde toplam inşaat üretim endeksindeki yıllık artış %22,3 olarak kaydedilirken, inşaat ciro endeksi %47,1 gibi yüksek bir oranda yükselmiştir. Bu üretim artışları, toplam sanayi (+%2,4) ve imalat sanayi (+%2,7) endekslerindeki genel yükselişin oldukça üzerindedir.
 
Ekonomik Büyüme ve GSYİH Payı İnşaat sektörü, 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla üst üste 12 çeyrektir büyümesini sürdürmektedir. Sektör, son 10 çeyrektir Türkiye'nin genel GSYİH büyümesinden daha fazla büyüme kaydetmiş ve 2025'in 3. çeyreğinde %13,9 ile son 8 yılın en yüksek çeyreklik büyüme oranına ulaşmıştır. Sektörün GSYİH içindeki payı ise bu dönemde %6 olarak gerçekleşmiştir.
 
Maliyetler ve Sektörel Eğilimler İnşaat maliyet endeksi Kasım ayında yıllık bazda %26 artarken, malzeme kaynaklı maliyetlerdeki artış %23 seviyesindedir. Aralık 2025 itibarıyla inşaat güven endeksinde aylık %0,5'lik sınırlı bir düşüş görülse de, inşaat faaliyetleri (%1,8) ve yeni alınan işler (%1,9) endekslerinde artış devam etmiştir. Ayrıca 2025'in 3. çeyreğinde yapı ruhsatlarının yüzölçümü bazında yıllık %42,6 artması, önümüzdeki dönem için inşaat iştahının sürdüğüne işaret etmektedir.
 
Konut Satışları ve Fiyatlar 2025 yılı Aralık ayında toplam konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre %19,8 artarak 254.777 adede ulaşmıştır. Özellikle ilk el konut satışları 2025 yılında 540.786 adetle son 7 yılın zirvesini görmüştür. Konut fiyat endeksi Aralık ayında nominal olarak %29 artış gösterse de, enflasyondan arındırıldığında reel olarak %1,4 oranında azalmıştır. 2025 yılı için Türkiye genelinde yıllık ortalama konut birim fiyatı 41.348 TL olarak hesaplanmıştır.
 
Finansman ve Diğer Veriler Konut kredi faizleri Aralık 2025'te %37,3'e gerileyerek son iki yılın en düşük seviyesine inmiş, bu durum konut kredi hacminin 658,8 milyar TL'ye yükselmesini desteklemiştir. Yabancılara yapılan konut satışları ise 2025 genelinde %9,4 azalarak 21.534 adede gerilemiş ve toplam satışlar içindeki payı %1,3'e düşmüştür. Bölgesel bazda, Aralık ayında ilk el konut satışlarında en yüksek artış %57,6 ile Doğu Anadolu Bölgesi'nde gerçekleşmiştir.

Via 507
S.No Dosya Adı İndir
1 131 thbb-İnşaat-sektörü-aylık-değerlendirme-raporu-ocak-2026 İlgili Dosyayı İndir
Salı, 24 Şubat 2026 00:00
Web Tüketici Fiyat Endeksi Şubat ayında %3,19 artarken yıllık artış %32,93 oldu. B endeksi aylık %2,00’a, C endeksi ise %1,48’e gerileyerek enflasyonda çekirdek göstergelerde yavaşlamaya işaret etti.
 
Aylık gıda enflasyonu %6,94 ile endeks tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı; yıllık artış %37,84 oldu. Artışta özellikle sebze fiyatları belirleyici oldu. Şubat ayında taze sebzeler %33,06 artarken yılın ilk iki ayında sebzelerdeki artış %83,7’ye, yıllık artış %69,92’ye çıktı. Salatalık, biber çeşitleri ve patlıcan gibi ürünlerde çok yüksek oranlı artışlar görüldü. Süt ve süt ürünlerinde de çift haneli fiyat artışları dikkat çekti. Buna karşılık bazı ürünlerde (şeker, makarna, yumurta vb.) düşüş yaşandı.
 
Enerji grubunda elektrik fiyatları sübvansiyon düzenlemesinin etkisiyle ortalama %6,5 arttı. Tüp gaz ve akaryakıt fiyatlarında da yükseliş görüldü.
 
Temel mal grubu enflasyonu giyim fiyatlarındaki mevsimsel düşüş nedeniyle aylık %-0,25 gerçekleşti ve yıllık artış %19,66’ya geriledi. Dayanıklı mallarda ise otomobil ve mobilya fiyatları öncülüğünde aylık %2,56 artış kaydedildi.
Alkollü içecekler grubunda ÖTV artışının etkisiyle sigara fiyatları yükselirken, Şubat ayında sigara endeksi %2,87 arttı.
S.No Dosya Adı İndir
1 web-tufe-subat-2026-bulteni İlgili Dosyayı İndir
Cumartesi, 21 Şubat 2026 00:00
CreditSights tarafından yayımlanan "Veri Merkezleri: Aşırı Kapasiteyi Nasıl Takip Ediyoruz?" raporu, ABD'deki veri merkezi kapasitesinin on yılın sonuna kadar ihtiyaç duyulandan çok daha fazla inşa edileceği (overbuild) tezine odaklanmaktadır.
 
Raporun öne çıkan önemli noktaları şunlardır:
• Aşırı Kapasite Tezi: Rapora göre, üçüncü taraf kuruluşların yapay zekâ ve veri merkezi talebi tahminleri ile elektrik dağıtım şirketlerine (utilities) yapılan şebeke bağlantı talepleri arasında ciddi bir uçurum bulunmaktadır. Bu durum, 2030 yılına kadar anlamlı bir arz fazlası oluşacağına dair güçlü bir gösterge olarak sunulmaktadır.
 
• Basit Matematik: 2030 yılı için konsensüs veri merkezi işlem gücü talebi 94 GW olarak öngörülürken, elektrik şirketlerinin şimdiden “kesinleşmiş/taahhüt edilmiş” (firm/committed) olarak takip ettiği arz miktarı (PUE düzeltmesi yapılmış haliyle) 112 GW seviyesindedir. Bu da mevcut planların 2030 tahminlerinin %189’unu, 2035 tahminlerinin ise %108’ini şimdiden karşıladığı anlamına gelmektedir.
 
• Enerji Kaynağı Olarak Doğal Gaz: Yeni nükleer enerji projelerinin uzun yıllar gerektirmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kapasite faktörlerinin görece düşük olması nedeniyle, bu veri merkezleri için ana yakıt kaynağının doğal gaz olacağı belirtilmektedir. Ancak doğal gaz vadeli işlem piyasalarının bu talep artışını henüz fiyatlamadığı vurgulanmaktadır.
 
• Öne Çıkan Elektrik Şirketleri: Veri merkezi bağlantı taleplerinde (imzalanmış ve potansiyel toplamda) en yüksek iş yüküne sahip şirketler; Teksas’ta Oncor (SRE), birden fazla eyalette faaliyet gösteren AEP, Southern Company (Georgia Power ağırlıklı), Exelon ve Dominion (Virginia ağırlıklı) olarak listelenmiştir.
 
• Belirsizlikler (Brüt ve Net Ayrımı): Veri merkezi arzındaki en büyük belirsizliklerden biri, yeni taleplerin ne kadarının gerçekten “yeni kapasite” olduğu, ne kadarının ise ömrünü tamamlamış eski veri merkezlerinin veya çiplerin yerini aldığıdır (replacing). Mark Zuckerberg’in META için “onlarca gigavatlık” kapasite planı, bu brüt-net ayrımının (gross vs. net) önemini ortaya koymaktadır.
 
• PUE Düzeltmesi: Raporda, elektrik şirketlerinin paylaştığı “tesis gücü” rakamları, veri merkezlerinin verimliliğini ölçen PUE (Power Usage Effectiveness) katsayısı (ortalama 1,3x kabul edilerek) ile aşağı yönlü düzeltilmekte ve gerçek işlem gücü (net IT load) ile karşılaştırılabilir hâle getirilmektedir.
 
Özetle CreditSights, veri merkezi kapasitesindeki artışın piyasanın genel beklentilerinin aksine kontrollü bir büyümeden ziyade aşırı ve potansiyel olarak sürdürülemez bir genişlemeye işaret ettiği konusunda yatırımcıları uyarmaktadır.

Via 507
Cuma, 20 Şubat 2026 00:00
BBVA Research tarafından hazırlanan Şubat 2026 tarihli rapora göre, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve geleceğine dair öne çıkan önemli noktalar şunlardır:
 
Büyüme Tahminleri: 2025 yılı için GSYH büyüme tahmini %3,5 olarak belirlenmişken (önceki tahmin %3,7), 2026 yılı için %4 büyüme tahmini korunmaktadır. Mevcut finansal koşullar, 2026 büyümesi üzerindeki risklerin yukarı yönlü olduğunu göstermektedir.
 
Sektörel Performans: 2025'in son çeyreğinde (4Ç25) sanayi ve hizmet sektörlerinde zayıf bir görünüm izlenmiş, inşaat sektörü ivme kaybetmiştir. Ancak 2026'nın ilk çeyreği (1Ç26) için öncü göstergeler, özellikle hizmet ve inşaat sektörlerinde toparlanmaya işaret etmektedir.
 
İç ve Dış Talep Dengesi: İç talep, yatırım harcamaları ve dirençli özel tüketim sayesinde 4Ç25'te güçlü kalmaya devam etmiştir. Buna karşılık, dış talep zayıf seyretmiş ve büyümeye negatif katkı sağlamıştır. 1Ç26'da iç talebin, özellikle yatırım harcamalarındaki azalma nedeniyle bir miktar dengelenmesi beklenmektedir.
 
İşgücü Piyasası: Manşet işsizlik oranı Aralık 2025'te %7,7 ile rekor düşük seviyeye gerilemiştir. Ancak istihdam büyümesi %0,4 ile zayıf kalmış, bu da ekonomik aktivitedeki durgunluğu teyit etmiştir.
 
Dezenflasyon ve Riskler: Katı iç talep ve çıpalanmamış enflasyon beklentileri, dezenflasyon süreci açısından risk oluşturmaya devam etmektedir. Ayrıca tarım sektörünün büyümeye negatif katkı yapması, enflasyon görünümü açısından ek bir risk faktörü olarak değerlendirilmektedir.
 
Makro ihtiyati tedbirler: Kredi kartları ve kredili mevduat hesaplarına (KMH) yönelik getirilen kısıtlayıcı önlemlerin talep üzerindeki baskılayıcı etkisi, enflasyonla mücadele kapsamında yakından takip edilmektedir.
 
Küresel etkiler: Jeopolitik gerginlikler ve gümrük tarifelerine ilişkin belirsizlikler aşağı yönlü risk oluştururken; yapay zekâ yatırımları ve bazı ülkelerdeki genişlemeci politikalar küresel aktiviteyi destekleyebilir.
 
Via 507
 
Perşembe, 19 Şubat 2026 00:00
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından sahibinden.com verileri kullanılarak hazırlanan Şubat 2026 tarihli “Otomobil Piyasası Görünümü” raporuna göre, ortalama satılık otomobilin cari fiyatı yıllık %22,9 artışla 1 milyon 149 bin TL’ye yükselmiştir. Buna karşılık enflasyondan arındırılmış reel fiyatlar yıllık bazda %5,9, aylık bazda ise %1,1 oranında gerilemiştir.
 
