Midas - Yeni Kullanıcılara Özel
1

Fintables

Cuma, 14 Ağustos 2026 00:00

Pegasus Analist Toplantısı Notları (2026/06)

Pegasus Hava Taşımacılığı, ikinci çeyrek finansal sonuçlarının ardından bir analist toplantısı düzenledi. Toplantıda Orta Doğu kaynaklı kapasite kesintilerinin ardından temmuzda görülen toparlanma, 3Ç26 beklentileri, Smartwings satın alımı ve yakıt maliyetlerine karşı alınan önlemler ele alındı.

Trafik Performansı

Orta Doğu’daki hava sahası kapanmaları ve değişen rezervasyon eğilimleri Pegasus’un ikinci çeyrek operasyonları üzerinde belirleyici oldu. Şirketin Orta Doğu ağı, 2025 yılında toplam AKK’nin %12’sini ve dış hat AKK’nin %15’ini oluşturuyordu. Bölgedeki uçuşlar şubat sonunda üç destinasyon dışında durduruldu. Operasyonlar mayıs ayının ilk haftasından itibaren kademeli olarak yeniden başladı. Toplam AKK 2Ç26’da yıllık bazda %3 gerilerken dış hat AKK %9 azaldı. Toplam yolcu sayısı %1 düşüşle 10,5 milyon, dış hat yolcu sayısı %11 düşüşle 6,1 milyon olarak gerçekleşti. Toplam doluluk oranı 3,4 puan azalarak %83,0’a, dış hat doluluk oranı 2,7 puan azalarak %81,5’e indi. Dış hatlarda kullanılamayan kapasitenin bir bölümü iç hatlara yönlendirildi. İç hat AKK yıllık bazda %29, iç hat yolcu sayısı %16 arttı. Ortalama filo büyüklüğünün %8 artmasına karşın toplam AKK’nin %3 gerilemesi, uçuş kesintilerinin filo kullanımını ve sabit maliyetlerin kapasiteye dağılımını olumsuz etkiledi. Ortalama uçuş mesafesi de iç hatların ağırlığının artmasıyla %6 azaldı.
 
Nisan, rezervasyon eğilimlerinin en zayıf olduğu ay olarak kaydedildi. Ateşkesin ardından seyahat talebi mayıs ve haziranda kademeli şekilde toparlandı. Şirket, Suudi Arabistan, Irak ve Lübnan hatlarında talebin güçlü seyrettiğini belirtti. Halep uçuşları da 9 Haziran 2026 tarihinde başladı. Türkiye’ye gelen toplam ziyaretçi sayısı, 1Ç26’daki yıllık %4 artışın ardından 2Ç26’da %6 geriledi. Yönetim, Avrupa gelirlerindeki düşüşte Türkiye’ye yönelik talebin zayıflamasının yanı sıra Avrupa ile Orta Doğu arasındaki aktarmalı trafiğin kesintiye uğramasının da etkili olduğunu aktardı.

Finansal Performans

Satış gelirleri 2Ç26’da yıllık bazda %1 gerileyerek 865 milyon euro oldu. Dış hat yolcu sayısındaki %11’lik düşüşe rağmen gelirlerdeki daralma fiyatlama aksiyonları, iç hat büyümesi ve kapasitenin daha yüksek nakit katkısı sağlayan rotalara yönlendirilmesiyle sınırlı kaldı. Toplam birim gelir, dört çeyreklik düşüşün ardından yıllık bazda %2 artarak 4,49 euro sente yükseldi. Dış hat birim bilet geliri 1Ç26’daki %10’luk düşüşün ardından 2Ç26’da %2 arttı. İç hat tarifeli gelirleri %26 yükselirken iç hat birim geliri euro bazında %9, TL bazında %31 arttı. Yan gelirler %2 düşüşle 311 milyon euro olarak gerçekleşti. Yolcu başına yan gelir 29,5 euro ile geçen yılın aynı dönemindeki 29,7 euro seviyesine yakın seyretti. Yan gelirlerin toplam gelir içindeki payı %37 oldu.
 
Toplam giderler %24 artarak 899 milyon euroya çıktı. Jet yakıtı fiyatındaki yıllık artış yaklaşık %90 olurken şirketin yakıt gideri hedge pozisyonu ve yeni nesil uçakların filo içindeki yüksek payı sayesinde %58 artışla 340 milyon euro seviyesinde gerçekleşti. Yakıt CASK’ı %63, toplam CASK %28 ve yakıt hariç CASK %13 arttı. FAVÖK 254 milyon eurodan 80 milyon euroya gerilerken FAVÖK marjı %29,0’dan %9,2’ye indi. FAVÖK’teki yıllık düşüşün 125 milyon euroluk bölümü yakıt giderlerindeki artıştan kaynaklandı. Hasılatın %1 gerilemesine karşılık satışların maliyeti %24 yükseldi. Bu gelişmeyle brüt kâr 195 milyon eurodan 18 milyon euroya, esas faaliyet sonucu ise 64 milyon euro kârdan 34 milyon euro zarara döndü. Pegasus, 2Ç26’da 92 milyon euro net zarar kaydetti. Geçen yılın aynı döneminde 122 milyon euro net kâr açıklanmıştı. Operasyonel kârlılıktaki bozulmanın yanında net kur farkı pozisyonunun 45 milyon euro gelirden 10 milyon euro gidere dönmesi de dönem sonucunu etkiledi.

Nakit ve Borçluluk

Finansal yatırımlar dahil nakit ve nakit benzerleri Haziran 2026 sonunda 1.546 milyon euro olarak gerçekleşti. Banka kredileri ve tahviller düşüldüğünde hesaplanan artı nakit pozisyonu 548 milyon euro oldu. Uçak kiralama yükümlülüklerinin dahil edildiği net borç ise 2025 sonundaki 2.942 milyon eurodan 3.156 milyon euroya yükseldi. Toplam finansal borçların %22’si bir yıldan kısa, %47’si bir ila beş yıl ve %31’i beş yıldan uzun vadeye sahipti. İlk altı ayda işletme faaliyetlerinden sağlanan nakit 405 milyon eurodan 208 milyon euroya geriledi. Faaliyetlerden elde edilen nakit akışı 54 milyon euro olurken işletme sermayesindeki değişimler 154 milyon euro pozitif katkı sağladı. Aynı dönemde kira sözleşmelerinden kaynaklanan borç ödemeleri 220 milyon euro, ödenen faiz ve komisyonlar 130 milyon euro olarak gerçekleşti.

Yakıt ve Filo

Pegasus, 2026 yılı için öngörülen jet yakıtı kullanımının %67’sini hedge etmiş durumda. Korunma işlemlerindeki Brent fiyat aralığı varil başına 64-71 dolar seviyesinde bulunuyor. Şirketin 2027 yılı için hedge oranı %30, Brent fiyat aralığı ise 61-69 dolar olarak açıklandı. Yönetimin ikinci yarı için paylaştığı senaryoda Brent petrolünün varil başına 85 dolar, jet yakıtının ton başına 1.150 dolar seviyesinde kalacağı varsayıldı. Bu varsayımlar altında ikinci yarı yakıt giderinin yıllık bazda %40, tam yıl yakıt giderinin ise %47 artması öngörülüyor. Yakıt hariç CASK ilk yarıda %8 arttı. İkinci yarıda ara dönem ücret artışı yapılmaması, kapasitenin yeniden büyümeye başlaması ve sabit maliyet emiliminin iyileşmesiyle yakıt hariç birim maliyet artışının orta tek haneli seviyelere gerilemesi bekleniyor.
 
Pegasus’un filosu Haziran 2026 sonunda 131 uçaktan oluştu. Yeni nesil uçakların toplam filo içindeki payı %88, ortalama filo yaşı 5,5 yıl seviyesinde bulunuyor. Şirket, 2026 sonunda 132 uçaklık filoya ulaşmayı planlıyor. Yıl içinde yedi A321neo’nun filoya katılması ve iki A320neo’nun filodan çıkması öngörülüyor. Airbus’ın üretim ve teslimat takvimindeki değişiklik nedeniyle dört uçak teslimatı 2027’den 2028’e kaydırıldı. Yönetim, değişikliğin jeopolitik gelişmeler veya filo stratejisinde alınan yeni bir karardan kaynaklanmadığını açıkladı.

Smartwings

Smartwings satın alımına ilişkin düzenleyici onay süreci devam ediyor. Yönetim, işlemin Eylül 2026’da tamamlanmasını bekliyor. Pegasus, şirketin tamamı için 154 milyon euro tutarında satın alma bedeli üzerinde anlaşmıştı. Smartwings’in yıllık gelirinin yaklaşık 1 milyar euro, FAVÖK marjının %20’nin üzerinde olduğu belirtildi. Gelirlerin yaklaşık üçte ikisi charter, üçte biri tarifeli uçuşlardan oluşuyor. Pegasus, uzun vadede tarifeli uçuşların payını kademeli olarak artırmayı ve Smartwings’in mevcut durumda sınırlı olan yan gelirlerini geliştirmeyi planlıyor. Dönüşüm sürecinin satın alımın tamamlanmasının hemen ardından hızlandırılmayacağı ifade edildi. Mevcut iş modelinin kârlı olması nedeniyle tarifeli uçuşlara geçişin aşamalı şekilde yürütülmesi öngörülüyor. Smartwings’in yaklaşık 1 milyar euro net borcu bulunuyor. Bu borç, işlemin tamamlanmasının ardından Pegasus’un mali tablolarına konsolide edilecek. Yönetim, satın alım finansmanına ilişkin görüşmelerin son aşamada olduğunu ve birleşme sonrasında oluşacak kaldıraç seviyesinin şirketin mevcut likidite yapısı içinde yönetilebilir kalmasını beklediğini belirtti.
3Ç Beklentileri
 
Pegasus, 3Ç26’da AKK’nin yaklaşık %5, satış gelirlerinin %8-10 büyümesini ve FAVÖK marjının yaklaşık %30 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Yönetim, temmuz performansının çatışmalar öncesinde hazırlanan bütçeyle büyük ölçüde uyumlu olduğunu belirtti.
 
Beklenti konusu
3Ç26 beklentisi
AKK büyümesi
Yaklaşık %5
Satış geliri büyümesi
%8-10
FAVÖK marjı
Yaklaşık %30
 
Orta Doğu’da uçuşların yeniden başlaması, daha yüksek dış hat kapasitesi ve uçuş ağındaki verimliliğin iyileşmesi üçüncü çeyrek beklentilerinin temelini oluşturuyor. Temmuzda dış hat AKK yıllık bazda %8, dış hat yolcu sayısı %9 arttı. Orta Doğu’da işletilen kapasite ise birebir karşılaştırmada geçen yılın aynı ayının %18 üzerine çıktı.
 