Otomobil talep endeksi bir önceki aya göre %4,5 düşerken, satılık ilan sayısı %7,6, satılan otomobil sayısı ise %18,2 azalmıştır. Satılan otomobil sayısının ilan sayısına oranı 2,9 puan gerileyerek %22,3’e düşmüş, bu durum piyasadaki canlılığın zayıfladığına işaret etmiştir. Ayrıca satılık otomobillerin ortalama ilanda kalma süresi 1,3 gün artarak 22,9 güne çıkmış ve satış hızında yavaşlama görülmüştür.
Araç sınıflarına göre en yüksek yıllık fiyat artışı %27,1 ile C sınıfında, en düşük artış ise %24,1 ile E sınıfında gerçekleşmiştir. Yakıt türüne göre benzinli araçlarda fiyat artışı %20,5 ile en yüksek seviyede olurken, elektrikli araçlarda artış %5,6 ile sınırlı kalmıştır. Model yılına göre ise en yüksek artış eski araç grubunda 2014-2018 modellerde %17,1, yeni araç grubunda ise 2020 modellerde %15,9 olarak kaydedilmiştir.
 
Genel olarak, otomobil piyasasında reel fiyatlardaki düşüş eğilimi devam ederken arz ve talep tarafında yavaşlama ve satış sürelerinde uzama dikkat çekmektedir.

Via 507
 
S.No Dosya Adı İndir
1 111 sahibinden oto raporu İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 19 Şubat 2026 00:00
KPMG tarafından yayımlanan "2025 Endüstriyel İmalat ve Otomotiv CEO Bakış Açısı" raporu, 11 ana pazarda 1.350 CEO ile yapılan anket sonuçlarına dayanarak sektörlerin geleceğini şekillendiren temel trendleri analiz etmektedir.
Raporda öne çıkan önemli başlıklar şunlardır:
 
1. Ekonomik Görünüm ve CEO Güveni
İyimserlik Paradoksu: Otomotiv CEO'larının %87'si, imalat sektörü CEO'larının ise %81'i kendi sektörlerinin büyüme potansiyeline güvenmektedir. Ancak, kendi şirketlerinin büyüme kabiliyetine olan güven otomotivde %75, imalatta %77 ile daha sınırlıdır. Bu durum, CEO'ların sektörel gidişata inandığını ancak dönüşümü uygulama hızı ve ölçeği konusunda temkinli olduğunu göstermektedir.
CEO Rolünün Evrimi: Katılımcıların büyük bir kısmı (otomotivde %71, imalatta %48), rollerinin son 5 yılda önemli ölçüde karmaşıklaştığını belirtmektedir. Günümüzde bir CEO'dan beklenen sadece operasyonel yönetim değil; stratejik öngörü, çeviklik ve dayanıklılık inşa etmektir.
 
2. Teknoloji ve Yapay Zeka (AI)
Yatırım Önceliği: Üretken Yapay Zeka (Gen AI) en büyük yatırım önceliğidir. CEO'ların %70'i önümüzdeki yıl bütçelerinin %10 ila %20'sini AI çalışmalarına ayırmayı planlamaktadır.
Beklenen Faydalar: AI'dan en büyük beklenti verimlilik ve üretkenlik artışı (%22) ile veri analizine dayalı karar verme süreçlerinin iyileştirilmesidir (%21).
Yetenek Açığı: AI ve dijital yetenekleri çekmek en büyük zorluklardan biridir. İmalat CEO'larının %33'ü mevcut beceriler ile ihtiyaç duyulan yetkinlikler arasındaki boşluğu en büyük engel olarak görmektedir.
 
3. Tedarik Zinciri ve Jeopolitik Riskler
Dayanıklılık Arayışı: Tedarik zinciri dayanıklılığı, her iki sektör için de en yüksek operasyonel önceliktir (İmalatta %63, otomotivde %47).
Yeniden Yapılanma: Şirketlerin %68'i; "near-shoring" (yakın ülkeden tedarik), "friend-shoring" (müttefik ülkeden tedarik) ve "local-for-local" (yerel üretim) gibi stratejilerle tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmaktadır. Ayrıca, riskleri azaltmak için "Çin + 1" veya "Çin + 2" stratejileri benimsenmektedir.
 
4. Sürdürülebilirlik ve ESG
Stratejik Değer: Sürdürülebilirlik, artık bir zorunluluktan ziyade stratejik bir değer yaratma aracı olarak görülmektedir. İmalat sektörü CEO'larının %74'ü, sürdürülebilirliğin iş modellerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etmektedir.
AI Desteği: CEO'ların büyük çoğunluğu AI'nın emisyonları azaltmada, enerji verimliliğini artırmada ve iklim risklerini modellemede kritik rol oynayacağını düşünmektedir.
 
5. Satın Alma ve Birleşmeler (M&A)
İnorganik Büyüme: Şirketler savunma, enerji ve dijital yetenekler gibi hızlı büyüyen alanlara girmek için satın alma fırsatlarını kollamaktadır. İmalat CEO'larının %49'u önümüzdeki 3 yıl içinde yüksek etkili birleşme ve satın alma aktiviteleri beklemektedir

Via 507
Çarşamba, 18 Şubat 2026 00:00
Beş Finansal Çağ: Finansal Piyasalar Dünyayı Nasıl Dönüştürdü (Monograph)
 
Bryan Taylor tarafından hazırlanan bu çalışma, finansal piyasaların son 900 yıllık gelişimini beş ana dönem ve 20 alt periyot çerçevesinde incelemektedir. Çalışmanın temel tezi, piyasa getirilerinin Ticaret (Trade), Savaş (War), Enflasyon (Inflation) ve Hükümet (Government) unsurlarından oluşan “TWIG” teorisiyle açıklanabileceğidir. Buna göre serbest ticaretin hakim olduğu, savaşların yaşanmadığı, enflasyonun düşük seyrettiği ve devlet müdahalesinin sınırlı kaldığı dönemlerde yatırım getirileri en yüksek seviyelere ulaşmaktadır.
 
Tarihsel süreçte dört büyük finansal devrim öne çıkmaktadır. İlki 1171’de Venedik’te devlet borçlanma sisteminin kurulmasıyla başlamış, ikincisi 1600’lü yıllarda küresel ticaret şirketlerinin ortaya çıkışıyla şekillenmiş, üçüncüsü 1815 sonrası dönemde borsaların küresel ölçekte yaygınlaşmasıyla gerçekleşmiş, son devrim ise 1980’lerde özelleştirme politikaları ve küreselleşme süreciyle yaşanmıştır.
 
Çalışmada finansal tarih beş ana döneme ayrılmaktadır: 1100–1600 arasındaki Finansal Rönesans döneminde emtia ve tahviller ön plandayken; 1600–1789 arasındaki Merkantilizm döneminde hisse senetleri Avrupa’da işlem görmeye başlamıştır. 1789–1914 arasındaki Serbest Ticaret döneminde borsalar küresel ölçekte yaygınlaşmış, 1914–1981 arasındaki Dünya Savaşları ve Soğuk Savaş döneminde ise yoğun devlet müdahalesi ve düzenlemeler öne çıkmıştır. 1981–2026 arasındaki Küreselleşme döneminde elektronik ticaretin yükselişi ve finansal entegrasyon belirleyici olmuştur.
 
Analiz, 2019 sonrası süreci “Teknoloji Savaşları” olarak tanımlamakta; bu dönemin yapay zeka, ticaret kısıtlamaları ve biyoteknoloji alanlarındaki uluslararası rekabetle şekillendiğini belirtmektedir. Yatırımcılar açısından çıkarılan temel sonuçlardan biri, sabit bir hisse senedi risk primi bulunmadığı ve getirilerin yaklaşık 30 yıllık döngüler halinde hareket ettiğidir. Ayrıca, hisse senedi piyasalarının toplam değerinin devlet borcundan yüksek olduğu ülkelerin daha iyi performans gösterme eğiliminde olduğu vurgulanmaktadır. Son olarak, son 130 yılda faiz oranlarının uzun süreli yükseliş ve düşüş trendleri oluşturduğu iki büyük “faiz piramidi” döngüsü yaşandığı ifade edilmektedir.

Via 507
Pazartesi, 16 Şubat 2026 00:00
Danske Bank'ın 13 Şubat 2026 tarihli "Küresel Enflasyon İzleme" raporuna göre, Ocak ayı enflasyon verileri genel olarak beklentilerle uyumlu gerçekleşmiştir. Küresel düzeyde hizmet enflasyonu yapışkanlığını korurken, mal enflasyonu gümrük tarifelerine rağmen sınırlı kalmıştır. Emtia tarafında ise hem enerji hem de metal fiyatlarında artış gözlenmektedir. Uzun vadeli enflasyon beklentileri %2 hedefiyle uyumlu seyretmeye devam etmektedir.
 
Amerika Birleşik Devletleri'nde Ocak ayı manşet enflasyonu yıllık %2,4'e, çekirdek enflasyon ise %2,5'e gerileyerek beklentileri karşılamıştır. Doğalgaz fiyatlarındaki yükselişe rağmen benzin fiyatlarının düşük kalması manşet veriyi aşağı çekerken, konut fiyatları dezenflasyonun ana itici gücü olmayı sürdürmüştür. Çekirdek enflasyonun aylık hızı ise %0,30 ile hafif bir ivme kazanmıştır.
Euro Bölgesi'nde manşet enflasyon, enerji fiyatlarındaki baz etkisinin de yardımıyla Ocak ayında %1,7'ye düşmüştür. Hizmet enflasyonu aylık bazda %0,1 ile beklentilerin altında kalarak Avrupa Merkez Bankası için güvercin bir sinyal üretmiştir. Bölgedeki enflasyon verisi bazı ülkelere özgü politika önlemlerinden etkilenmiş olsa da genel olarak hizmetler kaynaklı zayıf bir seyir izlemektedir.
 
Çin'de enflasyon oranı, Çin Yeni Yılı takvimindeki kaymaların etkisiyle %0,2'ye gerilemiştir. Ancak üretici fiyatlarındaki (PPI) deflasyonun sona erme işaretleri vermesiyle, Çin'in küresel ekonomi üzerindeki deflasyonist baskısı azalmaktadır. Genel olarak küresel enflasyon sürücülerine bakıldığında; metal fiyatları yükseliş eğilimindeyken, ücret baskılarında bir azalma ve nakliye maliyetlerinde istikrarlı bir seyir gözlenmektedir

Via: 507
Cuma, 13 Şubat 2026 00:00
DHL tarafından 24 ülkede 24 bin online alışverişçiyle yapılan “2025 E-Ticaret Trendleri Raporu”, dijital alışveriş dünyasındaki dönüşümü ve tüketici beklentilerini ortaya koyuyor. Rapora göre ücretsiz teslimat (%72) ve ücretsiz iade (%53) tüketiciler için en önemli kriterler arasında yer alırken, teslimatın yavaş olması sepet terk etmenin başlıca nedeni olarak öne çıkıyor. Tüketicilerin %71’i teslimat ve iade sağlayıcısına güvenmedikleri bir perakendeciden alışveriş yapmayacağını belirtiyor. Özellikle Avrupa’da paket dolapları ve toplama noktaları gibi ev dışı teslimat yöntemleri hızla yaygınlaşırken, küresel iadelerin %66’sı bu kanallar üzerinden gerçekleştiriliyor.
 
Sosyal ticaret tarafında alışverişçilerin %70’i sosyal medya üzerinden satın alma yapmış durumda ve sosyal medyanın önümüzdeki beş yıl içinde temel alışveriş kanallarından biri haline gelmesi bekleniyor. Gen Z daha çok Instagram ve TikTok’u tercih ederken, Millennials kuşağı Facebook ve YouTube’a yöneliyor. Sürdürülebilirlik de önemli bir kriter; tüketicilerin %70’i bu konuyu önemsiyor, her üç kişiden biri sürdürülebilirlik kaygısıyla sepetini terk ediyor. Online ortamda yenilenmiş veya ikinci el ürün satın alanların oranı %52 olurken, %58’i geri dönüşüm ve geri alım programlarına katılmaya istekli.
 
Yapay zekâ tarafında ise tüketicilerin %70’i perakendecilerden AI destekli özellikler bekliyor. En çok talep edilen uygulamalar arasında sanal deneme (%77), yapay zekâ destekli alışveriş asistanları (%76) ve sesli ürün arama (%72) bulunuyor. Türkiye özelinde Trendyol %88 kullanım oranıyla lider konumda; onu Hepsiburada (%80) ve Amazon (%66) izliyor. Türkiye’de ücretli iadelere yönelik rahatsızlık yüksek seviyedeyken (%50), kredi/banka kartı (%88) en yaygın ödeme yöntemi olmayı sürdürüyor; kapıda ödeme ise %54 ile hâlâ güçlü bir alternatif. Tüketicilerin %67’si haftada en az 2-3 kez ürünlere göz atsa da yalnızca %30’u bu sıklıkta satın alma gerçekleştiriyor. Genel olarak 2025’te e-ticarette başarı; esnek teslimat, güçlü sosyal ticaret stratejisi, sürdürülebilirlik ve yapay zekâ destekli kişiselleştirme ile şekilleniyor.
 
Via: 507
 
Cuma, 13 Şubat 2026 00:00
IMF tarafından Aralık 2025’te yayımlanan “Gelişmekte Olan Piyasa Direnci: İyi Şans mı yoksa İyi Politikalar mı?” başlıklı çalışma raporu, gelişmekte olan piyasaların son yıllardaki küresel riskten kaçış dönemlerine karşı artan direnç gösterdiğini ortaya koymaktadır. Rapora göre, bu direncin asıl nedeni iyi politikalar olup, özellikle para politikası kredibilitesi, enflasyon hedeflemesi ve sıkı makro ihtiyati düzenlemeler önemli rol oynamıştır. Politika çerçevesi güçlü ülkelerde şok dönemlerinde büyümeye ve enflasyonu kontrol altında tutmaya katkı sağlarken, Türkiye gibi bazı ülkeler aşırı değerler ve dramatik politika değişimleri nedeniyle analizlerin dışında tutulmuştur. Türkiye özelinde, döviz müdahaleleri yalnızca geçici rahatlama sağlamakta, yapısal reformlar ve merkez bankası bağımsızlığı ise uzun vadeli istikrar için kritik görülmektedir. Rapor, politika kredibilitesi güçlü ülkelerin şokları daha iyi yönettiğini, Türkiye’nin ise son dönemdeki politika patikasının gelişmekte olan piyasa direnç analizlerini bozacak ölçüde sıra dışı olduğunu vurgulamaktadır.

Via: 507
Perşembe, 12 Şubat 2026 00:00
World Gold Council’in “2026 Stratejik Bir Varlık Olarak Altın” raporuna göre altın, 1971’den bu yana dolar bazında yıllık ortalama %9 getiri sağlayarak uzun vadede hisse senetlerine benzer performans göstermiş, tahvil ve birçok emtiayı geride bırakmıştır. Ekonomik genişleme ve kriz dönemlerinde farklı talep kanalları sayesinde dirençli bir görünüm sunmaktadır.
 
Altın, özellikle piyasa düşüşlerinde hisse senetleriyle negatif korelasyon göstererek portföy kayıplarını sınırlayan etkili bir çeşitlendirme aracıdır. 2022 ve 2025’teki geri çekilmelerde pozitif performans sergilemiştir. Günlük yaklaşık 361 milyar dolarlık işlem hacmiyle derin ve likit bir piyasaya sahip olması, stres dönemlerinde nakde erişim avantajı sağlar. Uzun vadede enflasyonun üzerinde getiri üreterek satın alma gücünü koruma özelliği taşır.
 
Analizler, portföylere %2,5–%10 aralığında altın eklenmesinin riske göre düzeltilmiş getirileri artırdığını ve maksimum kayıpları azalttığını göstermektedir. ESG perspektifinden bakıldığında altın, portföylerin karbon yoğunluğunu düşürme potansiyeline de sahiptir. Nakit akışı üretmemesi ve fiyat oynaklığı temel riskler arasında yer alsa da, altın genel olarak modern portföylerde hem korunma aracı hem de stratejik varlık olarak önemli bir rol üstlenmektedir.

Via: 507
 
Çarşamba, 11 Şubat 2026 00:00
TÜSİAD tarafından hazırlanan “Türkiye Ekonomisi 2026” raporu, küresel ve yerel dinamikleri analiz ederek 2026 yılına ilişkin makroekonomik öngörüleri ortaya koymaktadır. Raporda özetle, 2026 yılında da yapay zekânın makroekonomi ve finansal piyasalar üzerinde belirleyici tema olmaya devam edeceği, bu teknolojinin maliyetleri düşüren ve verimliliği artıran bir dönüşüm niteliği taşıdığı vurgulanmaktadır. Küresel ekonomide yıllık reel yüzde 3 büyüme beklenirken, ABD-Çin-Avrupa hattındaki ticaret gerilimleri ve gümrük tarifeleri temel risk unsurları arasında gösterilmektedir.
 
Türkiye ekonomisinin 2026 yılında reel olarak yüzde 4,3 büyümesi öngörülmektedir. Büyümenin ana sürükleyicisinin özel tüketim olmaya devam etmesi beklenirken, inşaat ve savunma sanayii sektörlerinin görece güçlü seyrini koruyacağı değerlendirilmektedir. Enflasyonla mücadele programının ilk aşamasının tamamlandığı, ancak dezenflasyon sürecinin bundan sonraki dönemde daha sınırlı hızda ilerleyeceği ifade edilmektedir. 2025 yılını yüzde 30,9 seviyesinde tamamlayan enflasyonun, 2026 sonunda yüzde 24’e gerilemesi beklenmektedir. Bununla birlikte kira, eğitim ve sağlık gibi kalemlerde gözlenen hizmet enflasyonundaki katılık, enflasyonun kalıcı biçimde yüzde 25’in altına indirilmesini zorlaştıran temel unsur olarak öne çıkmaktadır.
 
Para politikası tarafında, 2025 sonunda yüzde 38 seviyesinde bulunan TCMB politika faizinin, dezenflasyon süreciyle uyumlu şekilde 2026 sonunda yüzde 30’a gerilemesi beklenmektedir. Bütçe açığının milli gelire oranının 2026’da da yaklaşık yüzde 3,5 seviyesinde kalacağı, faiz dışı dengede ise kademeli bir iyileşme görüleceği tahmin edilmektedir.
 
Dış denge tarafında, 2025’te GSYH’nin yüzde 1,5’i seviyesinde gerçekleşen cari açığın, ekonomik aktivitedeki kısmi toparlanmaya paralel olarak 2026’da yüzde 1,8’e (yaklaşık 30 milyar dolar) yükselmesi beklenmektedir. Brüt dış finansman ihtiyacının 256 milyar dolar düzeyinde hesaplandığı, ancak 2025 sonunda 194 milyar dolara ulaşan TCMB rezervleri sayesinde belirgin bir dış finansman baskısı öngörülmediği belirtilmektedir. Raporda ayrıca, Türkiye’nin küresel ölçekte kalıcı rekabet avantajı sağlayabilmesi için teknoloji, hukuk, eğitim, enerji ve tarım alanlarında yapısal reformların hızlandırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Genel çerçevede 2026 yılı; enflasyonda kazanımların korunduğu, ekonomik normalleşmenin sürdüğü ancak temkinli bir görünümün hâkim olduğu bir dönem olarak değerlendirilmektedir.

Via: 507
 
S.No Dosya Adı İndir
1 tusiad-2026-turkiye-ekonomisi İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 09 Şubat 2026 00:00
Balonlar bir hata değil, sistemin doğal (hatta gerekli) bir özelliğidir. (CARLYLE)
 
Jason Thomas tarafından hazırlanan Ocak 2026 tarihli analizde, teknolojik devrimlerin yarattığı finansal balonların bir hata (bug) değil, bu sürecin doğal bir özelliği (feature) olduğu savunulmaktadır. Çalışmada öne çıkan temel noktalar şu şekildedir:
 
Ekonomik değerin kayması başlığı altında, finansal piyasaların teknolojik devrimleri fark etme konusunda başarılı olduğu, ancak bu devrimlerin ikinci ve üçüncü derece etkilerini öngörmekte zorlandığı vurgulanmaktadır. Balonların patlaması, teknolojinin başarısız olmasından değil; ekonomik değerin donanım üreten şirketlerden, bu teknolojiyi kullanan “aşağı akış” (downstream) şirketlerine ve yeni oluşan endüstrilere kaymasından kaynaklanmaktadır.
 
Tarihsel örnekler olarak elektrifikasyon ve internet devrimleri öne çıkarılmaktadır. 1920’lerde yatırımcıların odağı jeneratörler ve iletim hatları gibi donanım darboğazlarına yönelmiş, donanım şirketlerinin değerlemeleri üç katına çıkmıştır. Ancak asıl büyük kazançlar, elektriği kullanarak maliyetlerini düşüren fabrikalar ile radyo reklamcılığı gibi “dikkat ekonomisi” yaratan sektörlerde ortaya çıkmıştır. 1990’larda ise benzer bir dinamik internet patlamasında görülmüş; yatırımcılar bant genişliği ve yönlendirici mimarisine odaklanırken, gerçek ekonomik değer ağ tabanlı bilgi işlem sayesinde lojistiği modernize eden perakendecilere ve içerik platformlarına kaymıştır.
 
Yapay zekânın mevcut konumu incelendiğinde, günümüzde yatırımcı ilgisinin veri merkezleri ve işlem gücü (compute) gibi donanım darboğazlarında yoğunlaştığı görülmektedir. Yapay zekâ, şirketleri veri yakalama ve depolama konusunda daha hassas hale getirerek bir “gün ışığı etkisi” (woodwork effect) yaratmış ve aslında yıllar önce uygulanabilecek verimlilik projelerinin hayata geçirilmesini tetiklemiştir.
 
Balonların işlevi açısından bakıldığında ise, piyasada aşırı coşku ya da “irrasyonellik” olarak görülen davranışların, devrimin gerçekleşmesi için gerekli altyapı yatırımları ve araştırmaların finanse edilmesini sağladığı belirtilmektedir. Piyasa, donanım darboğazlarının geçici önemini olduğundan fazla değerlendirmeseydi, gelecekteki “aşağı akış” değerini mümkün kılacak ölçekte yatırımların yapılması zorlaşacaktı.
 
Özetle; yapay zekâ da elektrik ve internet örneklerinde olduğu gibi ticari hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelirse, ortaya çıkacak ekonomik kazançlar donanım üreticilerinden ziyade bu teknolojiyi kullanarak verimlilik sağlayan ve yeni iş modelleri geliştiren geniş bir alana yayılacaktır.

Via: 507
 
Pazar, 08 Şubat 2026 00:00
Hızlanma Yerine Uyum: 2026 Küresel Ekonomisi
 
Dun & Bradstreet’in 2026 küresel ekonomi piyasasına ilişkin paylaştığı raporda, “hızlanmadan çok uyum süreci” yaklaşımının altı çizilmektedir. Rapora göre 2026 yılı, küresel ekonomi açısından güçlü bir ivmelenmeden ziyade, belirsizlikler ve yapısal dönüşümler karşısında uyum yeteneğinin ön plana çıktığı bir dönem olacaktır. Bu çerçevede iş dünyası liderlerinin, mütevazı büyüme görünümü, yüksek risk ortamı ve devam eden enflasyonist baskılarla şekillenen yeni küresel dengelere uyum sağlaması kritik önem taşımaktadır.
 