Yönetim, rezervasyonların uçuş tarihlerine daha yakın yapıldığını ve ağustos sonrasına ilişkin görünürlüğün sınırlı kaldığını ifade etti. Bu nedenle 4Ç26 ve yıl sonuna yönelik bir beklenti paylaşılmadı. Bununla birlikte mevcut görünümün bir önceki sonuç toplantısına kıyasla daha olumlu olduğu belirtildi.
Perşembe, 13 Ağustos 2026 00:00
Migros Analist Toplantısı Notları (2026/06)

Büyüme ve Talep Görünümü

Migros ikinci çeyrekte konsolide net satışlarını %2,7 reel büyümeyle 124,4 milyar TL'ye taşıdı. Enflasyon muhasebesi uygulanmamış verilerde nominal büyüme %36 seviyesinde gerçekleşti. LFL mağaza satış büyümesi ise enflasyondan arındırılmış olarak -%0,1 ile yatay kaldı ve 1Ç26'daki %3,1 seviyesinin belirgin altında oluştu. Sepet büyümesi %0,7 ile pozitif kalırken müşteri trafiği %0,8 geriledi.
 
Yönetim trafik kaybının nedenlerini iki başlıkta topladı. Okul takviminin haziran ayına sarkması sezonluk mağazalardaki faaliyetleri geciktirdi. Alkollü içecek kategorisindeki zayıflık ise pazar payı üzerinde ayrıştırıcı etki yarattı. Sunumda alkol hariç bakıldığında ikinci çeyrekte ve Temmuz 2026'da birebir mağaza müşteri trafiğinin pozitif olduğu belirtildi.
 
Pazar payı tarafında ilk yarıda toplam hızlı tüketim ürünleri pazarındaki pay %9,7, modern pazardaki pay %15,3 olarak gerçekleşti. Her iki gösterge de geçen yılın aynı dönemindeki %9,8 ve %15,6 seviyelerinin altında kaldı. Alkol hariç FMCG pazar payının 10 baz puan yükseldiği paylaşıldı. Yönetim temmuz ayından itibaren kaybedilen payın bir bölümünün geri alındığını aktardı.
 
Toplantıda tüketicilerde kategoriler genelinde aşağı yönlü ürün tercihinin belirginleştiği ifade edildi. Bu eğilimin ambalajlı gıdada daha güçlü olduğu, stoklanabilir ürünlerde tüketicinin promosyon dönemlerini beklediği aktarıldı. Taze kategorilerde benzer bir eğilimin gözlenmediği, meyve ve sebze fiyatlamasının açık pazarların dahi altında konumlandığı belirtildi. Organize perakendede oyuncular arasında fiyat farklılaşması bulunmadığı, tüm formatların iş modelini promosyon üzerine kurduğu değerlendirildi. Migros'un kendi fiyat endeksinin ise TÜFE'ye yakın ve hafif altında seyrettiği paylaşıldı.

Karlılık ve Maliyet Yapısı

Brüt kar marjı ikinci çeyrekte 120 baz puan gerileyerek %22,7'ye indi. Uygulanan faiz oranı ve stoklarda enflasyon düzeltmesi etkileri hariç tutulduğunda düşüş 60 baz puanla sınırlı kaldı ve marj %21,2 oldu. Daralmanın ana kaynağı olarak geçen yılın aynı dönemine göre hızlanan promosyon faaliyetleri gösterildi. Dağıtım merkezi çalışanlarının Migros kadrosuna alınmasının depo maliyetlerini ilk yarıda 20 baz puan artırdığı da paylaşıldı.
 
Faaliyet giderleri/satışlar oranı ikinci çeyrekte %22,1'den %23,1'e yükseldi. Bu 100 baz puanlık artışın 98 baz puanı amortisman ve itfa paylarından kaynaklandı. Kalem bazında enerji giderleri 24 baz puan, kira ve ortak alan giderleri 15 baz puan azalırken personel maliyeti 22 baz puan ve reklam giderleri 22 baz puan arttı. Amortisman ve itfa payları hariç faaliyet giderleri/satışlar oranı %18,4 ile geçen yılın aynı çeyreğiyle aynı seviyede kaldı. İlk yarı genelinde aynı oran 39 baz puan iyileşerek %18,6'ya geriledi.
 
FAVÖK ikinci çeyrekte %20 gerileyerek 5.307 milyon TL'ye indi ve marj %5,4'ten %4,3'e düştü. Sunumda ilk yarıdaki 50 baz puanlık brüt kar marjı düşüşünün faaliyet gideri tarafındaki 39 baz puanlık iyileşmeyle büyük ölçüde dengelendiği belirtildi. Promosyon maliyetinin tamamının şirket üzerinde kalmadığı, tedarikçilerle paylaşıldığı aktarıldı. Benzer bir maliyet paylaşımının online operasyonlarda teslimat ve sipariş toplama tarafında da yürütüldüğü ifade edildi.
 
Migros ikinci çeyreği 645 milyon TL net zararla kapattı. Geçen yılın aynı çeyreğinde 494 milyon TL net kar açıklanmıştı. İlk yarı net karı 1.078 milyon TL seviyesinde gerçekleşti.
 
Nakit tarafında tablo farklı seyretti. Serbest nakit akımı yılın ilk yarısında 898 milyon TL'den 5.766 milyon TL'ye yükseldi. Köprüde 17.838 milyon TL işletme faaliyetlerinden sağlanan net nakit, 6.615 milyon TL yatırım nakit çıkışı, 2.585 milyon TL alınan faiz, 2.374 milyon TL ödenen faiz ve 5.668 milyon TL kira ödemesi yer aldı. Net nakit pozisyonu Haziran 2026 itibarıyla %12 artışla 31,8 milyar TL'ye ulaştı. Nakit dönüşüm döngüsü ise -41,8 günden -37,7 güne gelerek 4,2 gün geriledi. Yönetim stok ve ticari borç tarafında iyileştirme alanı bulunduğunu, önceliğin tedarikçi desteğiyle birlikte ciro büyümesini sürdürmek olduğunu belirtti.

Mağaza Ağı ve Yatırımlar

İkinci çeyrekte 7'si Macrocenter olmak üzere 64 yeni mağaza açıldı ve toplam mağaza sayısı 3.830'a ulaştı. İlk yarıdaki açılış sayısı 115 olurken temmuz ayında 15 mağaza daha devreye alındı. Satış alanı %2,3 artışla 2.101 bin m²'ye çıktı. Aynı dönemde format optimizasyon programı kapsamında 19 Mion mağazası kapatıldı. Yönetim performans eşiğinin altında kalan mağazalarda kapanış kararının kurala bağlandığını, bu yıl kapanış sayısının önceki yıllara göre daha yüksek olduğunu aktardı. Açılışlarda önceliğin süpermarket ve Macrocenter gibi daha büyük formatlarda tutulduğu belirtildi.
 
Online hizmet veren mağaza sayısı yıllık 1.024 artışla 2.577'ye ulaştı. Bu sayının 1.127'si online teslimat, 1.450'si yalnızca tıkla gel al mağazası olarak sınıflandırıldı. Yönetim tıkla gel al penetrasyonunun halen sınırlı olduğunu, asıl operasyonun teslimat tarafında yürüdüğünü vurguladı.
 
Yatırım harcamaları yılın ilk yarısında 6.298 milyon TL ile satışların %2,6'sına denk geldi. Kırılımda bilgi teknolojileri, jet kasa ve elektronik fiyat etiketi yatırımları %41 ile ilk sırada yer aldı. Mağaza ve dağıtım merkezlerinin bakım-onarımı %32, yeni mağazalar %19, yeni dağıtım merkezleri %3 ve iştirakler %5 pay aldı. Elektronik fiyat etiketi ve jet kasa yatırımlarının ilk yarıda 42 baz puanlık faaliyet gideri tasarrufu sağladığı paylaşıldı. Toplantıda 75 yıllık mağaza portföyünde yenileme ihtiyacının yatırım önceliklerinden biri olduğu ifade edildi.
 
Kira yapısına ilişkin olarak mağazaların bir bölümünde sabit kira, bir bölümünde ciro esaslı kira uygulandığı belirtildi. Sabit kira/satış oranının ilk yarıda %2,3 seviyesinde olduğu ve kiralama politikasında değişiklik öngörülmediği için bu oranın yıl genelinde korunmasının beklendiği aktarıldı.

2026 Beklentileri

Yönetim yıl başında paylaşılan 2026 beklentilerinde değişikliğe gitmedi. Bununla birlikte sunumda mevcut eğilimlerin satış büyümesinin beklenti aralığının alt sınırına yakın gerçekleşebileceğine işaret ettiği belirtildi.

Beklenti Konusu

2026 Beklentisi

1YY26 Gerçekleşen

Satış Büyümesi

%5 - %7

%4,5

TMS 29 FAVÖK Marjı

%6 - %7

%4,5

FAVÖK Marjı (etkiler hariç)

%4 - %5

%3,0

Yeni Mağaza

180 - 200

115

Yatırım Harcamaları/Satışlar

%2,5 - %3,0

%2,6

 

Perşembe, 13 Ağustos 2026 00:00

Sabancı Holding Analist Toplantısı Notları (2026/06)

Portföy Sadeleşmesi

Holding, dönemi iki tam çıkışın tamamlandığı bir sadeleşme dönemi olarak tanımladı. Heidelberg Materials'ın önalım hakkını kullanmasının ardından Akçansa'daki %39,72 oranındaki payın satışı 1,1 milyar dolar işletme değeri üzerinden tamamlandı ve borç, nakit ile diğer kapanış düzeltmelerinin ardından işlemden 428 milyon dolar tutarında nakit girişi sağlandı. Stratejik iş odağı dışında değerlendirilen CarrefourSA'da ise Sabancı Holding'in %57,12 ve Carrefour Nederland B.V.'nin %32,16 oranındaki paylarından oluşan toplam %89,28'lik payın Yeni Mağazacılık A.Ş.'ye devri 31 Temmuz 2026 tarihinde tamamlandı. Kapanış düzeltmeleri sonrasında Sabancı Holding, kapanış hesaplarının nihai incelemesine bağlı ilave düzeltmelere tabi olmak üzere 85,5 milyon dolar tutarında ödeme gerçekleştirdi ve işlemin şirketin finansal sonuçları üzerindeki vergi sonrası etkisi 32,8 milyon TL negatif oldu.
 
Yönetim, son dönemdeki çıkışların portföyün niteliği üzerindeki etkisini 2026 ilk yarı verileri üzerinden aktardı. Buna göre çıkışlar banka dışı FAVÖK marjını 120 baz puandan fazla yükseltirken, özkaynak karlılığına 90 baz puanlık, döviz bazlı gelirlerin payına ise yaklaşık 250 baz puanlık olumlu katkı sağladı. Kar tabanındaki artışın yaklaşık %25 düzeyinde olduğu paylaşıldı.
 
Bu işlemlerin ardından Holding solo net nakit pozisyonu, tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 35,3 milyar TL'ye ulaştı. Bu tutar CarrefourSA işleminin kapanış etkisini henüz içermiyor. Yönetim, söz konusu etki dikkate alındığında dahi nakit pozisyonunun 30 milyar TL'nin üzerinde ve tarihsel olarak yüksek bir seviyede kalacağını belirtti. Banka dışı Net Borç/FAVÖK oranı, portföy genelinde süren yatırımlara karşın Grup'un 2,0x politika eşiğinin altında 1,7x seviyesinde gerçekleşti.