Dun & Bradstreet’in 2026 Küresel Görünüm raporuna göre, küresel GSYH büyümesinin %2,6 ile %3,0 aralığında sınırlı ve mütevazı bir seyir izlemesi beklenmektedir. Enflasyonun kademeli olarak gerilemesi öngörülse de, pandemi öncesi seviyelerin üzerinde kalmaya devam edeceği ve faiz oranlarının “daha uzun süre yüksek” (higher for longer) bir görünüm sergileyeceği vurgulanmaktadır.
 
Jeopolitik riskler 2026 yılında da küresel ekonomik görünümün temel belirleyicilerinden biri olmayı sürdürecektir. Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin yanı sıra, nadir toprak elementleri ve stratejik kaynaklar üzerindeki rekabetin artması, “kaynak milliyetçiliği” eğilimini güçlendirmekte; bu durum tedarik zincirleri ve enerji piyasaları üzerinde kalıcı etkiler yaratmaktadır.
 
Para ve maliye politikaları açısından bakıldığında, merkez bankalarının agresif faiz indirimleri yerine veriye dayalı, temkinli ve sınırlı bir gevşeme yaklaşımını benimsemesi beklenmektedir. Yüksek kamu borcu seviyeleri ve yaşlanan nüfus gibi yapısal sorunlar nedeniyle mali desteklerin de geniş tabanlı teşviklerden ziyade altyapı yatırımları, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme gibi alanlarla sınırlı kalacağı öngörülmektedir.
 
Tedarik zincirleri tarafında ise, küresel ölçekte sürtünmesiz ticaret döneminin geride kaldığına dikkat çekilmektedir. Bölgeselleşme eğilimi ve “nearshoring” (yakın ülkelerden tedarik) stratejileri ön plana çıkarken, şirketlerin dayanıklılık kazanmak için tedarik kaynaklarını çeşitlendirmesi ve gelişmiş analitik araçlar aracılığıyla gerçek zamanlı görünürlük sağlaması kritik bir gereklilik olarak değerlendirilmektedir.
 
Teknolojik dönüşüm başlığı altında yapay zeka ve otomasyon, verimliliği artıran temel unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Ancak rapor, beklentilerin devrimsel sıçramalardan ziyade kademeli ve sürdürülebilir verimlilik artışlarına odaklanması gerektiğini vurgulamaktadır. Yapay zeka pazarı hızla büyüse de, yüksek uygulama maliyetleri ve veri kalitesi sorunları hâlen önemli sınırlayıcı faktörler olarak öne çıkmaktadır.
 
Bölgesel görünümde Kuzey Amerika ekonomisinin yaklaşık %1,9 oranında istikrarlı ancak sınırlı bir büyüme sergilemesi beklenmektedir. Batı Avrupa’da Almanya’nın savunma ve altyapı harcamalarıyla bölge büyümesinde daha belirleyici bir rol üstlenmesi öngörülmektedir. Asya-Pasifik bölgesinde büyümenin %3,9 civarına gerilemesi beklenirken, Hindistan ve ASEAN ülkelerinin güçlü iç talep sayesinde görece dirençli kalmaya devam edeceği ifade edilmektedir. Doğu Avrupa ve Orta Asya’da ise büyümenin %2,5 seviyesinde yatay seyretmesi beklenirken, Türkiye ve Belarus gibi ekonomilerin yüksek fiyat baskılarıyla mücadele etmeyi sürdüreceği not edilmektedir.
 
Özetle, Dun & Bradstreet raporuna göre 2026 yılında rekabet avantajı, politika desteklerine güvenmekten ziyade operasyonel verimlilik, sermaye disiplini ve yapay zeka ile ESG gibi uzun vadeli yapısal trendlere etkin biçimde uyum sağlama kapasitesinden geçecektir.
 
Via: 507

 
Cumartesi, 07 Şubat 2026 00:00
Özel Kredi: Gerçekler ve Efsaneler 
 
Apollo Global Management’in 'Özel Kredi: Gerçekler ve Efsaneler' raporu, özel kredi piyasasının gerçek boyutunu, risklerini ve fırsatlarını gözler önüne seriyor.
 
1. Özel Krediler Hakkındaki En Büyük Yanılgı
  • Tanım Yanılması: Kamuoyunda yaygın olan algının aksine, özel kredi yalnızca "kaldıraçlı borçlanma" (leveraged lending) anlamına gelmez.
  • Pazarın Büyüklüğü ve Niteliği: 51 trilyon dolarlık ABD kredi pazarının 40 trilyon doları özel krediden oluşmaktadır ve bunun %95’i (38 trilyon dolar) yatırım yapılabilir seviyededir. Medyada sıkça öne çıkan riskli kaldıraçlı krediler, toplam pazarın yalnızca %5’ini oluşturmaktadır.
2. Bankalar ve Yatırımcılar Arasındaki Temel Fark
  • Vade Uyumu: Bankalar kısa vadeli mevduatlarla finanse edilir; bu durum uzun vadeli varlıklarda "vade uyumsuzluğu" yaratır.
  • Sistemik Dayanıklılık: Emeklilik fonları ve sigorta şirketleri gibi yatırımcılar, uzun vadeli varlıkları uzun vadeli fonlarla eşleştirerek finansal sistemin dayanıklılığını güçlendirir. Dodd-Frank sonrası kredi sağlama rolünün bankalardan yatırımcılara kayması, bankaların bilançolarını daha güçlü ve temiz hale getirmiştir.
3. Halka Açık Kredilerdeki Gizli Riskler
  • Yoğunlaşma Riski: Kamu kredi piyasalarında, “Mag 7” gibi büyük teknoloji şirketlerinin ağırlığı artmakta ve bu durum piyasa yoğunlaşması riskini yükseltmektedir.
  • Likidite İllüzyonu: 2008 öncesine göre kamu tahvillerini satma süresi 5 kat uzamış olup, likidite ihtiyaç duyulduğunda kaybolma eğilimindedir. Ayrıca bu piyasalar büyük ölçüde teminatsız ve pasif yönetim altındadır.
4. Kaldıraçlı Krediler (Leveraged Lending) Analizi
  • Daha Düşük Risk, Benzer Getiri: Kaldıraçlı krediler, sermaye yapısında hisse senedi ve yüksek getirili tahvillerin üzerinde yer alır.
  • Performans: 2008’den bu yana kaldıraçlı krediler, S&P 500’e benzer getiri sağlarken daha düşük kayıp oranları göstermiştir. Bankalardan alınıp düşük kaldıraçlı kurumsal yatırımcılara geçmesi, sistemik riski azaltmaktadır.
5. Gerçek Sistemik Risk: Düzenleyici Arbitraj
  • Offshore Tehlikesi: Rapora göre asıl risk özel kredi değil, Cayman Adaları gibi bölgelerdeki zayıf denetim süreçleri ve düzenleyici arbitrajdır.
  • Gözetim Eksikliği: Cayman sigorta piyasasının ABD finansal sistemi için potansiyel bir “Silicon Valley Bank (SVB) anı” yaratabileceği, çünkü buralarda rezerv ve sermaye gerekliliklerinin çok daha gevşek olduğu vurgulanmaktadır.
6. Apollo ve Athene’in Konumu
  • Yüksek Kalite: Athene’in sabit getirili portföyünün %97’si yatırım yapılabilir seviyededir. Kaldıraçlı kredi oranı ise sadece %0,35 ile sektör ortalamasının (%1) oldukça altındadır.
  • Şeffaflık: Şirket, varlıklarının %70’inden fazlasının en az iki bağımsız derecelendirme kuruluşu tarafından notlandığını ve şeffaflığın temel öncelikleri olduğunu belirtmektedir.
Özetle; özel kredi piyasası, yaygın algının aksine çok daha büyük, kaliteli ve finansal sistemi bankacılık krizlerine karşı daha dayanıklı hale getiren bir yapıya sahiptir.

Via 507
 
Cuma, 06 Şubat 2026 00:00
Web Tüketici Fiyat Endeksinin 31.12.2024=100 olan referans baz dönemi TÜİK'in yeni baz endeksini açıklamasıyla 2025=100 olarak yenilenmiştir. 2026 yılı madde sepeti COICOP-5'li düzeyde yayınlanan 2026 ağırlıkları, 2022 yılı madde ağırlıkları ve mikroveriler yardımıyla oluşturulmuş ve Web TÜFE'nin 2026 yılı madde sepeti ve ağırlıkları belirlenmiştir.
 
24 Ocak'ta %4,45 olarak geçici açıklanan Web TÜFE Ocak ayı verisi yeni ağırlıklarla birlikte %5,09 seviyesine revize olmuştur.
S.No Dosya Adı İndir
1 web-tufe-metodoloji İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 06 Şubat 2026 00:00
KPMG Global - Teknoloji Raporu
 
KPMG tarafından hazırlanan "2026 Zeka Çağı’nda Liderlik: Bugünden Yarına Stratejik Yolculuk" raporu, 27 ülkeden 2.500 teknoloji yöneticisinin görüşlerine dayanarak, teknolojinin artık sadece bir destek unsuru olmaktan çıkıp iş modellerini kökten dönüştüren stratejik bir güç haline geldiği “Zeka Çağı”nı analiz etmektedir.
 