Finansal Performans

Kombine gelirler yıllık bazda %10 azalarak 426 milyar TL seviyesinde gerçekleşti ve gelir dağılımı %54 banka, %46 banka dışı olarak kaydedildi. Yönetim, Türk lirasındaki değer kaybının enflasyonun altında kalmasının ihracat ağırlıklı iş kollarının katkısını sınırladığını aktardı.
 
Görünüm FAVÖK tarafında farklılaştı. Kombine FAVÖK yıllık bazda %13 artışla 54 milyar TL'ye yükseldi. Bankanın FAVÖK katkısı net faiz marjındaki toparlanmanın desteğiyle düşük bazdan güçlü bir artış gösterirken, banka dışı FAVÖK marjı yıllık bazda 163 baz puan genişledi. Enerji ve malzeme teknolojileri iş kolları çeyreğin ana katkı kalemleri oldu.
 
Konsolide net kar, 2025 yılının ikinci çeyreğindeki 2,3 milyar TL seviyesinden 14,2 milyar TL'ye yükseldi. Artışa en büyük katkıyı, Akçansa'daki payların tamamının 14,5x değerleme çarpanıyla devri sonucunda kaydedilen 8,9 milyar TL tutarındaki satış karı sağladı. Bu tek seferlik gelir hariç tutulduğunda konsolide net kar, yıllık bazda iki katından fazla artarak 5,3 milyar TL'ye ulaştı. Daha yüksek vergi giderlerine karşın azalan parasal kayıplar sonucu destekledi.
 
Banka dışı operasyonel nakit akışı 20 milyar TL olarak gerçekleşti. FAVÖK'teki iyileşmeye karşın nakit akışının yıllık bazda gerilemesi, temel performanstan ziyade yıl sonu ile ilk yarı sonu arasındaki işletme sermayesi hareketlerinden ve zamanlama etkilerinden kaynaklandı. Yönetim bu etkinin yılın kalanında kademeli olarak tersine dönmesini beklediğini aktardı. Banka dışı yatırım harcamalarının satışlara oranı 2026 ilk yarısında %14,6 olarak gerçekleşerek orta vadeli %15-20 hedef aralığıyla uyumlu seyretti. Yatırım harcamalarındaki artış ağırlıklı olarak enerjide üretim kapasitesi, düzenlemeye tabi şebeke yatırımları ve ABD'deki iklim teknolojileri yatırımlarını yansıttı.

Enerjisa Üretim

Enerjisa Üretim, fiyatlamaların zayıf seyrettiği bir faaliyet ortamında kombine gelirini yıllık bazda %22 düşüşle 22.688 milyon TL, kombine FAVÖK'ünü %20 düşüşle 5.132 milyon TL olarak kaydetti. Buna karşın FAVÖK marjı 66 baz puan iyileşerek %23 seviyesine çıktı. Dolar bazında ikinci çeyrek FAVÖK'ü 110 milyon dolar oldu. İlk yarıda kombine FAVÖK 10.108 milyon TL ile %1 artarken marj 173 baz puan genişledi ve dolar bazında FAVÖK 190 milyon dolardan 217 milyon dolara yükseldi. Net kar, daha düşük vergi giderleri ve artan parasal kazançların etkisiyle %16 artışla 4,4 milyar TL'ye ulaştı.
 
Üretim miksindeki değişim performansın ana belirleyicisi oldu. Devreye alınan yeni kapasitelerin katkısıyla rüzgar üretimi yıllık bazda yaklaşık %70 arttı ve olumlu hidrolojik koşullar hidroelektrik üretimini destekledi. Serbest piyasa fiyatlarına daha duyarlı doğal gaz santrallerindeki üretim ise zayıf piyasa koşullarında uygulanan disiplinli portföy optimizasyonunu yansıttı. Bu esnek kapasitenin yan hizmet gelirleri aracılığıyla da katkı sağladığı, emtia ticareti faaliyetlerinin ise oynak koşullarda karlılığa ilave katkı verdiği paylaşıldı. Şirketin kurulu gücü 4,6 GW seviyesinde ve yenilenebilir kaynakların payı %56. Yönetim, rüzgar portföyünün döviz bazlı sabit fiyatlama taşıması nedeniyle ileriye dönük FAVÖK'ün önemli bir bölümünün şimdiden sabitlenmiş olduğunu vurguladı.
 
YEKA-2 rüzgar programı kapsamındaki kalan 250 MW'lık kapasitenin finansmanı bilanço tarihinden sonra tamamlandı. Böylece 1 GW'lık yatırım portföyünün finansmanı güvence altına alındı ve program için sağlanan toplam finansman tutarı yaklaşık 1,4 milyar dolara ulaştı. Yönetim, yatırımın Türkiye'nin rüzgar kaynağı en güçlü ve talebe en yakın bölgesi olarak tanımladığı batı koridorunda konumlandığını aktardı.

Enerjisa Enerji

Dağıtım tarafında performans, yüksek düzenlemeye tabi varlık tabanı ve güçlenen finansal gelir katkısı ile desteklenirken perakende tarafında geçen yıla kıyasla iyileşme kaydedildi. Şirket 10 Ağustos 2026 tarihinde yıl sonu beklentilerini yukarı yönlü revize etti. Yönetim, revizyonun daha yüksek enflasyon ve düzenlemeye tabi varlık tabanının endekslenmesine bağlı finansal gelir etkisini yansıttığını, yatırım faaliyetinin yılın kalanında yüksek seyretmesinin beklendiğini belirtti.

Beklenti Konusu

2026 Beklentisi

Faaliyet Gelirleri (FAVÖK ve Yatırım Geri Ödemeleri)
80-85 milyar TL
Baz Alınan Net Kar
13-15 milyar TL
Yatırımlar
30-35 milyar TL
Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı
110-120 milyar TL

Sabancı Renewables

ABD'de Teksas'ta bulunan 286 MW kurulu güce sahip Lucky 7 ve Pepper güneş enerjisi projelerine ilişkin finansman ve vergi avantajlı sermaye yapısı tamamlandı. Toplam 533 milyon dolar tutarındaki finansman paketinin içinde 151 milyon dolar vergi özkaynağı finansmanı yer aldı. Projeler Meta ile imzalanan uzun vadeli enerji alım anlaşmasıyla desteklendi ve devreye alınmalarıyla birlikte Sabancı'nın ABD'deki yenilenebilir enerji portföyünün yaklaşık 790 MW'a ulaşması bekleniyor. Yönetim, veri merkezlerinin uzun vadeli sözleşmeye bağlı temiz ve kesintisiz enerji talebini artırdığını, şirketin bu kesişimde konumlandığını ve katılım biçiminde seçici kalmayı sürdüreceğini ifade etti. İklim teknolojilerinde ise geçen yıl devreye alınan kapasitelerin ilk devreye alma aşamasını geride bırakmasıyla hacimlerin ve FAVÖK katkısının çeyrek içinde daha görünür hale geldiği aktarıldı.

Çimsa

Akçansa'daki payların devri, yapı malzemelerindeki sermayenin Çimsa'ya odaklanmasına imkan tanıdı. Akçansa çeyreğe yalnızca nisan ve mayıs aylarıyla katkı verdi ve bundan sonra tekrarlayan bir katkı kalemi olmayacak. Çimsa, 2024 yılında portföye katılan ve halihazırda temettü ödeyen bir yapıya kavuşan Mannok'un kalan %5,3 oranındaki azınlık payını 20,5 milyon euro bedelle satın alarak İrlanda merkezli platformun tamamına sahip oldu. Yönetim bu adımı, iyi bilinen iş kollarındaki varlığı cazip değerlemelerle artırma yaklaşımının bir örneği olarak tanımladı.
 
Kapasite tarafında iki yatırım devreye alındı. Mersin'deki yeni kalsiyum alüminat çimento tesisiyle yıllık klinker kapasitesi 131 bin tondan 197 bin tona çıkarıldı ve şirketin dünyanın üçüncü büyük üreticisi konumu güçlendi. Eskişehir Fabrikası'ndaki yeni atık ısı geri kazanım tesisinin fabrikanın yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık %25'ini karşılaması bekleniyor. Mart 2025'te devreye alınan güneş enerjisi santrali ile birlikte değerlendirildiğinde şirket bünyesinde üretilen elektriğin fabrikanın yıllık ihtiyacının yaklaşık %40'ını karşılaması öngörülüyor. Yönetim, artan alternatif yakıt kullanımı ve süregelen verimlilik uygulamalarının marjları desteklediğini, yurt dışındaki hacim büyümesi ve karlılığın iç pazardaki zayıf talebi fazlasıyla telafi ettiğini aktardı.

Brisa

Yenileme pazarı çeyreğin ana büyüme sürükleyicisi oldu ve talep hem binek hem ticari lastik tarafında desteklendi. Şirketin yüksek inç segmentindeki liderliğini güçlendirdiği, olumlu ürün miksi, fiyatlama aksiyonları ve disiplinli maliyet yönetiminin çeyrek içinde marj toparlanmasını desteklediği paylaşıldı.

Kordsa

Lastik güçlendirme operasyonlarında EMEA ve Kuzey Amerika'da zorlu piyasa koşulları sürdü. Maliyet optimizasyonu çalışmaları ve geçen yıl yaşanan sel felaketinin ardından normalleşen Asya-Pasifik operasyonları genel performansı destekledi. Kompozit tarafında ticari havacılık programları ile enerji depolama ve yapay zeka altyapısında kullanılan ileri malzemeler öne çıktı. Şirket ayrıca çıkarılmış sermayesinin, 10 milyar TL'lik kayıtlı sermaye tavanı içinde kalmak üzere tamamı iç kaynaklardan karşılanacak şekilde %1.799,9 oranında artırılarak 194.529.076 TL'den 3.695.860.271,57 TL'ye yükseltilmesi amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu'na başvurdu.

Akbank

Faaliyet ortamının başlangıçta öngörülenden daha zorlu geçtiği, uzun süre yüksek kalan fonlama maliyetlerinin marj genişlemesini ve toparlanmayı geciktirdiği aktarıldı. Banka ilk yarı boyunca aktif kompozisyonunu daha yüksek getirili varlıklara doğru yeniden şekillendirirken seçici ve risk ayarlı kredi büyümesini korudu. Swap düzeltilmiş net faiz marjı çeyrekte 25 baz puan geriledi. Buna karşın kombine bazda bankanın FAVÖK katkısı yıllık bazda %27 artışla 24,6 milyar TL'ye ulaştı ve ilk yarıdaki bankacılık net karının büyük bölümü ikinci çeyrekte oluştu.
 
Risk tarafında 2. ve 3. aşama krediler toplam kredilerin %11,5'i ile sınırlı kaldı ve bu kredilere ilişkin karşılık oranı %28,1 seviyesinde korundu. Ücret gelirlerinin faaliyet giderlerini karşılama oranı çeyrekte %101'e ulaşarak giderlerin tam karşılanması hedefiyle uyumlu seyretti. Sermaye yeterlilik oranı %16,4, ana sermaye oranı %13,3 ve çekirdek sermaye oranı %11,3 olarak gerçekleşti. Yönetim, risk getiri odaklı kredi büyümesi ve aktif risk ağırlıklı varlık optimizasyonuyla desteklenen sermaye yapısının mevcut ortamda stratejik esneklik sağladığını vurguladı.