Raporda öne çıkan kritik noktalar ve stratejik analizler şunlardır:
1. Beklenti ve Gerçeklik Arasındaki Uçurum
Teknoloji yöneticileri ile yapılan görüşmelerde, strateji ile uygulama arasında belirgin bir kopukluk gözlemlenmektedir.
  • Olgunluk Hedefleri: Yöneticilerin %50’si 2026 yılına kadar en üst teknoloji olgunluk seviyesine ulaşmayı hedeflerken, bugün bu seviyede olduğunu belirtenlerin oranı yalnızca %11’dir.
  • Hızlı Sıçrama Öngörüsü: Kurumların %62’si, önümüzdeki 12 ay içinde teknoloji olgunluğunu bir seviye artırmayı öngörmektedir. Ancak bu hedeflerin gerçekleşmesi, yetkinlik eksiklikleri ve teknik borç gibi engellerin aşılmasına bağlıdır.
2. Dönüşümün Önündeki Temel Engeller: Teknik Borç ve Yetenek
  • Teknik Borç: Yöneticilerin %69’u, hız odaklı çalışırken güvenlik, ölçeklenebilirlik ve veri standardizasyonu gibi alanlarda ödün verdiklerini belirtmektedir. Ayrıca %63’ü, teknik borcun giderilmesinin yeni yatırımların hızını yavaşlattığını ifade etmektedir.
  • Yetenek Açığı: Kurumların %53’ü, dijital dönüşüm planlarını hayata geçirecek doğru yeteneklerden yoksun olduklarını ifade etmektedir.
3. Yapay Zeka: Denemeden Ölçeklemeye Geçiş
Yapay zeka yatırımlarında artık deneme dönemi geride kalmış ve ölçekleme dönemi başlamıştır.
  • Otonom Yapay Zeka: Katılımcıların %88’i, otonom yapay zekayı sistemlerine entegre etmek için yatırım yapmaktadır. Önümüzdeki 5 yıl içinde yapay zeka ajanlarını yönetme yetkinliği kritik bir unsur haline gelecektir.
  • İş Gücü Değişimi: 2027 yılına kadar dijital iş gücünün (AI ajanları ve asistanlar) çekirdek teknoloji ekiplerinin %36’sını oluşturacağı öngörülmektedir.
  • Değer Gösterme Zorluğu: Yöneticilerin %55’i, yapay zekanın sağladığı değeri paydaşlara ve hissedarlara anlatmakta zorlandıklarını belirtmektedir.
4. Yatırım Getirisi (ROI) ve Yüksek Performanslı Kurumlar
  • ROI Performansı: Teknoloji yatırımlarının ortalama getirisi 2x seviyesindedir. Ancak “yüksek performans gösteren” %5’lik bir grup, daha düşük yatırım seviyeleriyle 4,5x ROI elde ederek ayrışmaktadır.
  • Başarı Faktörleri: Daha yüksek yatırım yapmak her zaman daha yüksek getiri sağlamamaktadır; sonuçları hazırlık düzeyi, yönetişim, çeviklik ve uygulama disiplini belirlemektedir.
5. Türkiye Perspektifi
Türkiye’deki kurumlar, küresel trendlerle birlikte yerel zorluklarla da mücadele etmektedir.
  • İkili Baskı: Kurumlar, bir yandan yüksek enflasyon, maliyet baskıları ve yetenek erişimi ile uğraşırken, diğer yandan yapay zeka ile rekabet avantajı yaratmak zorundadır.
  • Odaklanma Sınavı: Türkiye pazarı için Zeka Çağı, bir hız yarışı değil; doğru önceliklendirme, müşteri deneyimi, operasyonel verimlilik ve risk yönetimine odaklanma sınavıdır.
6. Gelecek ve Yeni Teknolojiler (Kuantum ve AGI)
  • Kuantum Tehdidi: Katılımcıların %41’i, kuantum bilişimin mevcut şifreleme yöntemlerini kırma potansiyeli nedeniyle güvenlik açısından geride kalmaktan endişe duymaktadır.
  • AGI ve ASI: Yapay Genel Zeka (AGI) ve Yapay Süper Zeka (ASI) ufukta görünmektedir; bu teknolojiler insanın bilişsel performansını aşabilecek bir gerçekliği işaret etmektedir.
Özetle; rapor, başarının sadece teknolojiye erişmekle değil, sürekli değişimi yönetebilecek esnek iş modelleri, güçlü yönetişim ve sağlam veri temelleri inşa etmekle mümkün olacağını vurgulamaktadır. Katı ve değişime kapalı stratejilerin yerine, esnekliği merkeze alan uyarlanabilir stratejiler benimsenmelidir.

Via: 507
S.No Dosya Adı İndir
1 kpmg-global-tech-report-fy26 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 06 Şubat 2026 00:00
Enflasyon Düzeltmesi Kalktı, Yeniden Değerleme Ön Plana Çıktı

Centrum Türkiye tarafından hazırlanan Centrum Time’ın 24. sayısı, 2026 yılına girerken vergi mevzuatındaki kritik değişimleri ve şirketlerin mali yönetim stratejilerini ele almaktadır. Raporun en dikkat çekici noktası, 7571 sayılı Kanun ile 2025, 2026 ve 2027 hesap dönemleri için enflasyon düzeltmesinin ertelenmiş olmasıdır. Bu erteleme kapsamında, enflasyonun yüksek seyrettiği mevcut dönemde mükelleflerin özkaynaklarını koruyabilmesi amacıyla VUK mükerrer 298/Ç maddesi kapsamındaki “vergisiz ve sürekli yeniden değerleme” imkânı yeniden ön plana çıkmaktadır. Bu uygulama sayesinde şirketler, amortismana tabi iktisadi kıymetlerinin değerini artırarak ilave amortisman gideri yaratabilmekte, bilançolarını gerçek değere yaklaştırarak kredi itibarı açısından daha güçlü bir görünüm elde edebilmektedir.
 
İlişkili kişilerle borçlanma ve transfer fiyatlandırması başlığı altında, şirketlerin ortakları veya grup şirketleriyle gerçekleştirdiği para alışverişlerinde “adat faizi” hesaplanmasının zorunlu olduğu vurgulanmaktadır. Emsallere uygunluk ilkesine aykırı faiz uygulamaları, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı olarak değerlendirilmekte ve ciddi vergi cezası riskleri doğurmaktadır. Özellikle faiz oranlarının yüksek olduğu dönemlerde, hesaplanan faizlerin anaparaya eklenerek bileşik faiz mantığıyla yürütülmesi, mali idare nezdinde daha savunulabilir ve riskleri minimize eden bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca bu finansman temin hizmetlerinin kısım kısım hizmet ifası sayılması nedeniyle aylık veya üçer aylık dönemler itibarıyla KDV’li fatura düzenlenmesi gerektiği hatırlatılmaktadır.
Sermaye işlemleri ve finansman teşvikleri bölümünde ise nakdi sermaye artırımında faiz indirimi uygulaması ile sermaye azaltımı süreçleri detaylı biçimde ele alınmaktadır. Şirketlerin borçlanma yerine özkaynak kullanımını teşvik eden nakdi sermaye faiz indirimi, 2025 yıl sonu itibarıyla %45,34 olarak açıklanan ticari kredi faiz oranı üzerinden hesaplanabilmektedir. Sermaye azaltımında ise 7420 sayılı Kanun ile getirilen “5 tam yıl” kuralı kritik bir eşik olarak öne çıkmakta; sermayeye eklenen unsurların beş yıl geçmeden azaltılması halinde, vergi yükü en yüksek olan kalemlerin öncelikle işletmeden çekildiği kabul edilmektedir. Bu düzenlemeler, şirketlerin sermaye yapılarını oluştururken uzun vadeli ve vergisel açıdan planlı hareket etmelerini zorunlu kılmaktadır.
 
Son olarak raporda, finansman gider kısıtlamasından (FGK) kurtulma yöntemleri, stok değerleme uygulamaları ve finansal kiralama gibi operasyonel konulara da yer verilmektedir. FGK yükünün azaltılması için özkaynakların güçlendirilmesi ve taksitli kredilere ilişkin faiz tahakkuklarının doğru şekilde yönetilmesi önerilmektedir. Tüm bu teknik değerlendirmelerin yanı sıra Centrum Türkiye, International Tax Review (ITR) tarafından üst üste ikinci kez “Türkiye’nin En İyi Vergi Şirketi” ödülüne layık görülerek, sunduğu bilgi ve analizlerin uluslararası düzeydeki uzmanlık standardını bir kez daha teyit etmiştir.

Detaylar için raporun tamamını indirebilirsiniz. 
Pazartesi, 02 Şubat 2026 00:00
Altın ve gümüşte düşüş yeni haftaya taşındı

Trump’ın Fed başkanlığı için Kevin Warsh’ı öne çıkarmasının piyasalarda yarattığı olumlu algı ve CME’nin değerli metallerde teminat oranlarını artıracağını açıklaması, Cuma günü sert satışların görüldüğü ons altın ve gümüşte düşüş eğiliminin bugün de devam etmesine neden oluyor.
 
COMEX’te altın vadeli işlemlerinde (1 ons) başlangıç marjı %6’dan %8’e yükseltilirken, 5.000 ons gümüş vadeli işlemlerinde teminat oranı %11’den %15’e çıkarıldı. Platin ve paladyum vadeli kontratlarda da marj gereksinimleri artırıldı. CME tarafından duyurulan bu değişikliklerin, bugünkü seans kapanışı itibarıyla yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Teminat oranlarındaki artışlar, daha yüksek sermaye ihtiyacı nedeniyle spekülatif işlemleri baskılayarak likiditenin azalmasına ve pozisyonların kapatılmasına yol açabiliyor. KCM Baş Ticaret Analisti Tim Waterer, Warsh isminin ilk aşamada fiyatlamayı tetiklediğini, ancak zorunlu tasfiyeler ve artan marj gereksinimlerinin satış baskısını daha da hızlandırdığını ifade etti.
 
Ons altın, günün erken saatlerinde 4.564,78 dolara kadar geriledikten sonra, Cuma kapanışına kıyasla %5’in üzerinde değer kaybıyla 4.608,54 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Gümüş ise 75,61 doları test etmesinin ardından, Cuma gününe göre %7,4 düşüşle 75,78 dolar civarında seyrediyor.