Finansal Hizmetler

Hayat ve emeklilik segmentleri çeyreğin ana destek alanları oldu. Şirket, özel şirketler arasında hem bireysel emeklilik varlıklarında hem de hayat ve kişisel prim üretiminde liderliğini korudu. Emeklilik fonu büyüklüğündeki büyüme sürerken FAVÖK artışı bu ürünlerin teknik katkısı ve genişleyen fon büyüklüğü ile desteklendi. Hayat dışı tarafta motor segmentindeki büyümenin yeniden başlamasıyla prim üretimi iyileşirken odak teknik karlılık ve portföy kalitesinde kaldı ve segmentin sermaye yeterlilik oranı %153 ile güçlü seviyede gerçekleşti. Segmentin kombine geliri yıllık bazda %14,8 artışla 20,4 milyar TL'ye yükselirken kombine FAVÖK 3,5 milyar TL ile yatay seyretti. Net kar tarafında hayat işinde artan parasal kayıplar ve vergi giderleri, hayat dışında ise zayıf FAVÖK baskı yarattı ve segment net karı yıllık bazda %34 geriledi.

Net Aktif Değer ve Sermaye Dağılımı

Net aktif değer kompozisyonunun son portföy hamleleriyle değiştiği, Akçansa çıkışının ardından malzeme teknolojilerinin payının gerilediği ve nakdin net aktif değer içinde daha görünür hale geldiği aktarıldı. Yönetim, net aktif değer iskontosunun toplantı tarihi itibarıyla %58'e yakın seviyede bulunduğunu ve bu seviyeyi portföyün niteliğinin veya yönünün bir yansıması olarak görmediğini belirtti.
 
Sermaye dağılımı tarafında pay geri alımının kullanılabilir araçlardan biri olmayı sürdürdüğü, daha önce de kullanıldığı ve diğer alternatiflerle birlikte değerlendirilmeye devam edildiği ifade edildi. Yönetim önceliğin raporlanan getirilerin kalitesini artırmak ve sermayeyi daha verimli dağıtmak olduğunu, iskontonun en kalıcı çözümünün bu olduğunu vurguladı. Grup şirketlerinde sermaye artırımına ilişkin herhangi bir karar veya duyuru bulunmadığı, sermaye ihtiyaçlarının sürekli değerlendirildiği ve önemli bir gelişme olması halinde mevzuat çerçevesinde kamuya duyurulacağı aktarıldı.
Perşembe, 13 Ağustos 2026 00:00

SASA Analist Toplantısı Notları (2026/06)

Operasyonel Toparlanma

SASA’nın ilk yarı satış hacmi yıllık bazda %41 artarak 691 kilotona, satış geliri ise %45 büyümeyle 833 milyon dolara ulaştı. Hacim ve cirodaki iyileşme dönemin geneline yayılırken mayıstaki görece sınırlı hacim artışında Kurban Bayramı tatili etkili oldu.
 
Ortalama satış fiyatı Aralık 2025 ve Ocak 2026’da 1 dolar/kg seviyesine kadar geriledikten sonra haziranda 1,42 dolar/kg’a yükseldi. Yönetim, fiyat toparlanmasının şubatta başladığını, bölgesel çatışmaların ürün fiyatlarına belirgin etkisinin ise nisandan itibaren görüldüğünü belirtti. Bu nedenle ilk yarıdaki iyileşme yalnızca jeopolitik gelişmelerle açıklanmadı.
 
İlk yarı FAVÖK’ü 182 milyon dolar, FAVÖK marjı %22 olarak gerçekleşti. Yönetim, hammadde fiyatlarındaki hızlı yükselişin stokların yeniden değerlenmesi üzerinden kârlılığı desteklediğini kabul etti. Bununla birlikte iyileşmenin tamamının stok etkisinden oluşmadığı, PTA entegrasyonu, artan hacim ve değişen tedarik koşullarının da sonuçlara katkı sağladığı vurgulandı.
 
Üretimden sevkiyata ve tahsilata uzanan döngünün 75–90 gün sürmesi nedeniyle stok değerleme etkisinin kalıcı olmadığı belirtildi. Yönetim, ilk yarıda %20’nin üzerinde gerçekleşen FAVÖK marjının belirgin şekilde altına inilmesini beklemiyor. Mevcut projeksiyonlarda ise ürün fiyatlarında yeni bir artış varsayılmıyor. Buna karşılık fiyatların bölgesel çatışmalar öncesindeki seviyelere dönmesi de beklenmiyor.
 
Üçüncü çeyreğin ikinci çeyreğe göre daha zayıf geçebileceği ifade edildi. Haziran sonunda talep hızlanırken temmuzda çatışmaların sona ereceği, fiyatların gerileyeceği ve PET ithalatındaki korunma önleminin uygulanmayacağı yönündeki beklentiler siparişlerde yumuşamaya neden oldu. Yaz aylarındaki mevsimsel yavaşlamanın ardından son çeyrekte yeniden hızlanma bekleniyor.

Kapasite ve Talep

PTA, elyaf ve PET reçine yatırımlarının tamamlanması, satış hacmini artırırken daha önce dışarıdan tedarik edilen PTA’nın şirket bünyesinde üretilmesini sağladı. Yönetim, ürün bazında kapasite kullanım oranlarının %70–85 arasında değiştiğini ve mevcut üretimin satışında sorun yaşanmadığını açıkladı. PTA tesisi ise talep oluşması halinde tam kapasitede çalışabilecek teknik olgunluğa ulaştı.
 
2027 yılına ilişkin FAVÖK artışı yeni bir yatırım projesinden ziyade mevcut kapasitelerin olgunlaşmasına dayanıyor. Yönetim, yatırımların 2025 sonunda tamamlanmasına rağmen ekonomik verimliliğin kademeli olarak oluştuğunu belirtti. Kapasite kullanımındaki artış, verimlilik çalışmaları ve yeni ihracat müşterilerinin kalıcı hale gelmesi 2027 performansının temel sürücüleri olarak sıralandı.
 
Bölgesel çatışmalar, Basra Körfezi kaynaklı girdilere bağımlı Uzak Doğulu üreticilerde tedarik sorunlarına yol açtı. Uzun teslimat süreleri, gemi ve konteyner sıkıntısı ile yükselen navlun ve sigorta maliyetleri Türkiye’deki üreticilerin göreli konumunu destekledi. Yönetim, 2026 yılında daha önce SASA’dan ürün almayan bazı ihracat müşterilerinden ilk kez sipariş alındığını ve bu ilişkilerin kalıcı hale gelmesini beklediğini ifade etti.
 
Buna karşılık yüksek faizler ve fiyat oynaklığı müşterilerin stok taşıma isteğini sınırlıyor. Siparişlerin mümkün olan son tarihe bırakılması kısa vadeli talebi dalgalandırırken yönetim, tedarikin Uzak Doğu’dan daha yakın üreticilere kaymasının yapısal bir eğilim olduğunu değerlendiriyor.
 
PET reçine ithalatında 19 Temmuz 2026’dan itibaren 120 dolar/ton tutarında korunma önlemi uygulanmaya başladı. PTA ithalatına yönelik korunma soruşturması da devam ediyor. Yönetim, bu düzenlemelerin olası etkilerini finansal projeksiyonlarına dahil etmedi. Oluşabilecek avantajın fiyat artışı yoluyla marja yansıtılması veya fiyatlar korunarak pazar payı ve hacim kazanımında kullanılması piyasa koşullarına göre belirlenecek. 

Kaldıraç ve Nakit

Net finansal borç/FAVÖK oranı, geçen yılın aynı dönemindeki 20,9x seviyesinden Haziran 2026 itibarıyla düzeltilmiş olarak 8,5x’e geriledi. Düzeltilmiş hesapta, finansal tablolarda henüz görünmeyen ancak temmuzda tamamlanan 300 milyon dolarlık paya dönüşümün etkisi net borçtan çıkarıldı.
 
Şirket, tüm finansal borçlar dahil net finansal borç/FAVÖK oranını 2026 sonunda 6,4x’e, 2027 sonunda 4,7x’e indirmeyi öngörüyor. Gayrikabili rücu proje finansmanı kredileri hariç hesaplandığında oranların aynı tarihlerde sırasıyla 4,5x ve 3,4x seviyelerine gerilemesi bekleniyor.
 
Projeksiyonlar, şirketin 2025 yılında bazı finansal koşulları karşılayamamasının ardından kreditörlerle yeniden müzakere edilen anlaşmalardaki performans kriterlerine göre hazırlandı. Yönetim, yeni projeksiyonlarda kredi koşullarının tekrar ihlal edilmemesi amacıyla muhafazakâr varsayımlar kullanıldığını belirtti. Korunma önlemleri, yeni projeler ve diğer ilave gelir ihtimalleri tahminlere dahil edilmedi.
 
Net borçtaki gerilemenin yalnızca FAVÖK artışından gelmesi beklenmiyor. Yeni büyüme yatırımlarının tamamlanmasıyla yatırım harcamalarının oldukça sınırlı kalması, yaratılan nakdin finansal varlık birikimine ve borç azaltımına yönelmesini sağlayacak. Uzun vadeli ve uygun koşullu proje finansmanı kredilerinin erken kapatılması yerine net nakit pozisyonunun güçlendirilmesi planlanıyor.
 
PTA entegrasyonu işletme sermayesi yapısını da değiştirdi. SASA geçmişte ithal PTA için peşin veya en fazla 45 gün vadeli ödeme yaparken üretim ve tahsilat döngüsü 75–90 gün sürüyordu. Bu fark kısa vadeli banka finansmanı ihtiyacını artırıyordu. Şirket artık PTA üretiminde kullanılan paraksileni Aramco kaynaklı olarak Mitsui üzerinden, Asya spot fiyatlarına endeksli ve 200–300 güne ulaşabilen akreditif vadeleriyle temin ediyor. Böylece finansmanın bir bölümü banka kredisinden ticari borca taşınırken kısa vadeli borç çevirme ihtiyacı azalıyor.
 
Yatırımcı sunumunda serbest nakit akışı, FAVÖK’ten bakım yatırımlarının çıkarılmasıyla hesaplanıyor ve nakit dönüşüm oranı %99 olarak gösteriliyor. Bu tanım; işletme sermayesi, finansman gideri, vergi ve büyüme yatırımlarını içermiyor. Yönetimin borç azaltımına ilişkin sözlü açıklamaları ise yatırım harcamalarındaki düşüşün yanı sıra işletme sermayesi finansmanının banka kredilerinden ticari borçlara kaymasına dayanıyor.

Finansman Yapısı

Ocak 2026’da ihraç edilen 415 milyon euro tutarındaki paya dönüştürülebilir tahvilin 412,6 milyon euroluk bölümü paya dönüştürüldü. Yalnızca 2,4 milyon euroluk kısım için nakit itfa talep edildi. İşlem sonucunda çıkarılmış sermaye 52,5 milyar TL’ye ulaştı.
 
Paya dönüşüm borcu azaltırken ikinci çeyrekte tek seferlik finansman maliyeti yarattı. Tahvil sözleşmesindeki faiz tamamlama hükmü nedeniyle yatırımcılar ana para alacağından vazgeçerek paya dönüşse bile belirli faiz haklarını korudu. Bu ödemeler haziranda yapıldı, sermaye artırımı işlemleri ise temmuzda tamamlandı. Yönetim, ilgili nakit çıkışının üçüncü çeyreğe taşınmadığını belirtti.
 
Kısa vadede yeni bir paya dönüştürülebilir tahvil ihracı planlanmıyor. Buna karşılık standart sabit getirili bir eurobond ihracı için hazırlıklar devam ediyor. Eurobond başlangıçta, yatırımcıların paya dönüşüm yerine nakit itfayı seçmesi halinde oluşabilecek likidite ihtiyacına karşı planlandı. Dönüşümlerin tamamlanmasıyla bu ihtiyaç ortadan kalksa da şirket, ihracı kısa vadeli finansal borçları kapatmak ve likidite rezervini güçlendirmek amacıyla sürdürmeye karar verdi. İşlemin ekimin ilk yarısında tamamlanması öngörülüyor.
 
Erdemoğlu Holding’e olan borç için vergi düzenlemeleri gereği faiz tahakkuk ettiriliyor ancak yükümlülük finansal borç hesabında gösterilmiyor. Bağımsız denetim kapsamında borcun bir yıldan kısa sürede geri çağrılmayacağına ilişkin teyit alındığı için uzun vadeli sınıflandırılıyor. Geçmişte benzer alacaklar tahsisli sermaye artırımlarıyla özkaynağa dönüştürülmüş olsa da mevcut tutar için alınmış bir sermayeye dönüşüm kararı bulunmuyor.

Vergi Etkisi

İlk yarıdaki ertelenmiş vergi gideri nakit çıkışı yaratmadı. Yönetim, giderin iki temel muhasebe etkisinden kaynaklandığını açıkladı. Üretici şirketler için 2027’den itibaren geçerli olacak kurumlar vergisi oranının %25’ten %12,5’e düşmesi, geçmiş yatırımlardan doğan ertelenmiş vergi varlığının daha düşük oranla yeniden ölçülmesine neden oldu.
 
İkinci etki, yatırım teşviklerinden doğan vergi varlığının finansal tablolardaki enflasyon düzeltmesinden farklı bir yeniden değerleme oranıyla güncellenmesinden kaynaklandı. Vergi oranındaki değişimin oluşturduğu büyük yeniden ölçüm etkisi tek seferlik. Buna karşılık enflasyon ile yeniden değerleme oranı arasındaki fark devam ettiği müddetçe ertelenmiş vergi varlığındaki değer kaybı gelir tablosuna gider olarak yansıyabilecek.
 
Dolayısıyla ikinci çeyrekte görülen vergi gideri, ödenmiş veya tahakkuk etmiş bir kurumlar vergisini ifade etmiyor. Operasyonel kârlılık arttıkça net kâra olumlu katkı oluşacak ancak net sonuç finansman giderleri, TMS 29 kapsamında parasal pozisyon etkisi ve ertelenmiş vergi hareketlerinden etkilenmeye devam edecek.

Uzun Vadeli Planlar

Yumurtalık yatırımının 2027 ve 2028 yıllarında SASA üzerinde ilave finansman yükü yaratması beklenmiyor. Yönetim, SASA’ya yansıyabilecek finansman ihtiyacının 2029’dan itibaren başlayabileceğini ve ilk aşamada sınırlı kalacağını belirtti. Yatırımcı sunumunda ilk fazın 2028’de başlaması, sonraki aşamalarda rafineri, aromatikler ve diğer petrokimya üniteleriyle entegrasyonun genişletilmesi öngörülüyor.
 
Merinos’un polyester cips yatırımı SASA açısından bire bir satış kaybı olarak değerlendirilmiyor. Merinos’un kendi cipsini üretmesi durumunda SASA’nın nihai ürün yerine PTA tedarikçisi haline gelmesi mümkün olacak. Yönetim, Türkiye ve yakın coğrafyadaki talebin SASA’nın üretim kapasitesinin üzerinde olduğunu ve Merinos yatırımının önemli ölçüde ithal ikamesi sağlayacağını belirtti.
 
Merinos halka arzında ortak satışından Erdemoğlu Holding’e gelebilecek kaynağın SASA’nın sermaye yapısını güçlendirmede kullanılması planlanıyor. Halka arzın zamanlaması kesinleşmemekle birlikte söz konusu kaynağın 2027 yılı net borç projeksiyonunda SASA’ya aktarılacağı varsayılıyor. İşlemin 2026’da gerçekleşmesi halinde katkı daha erken görülebilecek.
Perşembe, 13 Ağustos 2026 00:00

DO&CO Analist Toplantısı Notları (2026/06)

Kârlılık ve Nakit Üretimi

DO & CO, Orta Doğu kaynaklı gelir kaybına rağmen üç faaliyet bölümünde de FVÖK marjını artırırken net nakit pozisyonuna geçti. Grup satışları yıllık bazda %5,0 artışla 642,11 milyon euroya ulaştı. Sabit kur bazındaki büyüme %10,2 oldu. Yönetim, Orta Doğu'daki gelişmelerin ilk çeyrek gelirleri üzerindeki etkisini 40 milyon euro olarak hesapladı. Bu etkinin 25 milyon eurosu Havayolu İkram Hizmetleri, 15 milyon eurosu ise Uluslararası Organizasyon İkram Hizmetleri bölümünden kaynaklandı.
 
FAVÖK %6,9 artışla 78,26 milyon euroya yükselirken FAVÖK marjı %12,0'den %12,2'ye çıktı. FVÖK %7,7 artışla 56,50 milyon euroya, FVÖK marjı %8,6'dan %8,8'e ulaştı. Net kâr marjı da %4,4'ten %4,9'a yükseldi. Net kârdaki artış, operasyonel büyümenin yanı sıra finansal sonuçtaki iyileşmeyle desteklendi. Net finansal gider, geçen yılın aynı dönemindeki 5,35 milyon eurodan 0,40 milyon euroya geriledi. Buna karşılık vergi oranının %24,2'den %30,1'e yükselmesi, vergi öncesi kârdaki artışın net sonuca geçişini sınırladı.
 
İşletme faaliyetlerinden sağlanan nakit 32,53 milyon eurodan 50,67 milyon euroya yükseldi. Yatırım faaliyetlerinden nakit çıkışının 9,56 milyon eurodan 3,74 milyon euroya gerilemesiyle serbest nakit akışı 22,97 milyon eurodan 46,93 milyon euroya çıktı. Yönetim, nakit üretimindeki artışta brüt nakit akışının yükselmesi ve işletme sermayesi çıkışının azalmasının etkili olduğunu aktardı.
 
Nakit ve nakit benzerleri 30 Haziran 2026 itibarıyla 269,1 milyon euroya ulaştı. Net borç/FAVÖK -0,05'ten -0,07'ye geriledi. Özsermaye oranı ise 31 Mart 2026'daki %42,7 seviyesinden %42,9'a yükseldi. Yönetim, sermaye tahsisinde önceliğin büyüme ve marj artışı sağlayacak yatırımlarda olduğunu belirtti. Birleşme ve satın alma işlemleri ile pay geri alımı mevcut aşamada öncelikli değil.
 

Havayolu İkram Hizmetleri

Havayolu İkram Hizmetleri bölümünde satışlar %3,5 artışla 483,55 milyon euroya ulaştı. Sabit kur bazındaki büyüme %10,0 olarak gerçekleşti. FAVÖK %4,9 artışla 57,40 milyon euroya yükselirken FAVÖK marjı %11,7'den %11,9'a çıktı. FVÖK %4,5 artışla 39,94 milyon euro, FVÖK marjı ise %8,3 oldu. Orta Doğu'daki kesintilerin gelirler üzerindeki etkisine rağmen bölümün FVÖK marjında 0,1 puanlık artış kaydedildi.
 
Yeni sözleşmeler, önümüzdeki çeyreklerde bölümün büyümesine katkı sağlayacak. Eylül 2026'dan itibaren Londra Heathrow'da Air India ve American Airlines'a hizmet verilecek. American Airlines operasyonunun günde 22 uçuşa kadar çıkması planlanıyor. Thai Airways'in Milano operasyonu Temmuz 2026'da başladı. Emirates'in Boston ve Air Canada'nın Los Angeles operasyonlarının Ekim 2026'da başlaması planlanıyor. Yönetim, mevcut tesisler kullanıldığı için bu sözleşmelerin yüksek bir başlangıç yatırımı gerektirmediğini ve artan hacmin lokasyon bazında sabit giderlerin karşılanmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
 
İstanbul'da inşa edilen 150 bin metrekarelik yeni gurme mutfağının 2028'de devreye alınması planlanıyor. Yönetim, Türkiye'deki mevcut üretimin günlük 250-300 bin öğün düzeyinde olduğunu, yeni tesisin kapasitesinin ise günlük 500 bin öğüne ulaşacağını belirtti. Bu kapasitenin Türk Hava Yolları ile üçüncü taraf müşterilerin büyümesine alan açması ve önümüzdeki sekiz ila on yıllık ihtiyacı karşılaması öngörülüyor. Türkiye operasyonlarının belirlenmiş marjlı maliyet artı kâr modeline dayanması nedeniyle tesisten beklenen ana etki gelir kapasitesindeki artış olacak. Otomasyon, lojistik ve üretim optimizasyonunun marja katkısının ise daha sınırlı gerçekleşmesi bekleniyor.
 

Organizasyon İkramı

Uluslararası Organizasyon İkram Hizmetleri, ilk çeyrekte grubun en hızlı büyüyen bölümü oldu. Satışlar %11,1 artışla 111,52 milyon euroya yükseldi. FAVÖK %17,5 artışla 14,13 milyon euro, FVÖK ise %19,9 artışla 11,78 milyon euro olarak gerçekleşti. FAVÖK marjı %12,0'den %12,7'ye, FVÖK marjı %9,8'den %10,6'ya çıktı.
 
Bahreyn ve Suudi Arabistan'da planlanan iki Formula 1 yarışının iptali gelir kaybı yaratırken bu etki FIFA Dünya Kupası operasyonlarıyla fazlasıyla telafi edildi. DO & CO, Meksika'daki Aztek Stadyumu, Miami'deki Hard Rock Stadyumu ve New York/New Jersey'deki MetLife Stadyumu'nda seçili VIP alanlarını işletti. Şirket, 20 maçlık programın 15'ini ilk çeyrekte tamamladı. Kalan beş karşılaşma ikinci çeyreğe yansıdı.
 
Yönetim, Dünya Kupası organizasyonunu ABD'deki kalıcı stadyum ve büyük etkinlik işlerine giriş için bir referans olarak konumlandırıyor. İlk görüşmeler başlamış olsa da mevcut işletmeci sözleşmelerinin sona ermesi gerektiği için olası yeni işlerin iki ila üç yıllık bir zaman diliminde şekillenmesi bekleniyor. Avrupa'da ise kulüplerin şirketin hizmet modelini daha yakından tanıması nedeniyle sürecin daha hızlı ilerleyebileceği ifade edildi. Yönetim, yalnızca ciro sağlayan ancak marka konumunu ve marjı zayıflatan sözleşmelere yönelmeyeceğini vurguladı.
 