Foreks 
Pazar, 01 Şubat 2026 00:00
İstanbul’da Ocak enflasyonu açıklandı: İTO verilerine göre, 2026 Ocak ayında İstanbul’da perakende fiyatlar aylık yüzde 4,56 arttı; yıllık enflasyon ise yüzde 36,15 olarak gerçekleşti. Detaylar için raporu inceleyebilirsiniz.
S.No Dosya Adı İndir
1 ito-enflasyonu-ocak-2026 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 30 Ocak 2026 00:00
TİM - İhracat Pazar Monitörü
S.No Dosya Adı İndir
1 tim-ihracat-pazar-monitoru-aralik-2025 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 30 Ocak 2026 00:00
“Triple Yasu”; hisse senetlerinin düşmesi, tahvil faizlerinin yükselmesi ve para biriminin zayıflamasıyla birlikte yatırımcı güveninin bozulduğunu ifade eden eski bir Japon kavramıdır. Bu tablo, bu hafta ABD ve Japonya’da yeniden görülmüştür. 2026 yılı boyunca piyasalar büyük ölçüde siyasi gelişmelerin etkisi altında kalmıştır. ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi ve Maduro’nun görevden alınması küresel çapta yankı uyandırsa da finansal piyasalar bu gelişmeye sınırlı tepki vermiştir. Asıl oynaklık, Trump’ın ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland’ı satın alma çıkışı ve buna karşı NATO ve AB’nin sert tutumu sonrası yaşanmış, ancak kısa sürede sağlanan uzlaşma ile piyasalar hızla toparlanmıştır. Bu süreç, yatırımcıların “Trump Always Chickens Out (TACO)” olarak adlandırdığı, gerilimlerin hızla tırmanıp yine hızla geri adım atılması beklentisini güçlendirmiştir. Buna karşın, güvenli liman olarak bilinen dolar bu dönemde zayıf bir performans sergilemiş, bu durum yatırımcıların ABD’ye ve dolar varlıklarına yönelik güveninin azaldığına işaret etmiştir. Bazı büyük fonların ABD tahvillerindeki pozisyonlarını azaltması bu algıyı pekiştirmiştir. Önümüzdeki dönemde siyasi belirsizlikler ve artan kurumsal riskler nedeniyle dolar için zayıf ve dalgalı bir seyir öngörülmekte, hatta ayı piyasasına girildiği düşünülmektedir. Tahvil piyasası ise artan siyasi parçalanma, yükselen kamu harcamaları ve borçlanma ihtiyacı nedeniyle baskı altında kalmıştır. Japonya’da erken seçim ve vergi indirimi açıklamalarının tetiklediği sert satışlar da küresel tahvil piyasasındaki kırılganlığı artırmış, daha pahalı ve daha az verimli bir küresel ekonomik yapıya işaret etmiştir. Via:507
Cuma, 30 Ocak 2026 00:00
Nordea - ABD dolarındaki zayıflama, son dönemdeki jeopolitik gelişmelere rağmen piyasalardaki en belirgin değişim olarak öne çıkmaktadır. Dolar, son bir yıldır genel olarak değer kaybederken, mevcut düşüşün geçmiş döngülerde olduğu gibi uzun soluklu olabileceği, ancak ara dönemlerde tepki yükselişleri görülebileceği değerlendirilmektedir. Tarihsel olarak doların çok güçlü seviyelere ulaştığı dönemlerin ardından dip oluşumunun yıllar aldığı hatırlatılmaktadır. 1980’ler ve 2000’li yıllardaki örneklere benzer şekilde, bugün de ABD’de doların aşırı güçlü olduğuna ve rekabet gücünü zayıflattığına yönelik söylemler artmaktadır. Trump’ın açıklamaları ve geçmişte gündeme gelen “Plaza Anlaşması” benzeri koordineli müdahale tartışmaları, doların bilinçli olarak zayıflatılabileceği beklentilerini güçlendirmiştir. Son dönemde USD/JPY’de yaşanan olağan dışı gelişmeler de bu yöndeki spekülasyonları yeniden gündeme taşımıştır. Dot-com dönemine benzer şekilde, ABD’de yapay zekâ şirketlerine yönelik yoğun yatırım ve Nasdaq 100 endeksindeki aşırı değerlenme, dolar açısından potansiyel bir kırılganlık yaratmaktadır. Olası bir hisse senedi düzeltmesi temel senaryo olmasa da, böyle bir risk göz ardı edilmemektedir. Yabancı yatırımcılar ABD varlıklarına ilgilerini sürdürürken, 2025 boyunca döviz riskini daha fazla hedge etmeleri dolar üzerindeki desteği zayıflatmıştır. Son dönemde ise jeopolitik riskler nedeniyle bazı yabancı yatırımcıların ABD varlıklarını azaltmayı değerlendirdiği görülmektedir. Avrupa’daki büyük fonların ABD tahvillerinden çıkışa yönelmesi, dolar üzerinde ilave baskı oluşturabilecek bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Jeopolitik gelişmeler ve artan ticaret gerilimleri, ABD dışındaki ülkeleri kendi aralarında iş birliğini artırmaya yöneltmektedir. Avrupa’nın savunma harcamalarını artırma eğilimi ve bunun ekonomik etkileri, uzun vadede ABD ile arasındaki büyüme farkını azaltarak doların göreli cazibesini düşürebilir. Para politikası tarafında ise önümüzdeki yıllarda Fed’in gevşemeye yönelmesi, buna karşılık ECB’nin daha sıkı bir duruş sergilemesi olasılığı faiz farklarını daraltabilir. Doların geleneksel olarak faiz farklarıyla olan güçlü ilişkisi zayıflarken, artan risk primi dolar üzerindeki baskının kalıcı olabileceğine işaret etmektedir. Bu çerçevede, doların çok yıllı bir zayıflama dönemine girmiş olabileceği ve 2027 sonuna kadar EUR/USD paritesinin 1,26 seviyesine ulaşabileceği öngörülmektedir. Via: 507
Perşembe, 29 Ocak 2026 00:00
Bir Mali Kriz Neye Benzerdi? Amerika Birleşik Devletleri yüksek düzeyde borçludur ve kamu maliyesi uzun vadede sürdürülemez bir patika üzerindedir. Bir mali krizin ne zaman ortaya çıkacağını, neyin tetikleyeceğini ya da tam olarak nasıl şekilleneceğini bilmek mümkün değildir. Ancak anlamlı bir rota düzeltmesi ya da büyük bir koşul değişikliği olmaksızın, bir tür krizin yaşanması neredeyse kaçınılmazdır. Ulusal borcun ekonomiden daha hızlı büyümeye devam etmesi halinde, ülke nihayetinde bir finansal kriz, enflasyon krizi, kemer sıkma krizi, para birimi krizi, temerrüt krizi, kademeli bir kriz ya da bunların bir kombinasyonuyla karşı karşıya kalabilir. Bu senaryoların herhangi biri, büyük ölçekli ekonomik sarsıntılara yol açacak ve hem Amerikalıların hem de dünya genelindeki insanların yaşam standartlarını ciddi biçimde düşürecektir. ABD, aşırı borçlanmanın sonuçlarını şimdiden hissetmektedir. Aşırı borçlanma, son dönemdeki enflasyon artışının ve ardından gelen faiz yükselişlerinin temel nedenlerinden biri olmuş; geçmiş yatırımların “dışlanması” (crowding out) nedeniyle reel gelirler bugün olması gerekenden daha düşük seviyede kalmıştır. Öte yandan, borcun faiz maliyeti geçen yıl yaklaşık 1 trilyon dolara ulaşmış; bu tutar federal hükümetin savunma harcamalarından daha yüksek, Medicare harcamalarına ise yaklaşık olarak eşittir. Yüksek faiz ödemeleri, yeni harcama programları ve vergi indirimleri için daha az kaynak bırakmaktadır. Ayrıca borcun GSYH’nin %100’üne ulaşmış olması, yeni bir savaş, pandemi ya da resesyon durumunda ABD’nin tarihindeki en düşük mali manevra alanına sahip olduğu anlamına gelmektedir. Bir mali kriz, borcun maliyetlerinin çoğunu ya da tamamını ciddi ölçüde artıracaktır. Bir mali krize karşı en iyi güvence, vakit kaybetmeden başlatılan ve zaman içinde kademeli olarak uygulanan, büyüme dostu bir bütçe açığı azaltma programıdır. Bütçe açıklarının kademeli olarak GSYH’nin %3’ü seviyesine düşürülmesi, ulusal borcu yavaş bir düşüş patikasına sokarak piyasalara ABD’nin yükümlülüklerini yerine getireceği yönünde güven verecek ve gelecekte bir kriz yaşanma olasılığını önemli ölçüde azaltacaktır. Politika yapıcıların; sağlık harcamalarını düşürerek, federal güven fonlarını güvence altına alarak, harcamaları azaltıp gelirleri artırarak bu hedefe ulaşacak kapsamlı bir planı birlikte hazırlayıp hayata geçirmeleri gerekmektedir. Böyle bir planın yokluğunda ise Kongre, olası bir ekonomik şok durumunda devreye sokulmak üzere bir “Acil Durum (Break Glass) Planı” geliştirmelidir. Via: 507
Çarşamba, 28 Ocak 2026 00:00
GAZBİR - Doğal Gaz Sektör Raporu
S.No Dosya Adı İndir
1 gaz-bir-dogal-gaz-sektor-raporu İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 26 Ocak 2026 00:00
Türkiye Sigorta: 2025 Yıl Sonu Sonuçları
S.No Dosya Adı İndir
1 turkiye-sigorta-2025-yil-sonu-sonuclari-32 İlgili Dosyayı İndir
Pazar, 25 Ocak 2026 00:00
Web Tüketici Fiyat Endeksi Ocak 2026 Bülteni
S.No Dosya Adı İndir
1 web-tufe-ocak-2026-endeksi İlgili Dosyayı İndir
Salı, 20 Ocak 2026 00:00
GYO'nun Makro Yönü - Pusula Yatırım
S.No Dosya Adı İndir
1 pusula-yatirim-gyo-nun-makro-yonu-2026 İlgili Dosyayı İndir
Salı, 23 Aralık 2025 00:00
2026 Küresel Görünüm ve Beklentileri
S.No Dosya Adı İndir
1 bfrc-2026-kuresel-gorunum-ve-beklentiler İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 01 Aralık 2025 00:00
Türkiye Sigorta - Model Portföy
S.No Dosya Adı İndir
1 turkiye-sigorta-model-portfoy-aralik-2025 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 03 Kasım 2025 00:00
S.No Dosya Adı İndir
1 trive-ekim-2025-tufe-enflasyon-raporu İlgili Dosyayı İndir
2 tskb-ekim-2025-tufe-raporu İlgili Dosyayı İndir
3 yapi-kredi-makro-not-ekim-2025-tufe İlgili Dosyayı İndir
4 phillip-capital-ekim-2025-ufe İlgili Dosyayı İndir
5 phillip-capital-tufe-2025-ekim İlgili Dosyayı İndir
6 turkiye-hayat-emeklilik-ekim-2025-enflasyon İlgili Dosyayı İndir
7 kuveyt-turk-ekim-2025-tufe-raporu İlgili Dosyayı İndir
8 tacirler-ekim-2025-enflasyon-raporu İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 24 Ekim 2025 00:00
2025 – III. Çeyrek Sonuçları
S.No Dosya Adı İndir
1 lila-kagit-bilgilendirme-notu-44930 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 20 Ekim 2025 00:00
TURSG - Bilanço Analizi
S.No Dosya Adı İndir
1 alternatif-menkul-tursg-hedef-fiyat-4493 İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 11 Eylül 2025 00:00
Kurumların TCMB Faiz Raporları
S.No Dosya Adı İndir
1 gedik-yatirim-tcmb-ppk-toplantisi-4332 İlgili Dosyayı İndir
2 seker-yatirim-tcmb-faiz-karari-4483 İlgili Dosyayı İndir
3 tskb-tcmb-faiz-karari-4412 İlgili Dosyayı İndir
4 yatirim-finansman-tcmb-ppk-karari-44933 İlgili Dosyayı İndir
5 garanti-bbva-ppk-faiz-karari-493822 İlgili Dosyayı İndir
6 trive-yatirim-tcmb-faiz-karari-4933 İlgili Dosyayı İndir