Restoranlar ve Yolcu Salonları

Restoranlar, Yolcu Salonları ve Oteller bölümünün satışları %6,5 artışla 47,04 milyon euroya ulaştı. FAVÖK %4,3 artışla 6,72 milyon euroya yükselirken FAVÖK marjı %14,6'dan %14,3'e geriledi. FVÖK %8,3 artışla 4,78 milyon euroya, FVÖK marjı ise %10,0'dan %10,2'ye çıktı.
 
Viyana Stephansplatz'daki amiral gemisi lokasyonunda iki restoran ile DO & CO Hotel'i kapsayan renovasyon sürüyor. Tesisin Ekim 2026'da yeniden açılması planlanıyor. Renovasyonun kısa vadede satışları sınırlaması beklenirken oteldeki oda iyileştirmeleri ve ilave süitlerin yeniden açılış sonrasında gelir yapısına katkı sağlaması hedefleniyor. Viyana ve Münih'teki restoranlar ile butik otellerde yüksek doluluk sürerken havaalanı gastronomisi ve yolcu salonları artan uluslararası seyahat hacminden destek alıyor.
 

Beklentiler

Yönetim, 2026/2027 mali yılı için beklentilerini korudu. Raporlanan kurla satış büyümesinin %6 ile %8 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor. Tam yıl FVÖK marjı beklentisi %8,6 ile %9,0 aralığında bulunuyor. İlk çeyrekte gerçekleşen %8,8'lik marj bu aralığın içinde yer aldı.
 
Orta Doğu kaynaklı gelir etkisinin haziran ayında belirgin biçimde azaldığı ve temmuz itibarıyla operasyonların bütçelenen seviyeye döndüğü belirtildi. Yönetim, mevcut koşulların devam etmesi halinde ağustos ayında da ilave bir etki beklemediğini aktardı. Finansal sonucun ikinci ve üçüncü çeyreklerde 0 ile -5 milyon euro, dördüncü çeyrekte -5 ile -10 milyon euro arasında gerçekleşmesi öngörülüyor. Tam yıl vergi oranı beklentisi ise %28-%29 bandında bulunuyor.
 
Şirket genelindeki optimizasyon programı; kalıcı çalışan payının artırılması, operasyonların günlük izlenmesi ve robotik uygulamalarla destekleniyor. Yönetim, uzun vadede çift haneli FVÖK marjına ulaşmayı hedeflerken büyümenin marj seyreltmeden sürdürülmesini temel öncelik olarak tanımladı.
 
Perşembe, 13 Ağustos 2026 00:00

Anadolu Efes Analist Toplantısı Notları (2026/06)

Konsolide Performans

Anadolu Efes’in konsolide satış hacmi 2Ç26’da yıllık %7,4 artarak 33,2 milyon hektolitreye ulaştı. Bira Grubu hacimleri gerilerken konsolide büyümenin meşrubat operasyonlarından gelmesi, iki ana iş kolu arasındaki performans ayrışmasını belirginleştirdi.
 
Net satış gelirleri aynı dönemde %2,8 artışla 87.491,2 milyon TL, FAVÖK %10,3 artışla 17.961,2 milyon TL oldu. FAVÖK marjı 139 baz puan genişleyerek %20,5’e yükseldi. Bira Grubu’ndaki 476 baz puanlık marj daralmasına karşın konsolide marjın genişlemesi, meşrubat iş kolundaki 331 baz puanlık iyileşmenin dengeleyici etkisini gösterdi.
 
Net kâr, daha güçlü operasyonel kârlılığa ve azalan net finansman giderlerine rağmen artan vergi giderlerinin etkisiyle %4,6 gerileyerek 5.124,6 milyon TL oldu. İlk yarıda konsolide FAVÖK %22,7 artarken ana ortaklık net kârının %6,6 gerilemesi, operasyonel iyileşmenin net kâra aynı ölçüde taşınamadığını gösterdi.

Bira Grubu

Bira Grubu satış hacmi 2Ç26’da %8,0 daralarak 3,8 milyon hektolitreye geriledi. Net satış gelirleri %6,1 düşüşle 19.389,2 milyon TL, FAVÖK %27,7 düşüşle 3.091,1 milyon TL oldu. FAVÖK marjı 476 baz puan daralarak %15,9’a indi. İlk yarı FAVÖK marjı ise %11,4’ten %7,7’ye geriledi.
 
Düşük hacimler sabit maliyetlerin hektolitre başına yükünü artırırken işçilik ve ambalaj maliyetleri de brüt kârlılık üzerinde baskı yarattı. Buna Efes portföyünün yenilenmesi kapsamında artan satış ve pazarlama giderleri eklendi. Buna karşılık uluslararası operasyonlardaki gider disiplini, Türkiye kaynaklı marj baskısının bir bölümünü telafi etti.

Türkiye

Türkiye bira satış hacmi 2Ç26’da %12,5 gerileyerek 1,8 milyon hektolitre oldu. İlk yarı hacmi %15,0 düşüşle 2,6 milyon hektolitreye indi. Zayıf tüketici satın alma gücü, nisan ve mayıs aylarındaki olumsuz hava koşulları, yeme-içme kanalındaki yavaşlama ve turizm sezonunun öngörülenden zayıf başlaması talebi baskıladı.
 
Türkiye bira gelirleri hacim kaybının etkisiyle 2Ç26’da %11,5 gerileyerek 10.991,7 milyon TL oldu. İskonto seviyelerindeki sınırlı iyileşme, tüketicilerin daha düşük fiyatlı ürünlere yönelmesiyle dengelendi. Böylece TMS 29 etkisini içeren hektolitre başına gelir büyük ölçüde yatay kaldı. Hacim kaybı ile daha düşük fiyatlı ürünlere yönelimin aynı dönemde gerçekleşmesi, Türkiye operasyonlarındaki marj baskısını artırdı.
 
Yönetim, haziran ve temmuz aylarında hacimlerin yeniden büyümeye geçtiğini ve ağustos ayının da pozitif başladığını belirtti. Bununla birlikte bu hareketi kalıcı bir eğilim değişikliği olarak tanımlamadı. Satın alma gücü, turizm sezonu ve jeopolitik görünümdeki belirsizlikler nedeniyle revize hacim beklentisi üzerinde aşağı yönlü risk bulunduğu ifade edildi.
 
Soru-cevap bölümünde, Efes portföyünün yenilenmesi öncesinde satış noktalarındaki eski ürün stoklarının bilinçli şekilde azaltıldığı ve bu geçişin şirket hacimlerine geçici baskı yaptığı açıklandı. Yeme-içme ve geleneksel satış kanallarındaki zayıflığın sürdüğü, modern kanaldaki hareketliliğin ise kampanyalı fiyatlamaya bağlı kaldığı belirtildi.
 
Ambalaj ve tat alanlarını kapsayan Efes dönüşümü Türkiye genelinde yaygınlaştırıldı. Yönetim, tüketici ve müşteri geri bildirimlerinin olumlu olduğunu ancak mevcut talep koşullarının yeni portföyün benimsenme hızını sınırladığını aktardı. Tariş Üzüm’de çoğunluk payının satın alınması da alkollü içecek portföyünü bira dışındaki kategorilere genişletme stratejisinin bir parçası olarak tamamlandı.

Uluslararası

Uluslararası bira hacmi, Gürcistan’daki ihracat faaliyetlerinin yeniden yapılandırılması nedeniyle 2Ç26’da raporlanan bazda %4,1 geriledi. Bu etki hariç tutulduğunda hacim %1,2 büyüdü. Kazakistan’daki hacim artışı ile premium ürünlerin katkısı, Moldova’daki yüksek baz ve Gürcistan’daki yeniden yapılandırma etkisini dengeledi.
 
Uluslararası bira gelirleri %1,8 artarak 8.266,4 milyon TL’ye ulaştı. Kazakistan’daki fiyatlama, hacim artışı ve premium ürün kompozisyonu gelir büyümesini destekledi. BDT operasyonlarında FAVÖK marjlarının %30’un üzerinde korunması, Türkiye’deki kârlılık kaybının Bira Grubu seviyesindeki etkisini sınırladı.
 
Yönetim, Azerbaycan’da lisanslı üretimin başladığını, Özbekistan ve Çin’de marka erişimini artıracak anlaşmalar yapıldığını açıkladı. Bu adımların kısa vadeli finansal sonuçlara önemli bir katkı yapması beklenmiyor. Strateji, sınırlı sermaye kullanımıyla uluslararası hacim tabanını genişletmeye odaklanıyor.

Meşrubat Grubu

Meşrubat Grubu, 2Ç26’da konsolide performansın ana dengeleyicisi oldu. Satış hacmi %9,8 artarak 518,8 milyon ünite kasaya, net satış gelirleri %5,7 artışla 67.218,0 milyon TL’ye ulaştı. Pakistan ve Orta Asya operasyonları hacim büyümesinin ana kaynakları olurken Türkiye hacimleri genel olarak yatay seyretti.
 
FAVÖK %24,1 artarak 14.985,2 milyon TL oldu. FAVÖK marjı 331 baz puan genişleyerek %22,3’e yükseldi. Hacim büyümesine kıyasla FAVÖK’te daha yüksek artış sağlanması, gelir büyümesi yönetimi, daha elverişli maliyet koşulları ve faaliyet gideri kontrolünün kârlılığa katkısını gösterdi.
 
Meşrubat Grubu’nun 2Ç26 serbest nakit akışı geçen yılın altında 1.839,2 milyon TL olarak gerçekleşti. Buna karşılık ilk yarıda 2.333,3 milyon TL pozitif serbest nakit akışı üretildi. Geçen yılın aynı dönemindeki 7.365,7 milyon TL negatif seviyeye göre sağlanan iyileşme, meşrubat iş kolunun konsolide bilanço üzerindeki dengeleyici rolünü güçlendirdi.

Nakit Akışı ve Finansman

Anadolu Efes 2Ç26’da 1.959,2 milyon TL pozitif konsolide serbest nakit akışı yarattı. Güçlü FAVÖK, daha düşük faiz ödemeleri ve yatırım harcamalarındaki düşüş nakit akışını destekledi. İşletme sermayesinin daha sınırlı katkısı ve artan vergi ödemeleri nedeniyle serbest nakit akışı geçen yılın aynı dönemindeki 8.408,5 milyon TL’nin altında kaldı.
 
İlk yarı serbest nakit akışı 15.161,7 milyon TL negatif seviyeden 5.841,6 milyon TL negatif seviyeye iyileşti. Konsolide Net Borç/FAVÖK oranı 1,9’dan 1,2’ye gerilerken Bira Grubu’nda aynı oran 3,7’den 4,7’ye yükseldi. Konsolide borçluluk azalırken Bira Grubu borçluluğunun artması, meşrubat operasyonlarının bilanço üzerindeki dengeleyici etkisini ve bira tarafında nakit üretiminin önemini gösterdi.
 