7 turkiye-hayat-emeklilik-tcmb-faiz-karari-4459 İlgili Dosyayı İndir
8 alnus-yatirim-tcmb-faiz-karari-44132 İlgili Dosyayı İndir
9 tacirler-yatirim-ppk-faiz-karari-4239 İlgili Dosyayı İndir
10 kuveyt-turk-tcmb-faiz-karari-42932 İlgili Dosyayı İndir
Çarşamba, 03 Eylül 2025 00:00
Kurumların Enflasyon Raporu
S.No Dosya Adı İndir
1 albaraka-turk-enflasyon-verisi-4393 İlgili Dosyayı İndir
2 garanti-bbva-enflasyon-verisi-44933 İlgili Dosyayı İndir
3 gedik-yatirim-enflasyon-verisi-42461 İlgili Dosyayı İndir
4 turkiye-is-bankasi-enflasyon-raporu-4392 İlgili Dosyayı İndir
5 vakifbank-enflasyon-verisi-5563 İlgili Dosyayı İndir
6 tskb-enflasyon-verisi-552513 İlgili Dosyayı İndir
7 kuveyt-turk-enflasyon-raporu-44429 İlgili Dosyayı İndir
8 alnus-yatirim-enflasyon-verisi-599966 İlgili Dosyayı İndir
9 1756895014191_Rapor İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 29 Ağustos 2025 00:00
Küresel hava yolcu talebi Temmuz'da güçlü büyüdü- IATA
S.No Dosya Adı İndir
1 kuresel-hava-yolcu-talebi-buyudu İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 28 Ağustos 2025 00:00
Destek Yatırım - Teknik Bülten
S.No Dosya Adı İndir
1 destek-yatirim-teknik-bulten-44351 İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 28 Ağustos 2025 00:00
Koç Holding ve Stellantis Grubu'nun nisan ayında duyurduğu, Tofaş'ın 256 milyon Euro yatırımla üreteceği yeni hafif ticari aracın, İspanyol basınına göre K9 ailesi olduğu iddia ediliyor. Daha önce Doblo'nun üretim üssü olan Tofaş fabrikası, böylece Peugeot Partner, Citroen Berlingo, Opel Combo ve Fiat Doblo gibi popüler modellerin de üretildiği bir tesis haline gelecek. Bu yeni projenin, 2026 yılı sonunda yıllık yaklaşık 50 bin adetlik üretim kapasitesiyle başlaması ve Stellantis'in Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'daki büyüme hedefleri için önemli bir rol oynaması bekleniyor. Tofaş, hali hazırda 250 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiği K0 projesi kapsamında Fiat Scudo üretimine Kasım 2024'te başlamıştı. K0 ve K9 projeleri sayesinde Tofaş'ın toplam üretiminin kısa sürede yılda 275 bin adede ulaşması öngörülüyor. Ayrıca, normalde bu yıl sonunda üretimi biteceği açıklanan Egea modelinin üretiminin de altı ay uzadığı belirtiliyor. Kaynak: Emre Özpeynirci
S.No Dosya Adı İndir
1 toaso-doblo-uretecek-mi İlgili Dosyayı İndir
Çarşamba, 27 Ağustos 2025 00:00
Destek Yatırım - Teknik Bülten
S.No Dosya Adı İndir
1 destek-yatirim-teknik-bulten-44349 İlgili Dosyayı İndir
Salı, 26 Ağustos 2025 00:00
Destek Yatırım - Teknik Bülten
S.No Dosya Adı İndir
1 destek-yatirim-teknik-bulten-44329 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 25 Ağustos 2025 00:00
Destek Yatırım - Teknik Bülten
S.No Dosya Adı İndir
1 destek-yatirim-teknik-bulten-44359 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 22 Ağustos 2025 00:00
Destek Yatırım - Teknik Bülten
S.No Dosya Adı İndir
1 destek-yatirim-teknik-bulten-44309 İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 07 Ağustos 2025 00:00
Fiba - Yabancı Menkul Kıymet Stoku
S.No Dosya Adı İndir
1 trive-yatirim-yabanci-menkul-kiymet-stoku-44950 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 04 Ağustos 2025 00:00
Kurumların TÜFE Verisi raporları
S.No Dosya Adı İndir
1 alnus-yatirim-tufe-versii-5994 İlgili Dosyayı İndir
2 kuveyt-turk-enflasyon-raporu-44059 İlgili Dosyayı İndir
3 tskb-enflasyon-verisi-5504513 İlgili Dosyayı İndir
4 trive-yatirim-enflasyon-raporu-55033 İlgili Dosyayı İndir
5 turkiye-hayat-emeklilik-enflasyon-verisi-44233 İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 31 Temmuz 2025 00:00
Avrupa'da Savunma Harcamaları ve Ekonomik Büyüme
S.No Dosya Adı İndir
1 bfrc-avrupada-savunma-harcamalari-ve-ekonomik-buyume İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 21 Temmuz 2025 00:00
Türkiye Hayat Emeklilik - Türkiye Sigorta 2. Çeyrek Finansal Sonuç Değerlendirmesi
S.No Dosya Adı İndir
1 turkiye-sigorta-finansal-sonuc-raporu-55943 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 18 Temmuz 2025 00:00
Fiba Portföy - Aylık Yabancı İşlemler
S.No Dosya Adı İndir
1 fiba-portfoy-yabanci-islemleri-haziran-2025 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 07 Temmuz 2025 00:00
Altın ve Gümüş fiyatları ne olur?
S.No Dosya Adı İndir
1 altin-ve-gumus-fiyatlari İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 30 Haziran 2025 00:00
ING, Haziran enflasyon rakamının TCMB'nin Temmuz'da faiz indirimine gitmesini desteklemesini bekliyor.
S.No Dosya Adı İndir
1 ing-haziran-verisinin-temmuzda-faiz-indirimini-desteklemesini-bekliyor İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 19 Haziran 2025 00:00
S.No Dosya Adı İndir
1 altin-fiyatlari-hedef-fiyat İlgili Dosyayı İndir
Çarşamba, 11 Haziran 2025 00:00
İNG - Monitoring Turkey: Disinflation on track
S.No Dosya Adı İndir
1 ING-Think-monitoring-turkey-disinflation-on-track İlgili Dosyayı İndir
Salı, 10 Haziran 2025 00:00
Türkiye'yi İzliyoruz: Dezenflasyon Yolunda İlerliyor
Salı, 03 Haziran 2025 00:00
S.No Dosya Adı İndir
1 trive-yatirim-enflasyon-raporu-5039 İlgili Dosyayı İndir
2 yapi-kredi-enflasyon-verisi-495293 İlgili Dosyayı İndir
3 albaraka-enflasyon-verisi-5039 İlgili Dosyayı İndir
4 kuveyt-turk-enflasyon-verisi-440 İlgili Dosyayı İndir
5 tacirler-yatirim-enflasyon-verisi-59563 İlgili Dosyayı İndir
Çarşamba, 21 Mayıs 2025 00:00
2025 yılı için Altın hedef fiyatları neler?
S.No Dosya Adı İndir
1 altin-hedef-fiyat İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 24 Nisan 2025 00:00
ForInvest Haber 2025 yılı 1.çeyrek bilanço anketi sonuçlandı
S.No Dosya Adı İndir
1 1745340036397_1Bilano1Q25YaynTamam İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 24 Mart 2025 00:00
S.No Dosya Adı İndir
1 ing-gunluk-strateji-notu-223843 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 24 Şubat 2025 00:00
Kurumların haftalık bültenleri, beklentileri ve hisse önerileri
S.No Dosya Adı İndir
1 gedik-haftalik-bulten-5504998 İlgili Dosyayı İndir
2 piramit-menkul-haftalik-bulten-42459 İlgili Dosyayı İndir
3 integral-haftalik-strateji-raporu-40429 İlgili Dosyayı İndir
4 kuveyt-turk-haftalik-bulten-404580 İlgili Dosyayı İndir
5 meksa-haftalik-bulten-5504988 İlgili Dosyayı İndir
6 a1-capital-haftalik-bulten-429322 İlgili Dosyayı İndir
7 bmd-haftalik-bulten-44059 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 10 Şubat 2025 00:00
Kurumların haftalık bültenleri, strateji raporları ve beğendiği hisselerden oluşan model portföy raporları.
S.No Dosya Adı İndir
1 baskent-menkul-haftalik-bulten-553994 İlgili Dosyayı İndir
2 colendi-haftalik-model-portfoy-449831 İlgili Dosyayı İndir
3 a1-capital-haftalik-bulten-434552 İlgili Dosyayı İndir
4 turkiye-hayat-emeklilik-haftalik-bulten-432821 İlgili Dosyayı İndir
5 integral-haftalik-strateji-raporu-431952 İlgili Dosyayı İndir
6 yatirim-finansman-yeni-haftaya-baslarken-55034956 İlgili Dosyayı İndir
Cumartesi, 08 Şubat 2025 00:00
Colliers Araştırma'nın hazırladığı gayrimenkul piyasası araştırma raporu ile ülkemizdeki konut, AVM, depolama alanları, turistik tesisler ve daha bir çok konu hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.
S.No Dosya Adı İndir
1 gayrimenkul-piyasasi-arastirma-raporu İlgili Dosyayı İndir
Çarşamba, 05 Şubat 2025 00:00
TROY - 2025 YILI KIYMETLİ MADENLERE AİT BEKLENTİ VE FİYAT TAHMİNLERİ RAPORU
S.No Dosya Adı İndir
1 troy-kiymetli-madenler-ve-altin-hedef-fiyat-raporu-550384 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 13 Ocak 2025 00:00
S.No Dosya Adı İndir
1 info-yatirim-haftalik-teknik-oneriler-430658 İlgili Dosyayı İndir
2 integral-yatirim-haftalik-strateji-bulteni-3022387 İlgili Dosyayı İndir
3 tskb-haftalik-gundem-3049948 İlgili Dosyayı İndir
4 a1-capital-haftalik-bulten-4294552 İlgili Dosyayı İndir
5 piramit-menkul-haftalik-bulten-435959 İlgili Dosyayı İndir
6 anadolu-yatirim-haftalik-bulten-4453945 İlgili Dosyayı İndir
7 allbatross-haftalik-takip-listesi-439538 İlgili Dosyayı İndir
8 colendi-haftalik-model-portfoy-402399 İlgili Dosyayı İndir
9 kuveyt-turk-haftalik-bulten-409390 İlgili Dosyayı İndir
10 gedik-yatirim-haftalik-bulten-8209588 İlgili Dosyayı İndir
11 gedik-haftalik-teknik-analiz-bulteni-4299393 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 10 Ocak 2025 00:00
Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK)’nun, bugün açıkladığı 2024 Kasım ayı Sanayi Üretimi veri setine göre; aylık bazda yüzde 2,9 oranında artış görüldü. Bu veri sonrasında, senelik bazda da; önceki ayda(Ekim) yüzde - 3,1(daralma) olarak gerçekleşen seviyeden, yüzde 1,5’lik büyüme düzeyine iyileşme ortaya çıkmış durumda
S.No Dosya Adı İndir
1 alnus-yatirim-sanayi-uretim-verisi-550924 İlgili Dosyayı İndir
2 gedik-yatirim-sanayi-uretim-verisi-4503248 İlgili Dosyayı İndir
3 seker-yatirim-sanayi-uretim-verisi-594221 İlgili Dosyayı İndir
4 tskb-sanayi-uretim-verisi-5523221 İlgili Dosyayı İndir
5 vakifbank-sanayi-uretim-verisi-44203 İlgili Dosyayı İndir
6 albaraka-sanayi-uretim-verisi-440393 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 10 Ocak 2025 00:00
Kurumların haftalık yayınladığı bülten ve makro raporlar.
S.No Dosya Adı İndir
1 info-yatirim-haftalik-makro-bulten-4397702 İlgili Dosyayı İndir
2 akbank-haftalik-bulten-44039222 İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 09 Ocak 2025 00:00
Türkiye Sigorta Analist Toplantısı Notları
S.No Dosya Adı İndir
1 turkiye-sigorta-analist-toplantisi-notlari-4403212 İlgili Dosyayı İndir
Salı, 07 Ocak 2025 00:00
Kurumların 2025 strateji raporları, model portföyleri ve öne çıkabilecek sektör önerilerini sizler için sıraladık.
S.No Dosya Adı İndir