Yönetim, 2028 vadeli tahvilin refinansmanı için ön çalışmaların yürütüldüğünü, ihraç limitinin artırılması amacıyla sermaye piyasası başvurusu yapıldığını ve tahvil piyasasının planlanan finansman kaynakları arasında bulunduğunu belirtti. Mevcut nakit akışı görünümü nedeniyle temettü politikasında daha ihtiyatlı bir yaklaşımın değerlendirildiği aktarıldı. Bira Grubu’nun yıl sonu nakit hedefinin korunması, refinansman süreciyle birlikte işletme sermayesi, faaliyet giderleri ve yatırım harcamalarındaki disipline bağlandı.

2026 Beklentileri

Türkiye bira hacimlerindeki daralmanın öngörülenden uzun sürmesi, Bira Grubu’nun 2026 hacim ve FAVÖK marjı beklentilerinin aşağı yönlü revize edilmesine neden oldu. Uluslararası bira operasyonlarına ilişkin hacim beklentisi değiştirilmedi. Revizyonun tamamı Türkiye bira operasyonlarından kaynaklandı.
Beklenti Konusu Önceki Beklenti Revize Beklenti
Bira Grubu Satış Hacmi Düşük-tek-haneli büyüme Düşük-tek-haneli daralma
Türkiye Bira Satış Hacmi Düşük-tek-haneli büyüme Düşük-tek-haneli daralma
Uluslararası Bira Satış Hacmi Yatay Yatay
Konsolide FAVÖK Marjı Yatay Hafif daralma
Bira Grubu FAVÖK Marjı, TMS 29 Yatay 150 baz puan daralma
Bira Grubu FAVÖK Marjı, TMS 29 hariç Yatay 100 baz puan daralma
 
Yönetim, FAVÖK marjı beklentisindeki revizyonun fiyatlama disiplini, ürün kompozisyonu veya maliyet yönetimindeki bir bozulmadan değil, düşük hacimlerin yarattığı faaliyet kaldıracı kaybından kaynaklandığını belirtti. Meşrubat Grubu’nun konsolide ve uluslararası hacim beklentileri korunurken konsolide yatırım harcamalarının satışlara oranının yüksek-tek-haneli seviyelerde gerçekleşmesi öngörülüyor.
 
Bira Grubu’nun ilk yarıdaki negatif serbest nakit akışına ve artan borçluluk oranına rağmen 2026 yılını başabaş seviyesinde veya hafif pozitif serbest nakit akışıyla tamamlaması bekleniyor. Bu hedefte işletme sermayesi, faaliyet giderleri ve yatırım harcamaları üzerindeki kontrol belirleyici olacak.
Perşembe, 13 Ağustos 2026 00:00

Doğan Holding Analist Toplantısı Notları (2026/06)

Finansal Sonuçlar

Konsolide gelirler ikinci çeyrekte yıllık bazda %11 azalarak 26.224 milyon TL'ye geriledi. Otomotiv hariç tutulduğunda gerileme %3 ile sınırlı kaldı. Enerji tarafında düşük elektrik fiyatları ve otomotivde daha düşük satışlar konsolide geliri aşağı çekerken Hepiyi Sigorta ve Karel bu etkinin bir bölümünü karşıladı.
 
Gelirlerdeki daralmaya karşın şirketin raporladığı FAVÖK %18 artışla 7.025 milyon TL'ye yükseldi. FAVÖK marjı %20,2'den %26,8'e çıktı. Madencilikte ürün kompozisyonu ve korunma işlemleri, Hepiyi Sigorta'nın kârlı büyümesi, Karel'in operasyonel dönüşümü ve konsolide maliyet disiplini marj artışını destekledi. Finansman ve yatırım segmenti, otomotiv segmentinin negatif FAVÖK'ü hariç tutulan hesaplamada konsolide FAVÖK'ün %74'ünü ve gelirlerin %46'sını oluşturdu.
 
İlk yarı verileri aynı ayrışmanın yalnızca tek çeyreğe özgü olmadığını gösterdi. Gelirler %7 azalırken şirketin raporladığı FAVÖK %32 artarak 14.412 milyon TL'ye ulaştı. FAVÖK marjı %19,7'den %27,8'e yükseldi. Ana ortaklık paylarına ait net sonuç da geçen yılın ilk yarısındaki 628 milyon TL zarardan 3.649 milyon TL kâra döndü.
 
Ana ortaklık paylarına ait net kâr 2Ç25'teki 100 milyon TL'den 3.292 milyon TL'ye yükseldi. Faaliyet kârı yıllık bazda %25 azalarak 2.943 milyon TL'ye gerilerken yatırım faaliyetlerinden net gelir 2.411 milyon TL'den 5.180 milyon TL'ye çıktı. Net finansman gideri 4.422 milyon TL'den 3.522 milyon TL'ye geriledi. Net parasal pozisyon kaybı 1.002 milyon TL oldu. Galata Wind başta olmak üzere 2027'de yürürlüğe girecek vergi düzenlemesinin oluşturduğu ertelenmiş vergi geliri de net kârı destekledi. Böylece net kârdaki artış, yalnızca operasyonel performanstan değil yatırım gelirleri, daha düşük finansman gideri ve ertelenmiş vergi etkisinden oluştu.

Portföy ve NAD Gelişimi

Doğan Holding'in net aktif değeri, Haziran 2026 sonunda yılbaşına göre %14 artarak 3.211 milyon ABD dolarına ulaştı. Finansal hizmetler değerlemesindeki 253 milyon ABD dolarlık ve Gümüştaş değerlemesindeki 116 milyon ABD dolarlık artış büyümenin ana kaynakları oldu. Madencilik, finansal hizmetler ve yenilenebilir enerjiden oluşan stratejik odak alanlarının net aktif değer içindeki payı da bir yıl önceki %44 seviyesinden %57'ye çıktı. Bu değişim, holdingin son beş yılda düşük tek haneli iç verim oranı üreten yatırımlardan çıkıp çift haneli getiri sağlayan işlere sermaye yönlendirme yaklaşımının portföy bileşimine yansıması olarak aktarıldı.
 
Holdingin solo net nakit pozisyonu mart sonundaki 633 milyon ABD dolarından 649 milyon ABD dolarına yükseldi. Konsolide net nakit ise aynı dönemde 932 milyon ABD dolarından 960 milyon ABD dolarına çıktı. İkinci çeyrekte iştiraklere sermaye aktarımı yapılmadı. Solo nakit portföyünde TL varlıkların payı yıl sonundaki %20 seviyesinden %24'e yükseldi. Haziran sonundaki dağılım %59 ABD doları, %24 TL, %16 euro ve %1 sterlinden oluştu.

Stratejik Odak Alanları

Gümüştaş

Gümüştaş, ikinci çeyrekte cevher üretimini yıllık bazda %75 artırarak 175 bin tona çıkardı. Çeyreklik gelir %12 azalışla 1.327 milyon TL olurken FAVÖK %31 artışla 551 milyon TL'ye yükseldi. FAVÖK marjı, ürün kompozisyonu ve korunma işlemlerinin katkısıyla %28'den %42'ye çıktı. Net kâr da %17 artarak 261 milyon TL oldu. Üretim artışı ile gelir daralmasının aynı dönemde gerçekleşmesine karşın FAVÖK'ün yükselmesi, kârlılık artışında hacimden çok ürün kompozisyonu ve korunma mekanizmasının belirleyici olduğunu gösterdi. İlk yarıda gelirler %51 artışla 3.854 milyon TL'ye, FAVÖK %102 artışla 2.008 milyon TL'ye ulaştı. İlk yarı FAVÖK marjı %39'dan %52'ye yükseldi ve yönetimin %40-50 aralığındaki tam yıl beklentisinin üzerine çıktı. Net kâr aynı dönemde %122 artarak 1.320 milyon TL oldu.
 
Şirket, ilk yarıda 30 milyon ABD doları yatırım harcaması gerçekleştirdi. Harcamalar; Ağır Ortam Ayrıştırma tesisine, flotasyon zenginleştirme kapasitesinin artırılmasına ve üretim sahasının genişletilmesine yönlendirildi. Yönetim, maliyet tabanının ağırlıkla TL, gelirlerin ise dolar cinsinden olmasının kârlılıkta doğal bir korunma sağladığını belirtti.
 
Sunumda 2030 yılı için 1 milyon ton üretim hedefinin korunduğu aktarıldı. Soru-cevap bölümünde kapasitenin satın alma sırasındaki 450 bin ton düzeyinden önce 535 bin tona çıkarıldığı, 2026 sonunda yaklaşık 800 bin tona, 2027'de 900 bin tona ve 2028'de 1 milyon tona ulaşmasının planlandığı açıklandı.

Hepiyi Sigorta

Hepiyi Sigorta'nın yönetilen portföy büyüklüğü yıllık bazda %44 artarak 902 milyon ABD dolarına ulaştı. Brüt yazılan primler ikinci çeyrekte %32 artışla 9.156 milyon TL, teknik kâr %56 artışla 2.483 milyon TL ve TMS 29 uygulanmamış net kâr %104 artışla 2.313 milyon TL oldu. Zorunlu trafik sigortasındaki pazar payı yıllık 58 baz puan artışla %6,7'ye, kaskodaki pay 20 baz puan artışla %4,3'e yükseldi. Bu gelişmeyle şirket trafik sigortasında beşinci sıradan dördüncü sıraya, kaskoda sekizinci sıradan yedinci sıraya çıktı.
 
Trafik branşındaki hasar oranı %129,9'dan %93,5'e, bileşik rasyo %147,1'den %110,6'ya geriledi. Her iki oran da Mart 2026 tarihli sektör ortalamalarının altında kaldı. Bileşik rasyodaki belirgin iyileşmeye rağmen oranın %100'ün üzerinde kalması, trafik branşındaki teknik dengenin henüz tamamlanmadığını gösterirken şirket toplamında teknik kâr büyümeye devam etti. Faaliyet giderlerinin brüt yazılan primlere oranı teknoloji, dağıtım ve ölçek yatırımlarıyla %3,0'dan %5,3'e yükseldi. Buna karşın oran %9,3 seviyesindeki sektör ortalamasının altında kaldı. Yönetim, dijital altyapı ve yapay zekâ kullanımının hasar ödeme hızını desteklediğini, Hepiyi'nin trafik branşında en hızlı hasar ödeyen şirket konumuna geldiğini paylaştı.

Diğer Finansal Hizmetler

D Yatırım Bankası'nın faaliyet brüt kârı yıllık %14 artışla 277 milyon TL olurken net kârı 81 milyon TL ile yatay kaldı. Toplam varlıklar %82 artarak 11.570 milyon TL'ye ulaştı. Banka ikinci çeyrekte beş borçlanma aracı ihracı gerçekleştirdi ve 15 milyon ABD doları yeni yurt dışı kaynak sağladı. Doruk Faktoring'in geliri %57 artışla 1.602 milyon TL, net kârı da %57 artışla 354 milyon TL oldu. Şirketin özkaynak kârlılığı %60 olarak gerçekleşirken toplam varlıklar 11.798 milyon TL'ye ulaştı.