1 alb-yatirim-2025-strateji-raporu-550493 İlgili Dosyayı İndir
2 Kurumlarin-2025-bist-endeks-beklentileri İlgili Dosyayı İndir
3 info-yatirim-2025-strateji-raporu-44033 İlgili Dosyayı İndir
4 kuveytturk-yatirim-strateji-raporu-433 İlgili Dosyayı İndir
5 seker-yatirim-2025-strateji-raporu-440393 İlgili Dosyayı İndir
6 tacirler-2025-gorunum-raporu İlgili Dosyayı İndir
7 trive-yatirim-2024-2025-genel-bakis-44039 İlgili Dosyayı İndir
8 turkiye-hayat-emeklilik-2025-ozel-raporu-55092 İlgili Dosyayı İndir
9 yapi-kredi-2025-global-bakis-440393 İlgili Dosyayı İndir
10 yapi-kredi-2025-yilina-baslarken-330293 İlgili Dosyayı İndir
11 yapi-kredi-2025-yilina-baslarken-yurt-disi-piyasalar İlgili Dosyayı İndir
12 alnus-yatirim-2025-strateji-raporu-440059 İlgili Dosyayı İndir
13 anadolu-yatirim-2025-strateji-raporu-ve-hisse-onerileri-4403932 İlgili Dosyayı İndir
14 burgan-yatirim-2025-strateji-raporu-5049933 İlgili Dosyayı İndir
15 garanti-bbva-2025-strateji-raporu-ve-hedef-fiyatlar-422 İlgili Dosyayı İndir
16 gedik-yatirim-2025-strateji-raporu-54033 İlgili Dosyayı İndir
17 global-menkul-2025-strateji-raporu-43938 İlgili Dosyayı İndir
18 halk-yatirim-2025-strateji-raporu-ve-hedef-fiyatlar-322 İlgili Dosyayı İndir
19 ikon-menkul-2025-yılını-bekleyenler İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 06 Ocak 2025 00:00
Kurumların haftalık bültenleri, strateji raporları ve teknik önerileri
S.No Dosya Adı İndir
1 allbatross-haftalik-takip-listesi-334884 İlgili Dosyayı İndir
2 gedik-yatirim-haftalik-bulten-852088 İlgili Dosyayı İndir
3 vakif-yatirim-haftalik-strateji-bulteni-405202 İlgili Dosyayı İndir
4 kuveyt-turk-haftalik-bulten-409280 İlgili Dosyayı İndir
5 colendi-haftalik-model-portfoy-439831 İlgili Dosyayı İndir
6 gedik-haftalik-teknik-analiz-bulteni-442393 İlgili Dosyayı İndir
7 integral-haftalik-strateji-raporu-409309 İlgili Dosyayı İndir
8 piramit-menkul-haftalik-bulten-48099 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 03 Ocak 2025 00:00
Kurumların enflasyon verileri
S.No Dosya Adı İndir
1 info-enflasyon-verisi-503398 İlgili Dosyayı İndir
2 is-bankasi-enflasyon-verisi-55093332 İlgili Dosyayı İndir
3 tskb-enflasyon-verisi-5504877 İlgili Dosyayı İndir
4 turkiye-hayat-emeklilik-enflasyon-verisi-4405933 İlgili Dosyayı İndir
5 vakifbank-enflasyon-verisi-5504933 İlgili Dosyayı İndir
6 kuveytturk-enflasyon-verisi-504933 İlgili Dosyayı İndir
7 seker-yatirim-enflasyon-verisi-5509483 İlgili Dosyayı İndir
8 alnus-yatirim-enflasyon-verisi-599924 İlgili Dosyayı İndir
9 gedik-yatirim-enflasyon-verisi-50444733 İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 02 Ocak 2025 00:00
Kurumların Tüpraş Aralık Ürün Marjları raporlarına bu başlık altında ulaşabilirsiniz.
S.No Dosya Adı İndir
1 garanti-bbva-tupras-urun-marjlari-440993 İlgili Dosyayı İndir
2 tacirler-tupras-urun-marjlari-4400988 İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 02 Ocak 2025 00:00
Kurumların İSO Türkiye İmalat PMI raporlarını bu başlık altında bulabilirsiniz.
S.No Dosya Adı İndir
1 tacirler-yatirim-iso-imalat-pmi-raporu-440332 İlgili Dosyayı İndir
2 yatirim-finansman-imalat-pmi-raporu-4403933 İlgili Dosyayı İndir
3 akbank-iso-imalat-pmi-4093348 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 30 Aralık 2024 00:00
Kurumların haftalık bültenleri ve yayınladığı raporlar
S.No Dosya Adı İndir
1 anadolu-yatirim-haftalik-bulten-445039 İlgili Dosyayı İndir
2 ata-portfoy-haftaya-bakis-522321 İlgili Dosyayı İndir
3 turkiye-hayat-emeklilik-haftalik-bulten-409890 İlgili Dosyayı İndir
4 vakif-yatirim-haftalik-strateji-bulteni-406342 İlgili Dosyayı İndir
5 a1-capital-haftalik-bulten-430532 İlgili Dosyayı İndir
6 info-yatirim-haftalik-makro-bulten-4408402 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 30 Aralık 2024 00:00
Kurumların Türkiye Beyaz Eşya Satışları ile ilgili yayınladığı raporlar – Kasım 2024
S.No Dosya Adı İndir
1 seker-yatirim-beyaz-esya-sektor-raporu-444563 İlgili Dosyayı İndir
2 yapi-kredi-beyaz-esya-sektor-raporu-433221 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 30 Aralık 2024 00:00
Bu yıl içerisinde gümüş her ne kadar boğa koşusunu altından sonrasında başlatmış olsa da en az altın kadar en iyi performans gösteren emtiaların başında geldi. Önümüzdeki yılın başı itibariyle endüstriyel talebin toparlanma göstermesiyle, yılın ikinci yarısında gümüş varlığının altından çok daha iyi bir koşu gerçekleştireceğini öngörüyoruz
S.No Dosya Adı İndir
1 gumus-fiyatlari-ve-hedefler İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 26 Aralık 2024 00:00
Tüm kurumların faiz kararı sonrası çıkardıkları raporları sizler için listeledik.
S.No Dosya Adı İndir
1 integral-tcmb-faiz-karari-44033 İlgili Dosyayı İndir
2 makro-tcmb-para-ve-kur-politikasi-metni-2025-26-12-2023-10-40 İlgili Dosyayı İndir
3 turkiye-hayat-emeklilik-tcmb-faiz-karari-44099 İlgili Dosyayı İndir
4 ikon-menkul-faiz-karari-440393 İlgili Dosyayı İndir
5 kuveyt-turk-tcmb-faiz-karari-4403932 İlgili Dosyayı İndir
6 ahlatci-yatirim-tcmb-faiz-karari-4403 İlgili Dosyayı İndir
7 tacirler-yatirim-ppk-faiz-karari-4403939 İlgili Dosyayı İndir
8 alnus-yatirim-tcmb-faiz-indirim-karari-440933 İlgili Dosyayı İndir
9 colendi-tcmb-faiz-karari-4403932 İlgili Dosyayı İndir
10 tskb-tcmb-faiz-karari-4403822 İlgili Dosyayı İndir
11 garanti-bbva-faiz-karari-440390 İlgili Dosyayı İndir
12 seker-yatirim-faiz-karari-4409393 İlgili Dosyayı İndir
13 yatirim-finansman-faiz-karari-440393 İlgili Dosyayı İndir
14 akbank-tcmb-faiz-karari-4403932 İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 26 Aralık 2024 00:00
Kurumların Bist100 ve Teknik Öneri bültenleri
S.No Dosya Adı İndir
1 ata-yatirim-bist-100-teknik-analiz-440322 İlgili Dosyayı İndir
2 vakif-yatirim-teknik-bulten-4403922 İlgili Dosyayı İndir
3 kuveytturk_TeknikBlten26122024 İlgili Dosyayı İndir
4 oyak-yatirim-teknik-bulten-596302 İlgili Dosyayı İndir
5 ziraat-yatirim-teknik-bulten-550493 İlgili Dosyayı İndir
6 yapi-kredi-bist-100-teknik-analiz-3288789 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 23 Aralık 2024 00:00
Kurumlara ait haftalık raporlara ve bültenlere bu başlık altında ulaşabilirsiniz.
S.No Dosya Adı İndir
1 albaraka-haftalik-yatirim-bulteni-4424503 İlgili Dosyayı İndir
2 ata-portfoy-haftaya-bakis-59903 İlgili Dosyayı İndir
3 halk-yatirim-haftalik-strateji-notlari-440520 İlgili Dosyayı İndir
4 kuveyt-turk-haftalik-bulten-442280 İlgili Dosyayı İndir
5 turkiye-hayat-emeklilik-haftalik-bulten-430921 İlgili Dosyayı İndir
6 vakif-yatirim-haftalik-strateji-bulteni-405342 İlgili Dosyayı İndir
7 vakifbank-haftalik-bulten-590532 İlgili Dosyayı İndir
8 yatirim-finans-yeni-haftaya-baslarken-418902 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 20 Aralık 2024 00:00
Kurumların paylaştığı haftalık makro bültenlerini ve haftalık model portföy raporlarını bu başlık altında bulabilirsiniz.
S.No Dosya Adı İndir
1 info-yatirim-haftalik-makro-bulten-4408832 İlgili Dosyayı İndir
Çarşamba, 18 Aralık 2024 00:00
Anatolia Capital - Makro Strateji Bülteni/Madencilik-Enerji-Ham Petrol
S.No Dosya Adı İndir
1 anatolia-capital-madencilik-enerji-ve-ham-petrol-50094 İlgili Dosyayı İndir
Salı, 17 Aralık 2024 00:00
Anadolu Hayat Emeklilik - 2025: Özel Raporu
S.No Dosya Adı İndir
1 turkiye-hayat-emeklilik-2025-ozel-raporu-55093 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 16 Aralık 2024 00:00
Kurumların haftalık bültenleri, beklentileri ve hedef fiyatlar.
S.No Dosya Adı İndir
1 gedik-yatirim-haftalik-teknik-bulten-480983 İlgili Dosyayı İndir
2 yatirim-finans-yeni-haftaya-baslarken-418092 İlgili Dosyayı İndir
3 gedik-yatirim-haftalik-bulten-859038 İlgili Dosyayı İndir
4 piramit-menkul-haftalik-bulten-485632 İlgili Dosyayı İndir
5 kuveyt-turk-haftalik-bulten-442903 İlgili Dosyayı İndir
6 integral-haftalik-strateji-raporu-448052 İlgili Dosyayı İndir
7 anadolu-yatirim-haftalik-bulten-449075 İlgili Dosyayı İndir
8 colendi-haftalik-model-portfoy-447909 İlgili Dosyayı İndir
Perşembe, 12 Aralık 2024 00:00
Fintegral Consulting
S.No Dosya Adı İndir
1 suriye-uzerine-ekonomik-arastirmalar İlgili Dosyayı İndir
Salı, 10 Aralık 2024 00:00
Kurumların Sanayi Üretim Verisi raporlarına buradan ulaşabilirsiniz.
S.No Dosya Adı İndir
1 albaraka-turk-sanayi-uretim-verisi-558443 İlgili Dosyayı İndir
2 alnus-yatirim-sanayi-uretim-verisi-5509884 İlgili Dosyayı İndir
3 tskb-sanayi-uretim-verisi-55033221 İlgili Dosyayı İndir
4 yatirim-finans-sanayi-uretim-verisi-5509884 İlgili Dosyayı İndir
5 seker-yatirim-sanayi-uretim-verisi-593221 İlgili Dosyayı İndir
6 garanti-bbva-sanayi-uretim-verisi-5098473 İlgili Dosyayı İndir
7 vakif-yatirim-sanayi-uretim-verisi-550999 İlgili Dosyayı İndir
8 ak-yatirim-sanayi-uretim-verisi-50994 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 09 Aralık 2024 00:00
Türkiye Hayat Emeklilik - Haftalık Bülten raporu
S.No Dosya Adı İndir
1 turkiye-hayat-emeklilik-haftalik-bulten-409829 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 06 Aralık 2024 00:00
Kurumların haftalık model portföyleri ve gündeme ilişkin değerlendirme raporlarını bu sayfada bulabilirsiniz.
S.No Dosya Adı İndir
1 info-haftalik-makro-bulten-046752 İlgili Dosyayı İndir
2 alnus-yatirim-haftalik-model-portfoy-450432 İlgili Dosyayı İndir
3 akbank-haftalik-bulten-45698 İlgili Dosyayı İndir
4 tskb-haftalik-gundem-458832 İlgili Dosyayı İndir
5 albaraka-haftalik-ekonomi-bulteni-438722 İlgili Dosyayı İndir
6 bizim-menkul-haftalik-bulten-509943 İlgili Dosyayı İndir
Destek Yatırım - Hesap Aç
Öne Çıkanlar Kurumlar Hisse Karşılaştır Partnerlerimiz Videolar Blog İletişim
Giriş Yap Üye Ol
Google Play Apple Store