Galata Wind

Türkiye'deki güçlü yağışların hidroelektrik üretimini artırması, rüzgâr ve güneş santrallerinin üretim kompozisyonundaki payını düşürdü. Galata Wind'in elektrik üretimi ikinci çeyrekte yıllık bazda %11 azalarak 188.194 MWh oldu. Dolar bazlı ortalama PTF %67 gerileyerek 20 dolar seviyesine, TL bazlı fiyat ise %61 aşağı geldi. Gelirler %54 azalışla 367 milyon TL'ye geriledi. Sabit maliyetlerin yüksek payı nedeniyle FAVÖK %78 azalarak 120 milyon TL oldu ve FAVÖK marjı %69'dan %33'e indi. Buna karşılık net kâr, 2027'de yürürlüğe girecek vergi düzenlemesine bağlı 1,6 milyar TL ertelenmiş vergi gelirinin etkisiyle 1.602 milyon TL'ye yükseldi. Operasyonel kârlılık ile net kârın farklı yönlerde hareket etmesinde bu nakit dışı vergi kaydı belirleyici oldu.
 
PTF temmuzda 60 dolar seviyesine yaklaştı. Şirket, Türkiye ile birlikte Almanya ve İtalya'daki yenilenebilir enerji ve batarya depolama projelerini sürdürdü. Kurulu gücün 2027 sonunda 550 MW'ın üzerine, 2030-2035 döneminde ise 1.000 MW'ın üzerine çıkarılması hedefleniyor.

Dinamik Odak Alanları

Karel

Karel'in gelirleri ikinci çeyrekte %9 reel artışla 5.363 milyon TL'ye, FAVÖK'ü %82 artışla 516 milyon TL'ye ulaştı. FAVÖK marjı %6'dan %10'a yükseldi. Şirket, geçen yılın aynı dönemindeki 649 milyon TL net zararın ardından 88 milyon TL net kâr kaydetti. Yönetim, marj iyileşmesinin üçüncü çeyrek üst üste devam ettiğini ve dönüşüm programının sonuçlarının finansallara yansıdığını belirtti. Net işletme sermayesi 2.628 milyon TL'ye geriledi. Net işletme sermayesinin son 12 aylık gelirlere oranı, 2022'deki %62 seviyesinden %17'ye indi. FAVÖK artışına eşlik eden işletme sermayesi iyileşmesi, dönüşümün hem gelir tablosunda hem bilanço kullanımında ilerlediğini gösterdi.
 
Soru-cevap bölümünde Karel'in tahsisli sermaye artırımına ilişkin başvurusunun nihai yapısının Sermaye Piyasası Kurulu tarafından onaylanmadığı ve sürecin sonlandırıldığı açıklandı. Yönetim, Karel'in fonlama ihtiyacı, bilanço yapısı ve holdingin sermaye tahsisi öncelikleri çerçevesinde alternatif finansman çözümlerinin değerlendirildiğini, belirli bir yapı ve takvim açıklamak için henüz erken olduğunu belirtti.

Sesa Ambalaj

Sesa Ambalaj'ın gelirleri %2 artışla 1.451 milyon TL olurken FAVÖK %30 azalışla 197 milyon TL'ye geriledi. FAVÖK marjı %20'den %14'e indi. Net kâr ise %204 artışla 215 milyon TL oldu. Net kâr ile operasyonel kârlılığın farklı yönlerde hareket etmesine ilişkin kalem bazında bir köprü toplantıda paylaşılmadı. Bölgedeki tedarik zinciri sorunlarına karşı müşterilerin güvenlik stoku oluşturması talebi destekledi. Premium ürünlerin gelir içindeki payı %26 oldu. İhracatın toplam gelirdeki payı %51 seviyesinde gerçekleşirken Birleşik Krallık'ın ihracat içindeki payı yeni müşteri kazanımlarıyla %23'ten %28'e yükseldi.

Doğan Trend

Doğan Trend'in gelirleri yıllık %39 azalarak 3.949 milyon TL'ye geriledi. FAVÖK, geçen yılki 17 milyon TL'den negatif 154 milyon TL'ye döndü. Buna karşılık net zarar 866 milyon TL'den 370 milyon TL'ye indi. Operasyonel sonuçlar zayıflarken net zarardaki daralma, önceki yıl gerçekleştirilen sermaye artışı ve finansman giderlerindeki azalmayla sağlandı.
 
MG satışları %1 artışla 775 adede çıktı. Suzuki satışları, Japonya'dan yapılan ithalata uygulanan gümrük vergileri sonrasında Swift modelinin satışının durdurulması ve tüketici finansmanına erişimin sınırlı kalması nedeniyle %24 azalarak 1.257 adede geriledi. Premium segment ağırlıklı motosiklet satışları da %31 düşüşle 2.281 adet oldu.

İnternet ve Eğlence

Kanal D Romanya'nın geliri 823 milyon TL'den 717 milyon TL'ye, FAVÖK'ü 350 milyon TL'den 319 milyon TL'ye geriledi. FAVÖK marjı buna rağmen %42'den %44'e yükseldi. Şirket, Romanya'nın en çok izlenen ikinci televizyon kanalı konumunu ve düzenli temettü ödemelerini korudu. Hepsiemlak'ın geliri %24 artışla 223 milyon TL'ye ulaştı. Pazarlama yatırımlarının etkisiyle FAVÖK negatif 15 milyon TL, net zarar 86 milyon TL oldu.

Nakit ve Varlık Yönetimi

Gayrimenkul portföyünün toplam değeri 294 milyon ABD doları, Doğan Holding payına düşen değer 257 milyon ABD doları olarak açıklandı. Trump Towers'ın doluluk oranı %96, Milta Marina'nın doluluk oranı %89 seviyesinde gerçekleşti. Bağımsız değerleme çalışmalarının yıl sonunda yapılması nedeniyle TL bazlı değerler yılbaşından bu yana değişmedi. Sunumdaki dolar bazlı değişim yalnızca kur hareketinden kaynaklandı.
 
Holding, stratejik yatırımların finansmanını mümkün olduğunca ilgili iştiraklerin bilançolarında tutmayı sürdürdü. Gümüştaş'taki 30 milyon ABD dolarlık ilk yarı yatırım harcaması, Galata Wind'in depolamalı santral yatırımları ile D Yatırım Bankası ve Doruk Faktoring'in bilanço büyümesi iştiraklerin kendi kaynaklarıyla yürütüldü. İkinci çeyrekte hiçbir iştirake sermaye aktarımı yapılmaması ve solo net nakdin 649 milyon ABD dolarına yükselmesi, holdingin yeni yatırımlar ve portföy işlemleri için likidite esnekliğini koruduğunu gösterdi.

2026 Beklentileri

Hepiyi Sigorta için 2026 yılı yönetilen portföy büyüklüğü artış beklentisi 100-130 milyon ABD dolarından 200-250 milyon ABD dolarına çıkarıldı.
 
Galata Wind'de 950-1.000 GWh elektrik üretim beklentisi değişmedi. Buna karşılık FAVÖK marjı beklentisi, ikinci çeyrekteki düşük Piyasa Takas Fiyatı dikkate alınarak %65-70 aralığından %60 seviyesine indirildi. Temmuz 2026'da elektrik fiyatlarının ikinci çeyrek ortalamasının üzerine çıkması, üretim beklentisinin korunmasına karşın yılın ilk yarısındaki fiyat baskısının marj hedefinde aşağı yönlü revizyon gerektirdiğini gösterdi.
 
Gümüştaş için %40'ın üzerinde TL bazlı gelir artışı, %40-50 FAVÖK marjı ve 70 milyon ABD dolarının üzerinde yatırım harcaması beklentileri korundu. Doğan Holding de 2030 yılı için 4,5 milyar ABD doları net aktif değer hedefini değiştirmedi.
Beklenti konusu 2026 beklentisi
Galata Wind elektrik üretimi 950-1.000 GWh
Galata Wind FAVÖK marjı Yaklaşık %60
Gümüştaş TL bazlı gelir artışı >%40
Gümüştaş FAVÖK marjı %40-50
Gümüştaş yatırım harcaması >70 milyon ABD doları
Hepiyi yönetilen portföy büyüklüğü artışı 200-250 milyon ABD doları
Doğan Holding 2030 net aktif değer hedefi 4,5 milyar ABD doları
Çarşamba, 12 Ağustos 2026 00:00

Gelecek Varlık Analist Toplantısı Notları (2026/06)

Krediler

Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi yılbaşından bu yana %16 artışla 27,6 trilyon TL'ye ulaştı. Özel bankaların toplam krediler içindeki %54 payı korunurken kredi kompozisyonunda kayda değer bir değişim gözlenmedi. Takipteki krediler ise ilk yarıda %30 artışla 773 milyar TL'ye yükseldi. Takipteki kredi rasyosu %2,8 ile 2019'da görülen %5,4'lük zirvenin belirgin altında seyrediyor. Segment bazında bireysel rasyo %4,8 ile 2019'daki %3,4'lük önceki zirvesini aşarak yeni bir tepe noktası oluşturdu. KOBİ rasyosu %3,7, ticari rasyo %1,4 düzeyinde ve bu segmentlerin 2019'daki tepe noktalarının (%9,2 ve %4,7) altında kalmaya devam ettiği belirtildi. İlk yarıda takipteki kredi bakiyesi bireyselde %32, KOBİ'de %38, ticaride %18 genişledi. 773 milyarlık TGA satışlarının 486 milyar TL’lik kısmının özel bankalardan geldiği paylaşıldı.

Yatırım Temposu

Yönetim, yılın ilk yarısını yatırım fırsatlarının arttığı ancak tahsilatın baskı altında kaldığı bir dönem olarak tanımladı. 2027'den itibaren ise yatırım temposunun yavaşladığı, bu dönemde alınan portföylerin tahsilatlarının güçlenerek arttığı bir evreye geçilmesi bekleniyor. İlk yarıda satın alınan alacak anapara tutarı yıllık %80,8 artışla 11.222 milyon TL'ye, bu portföyler için yapılan yatırım tutarı %22,9 artışla 1.819 milyon TL'ye ulaştı. İkinci çeyrekte alım temposu hızlandı ve 6.703 milyon TL anapara için 1.141 milyon TL yatırım yapıldı. Kümülatif satın alınan anapara 62 milyar TL'ye, kümülatif yatırım tutarı ise 12,5 milyar TL'ye yükseldi. Sektörde maliyetin anaparaya oranı 2026'nın ilk yarısında %16,2'ye geriledi. Aynı dönemde sektörün anapara satış hacmi 2025'in ilk yarısındaki 25,6 milyar TL'den 47,4 milyar TL'ye çıktı ve kümülatif TGA satış hacmi Haziran 2026 sonu itibarıyla 247,3 milyar TL'ye ulaştı.
 
Artan yatırımlarla birlikte mevcut portföylerin 10 yıllık tahsilat beklentisi bir yıl önceki 35,2 milyar TL'den %23 artışla 43,2 milyar TL'ye yükseldi. Bunun 6,5 milyar TL'sinin önümüzdeki bir yıl içinde, %63'ünün ilk beş yıl içinde tahsil edilmesi hedefleniyor. 2026'nın tamamı için sektörde 90-100 milyar TL anapara satış beklentisi korunduğu ifade edildi. Temmuzda 10 milyar TL'nin üzerinde satış gerçekleştiği, ağustosta anons edilen satışların da 10 milyar TL'ye yaklaştığı aktarıldı. Mevcut temponun sürmesi halinde yıl toplamının 100 milyar TL'nin üzerine çıkabileceği ancak projeksiyonda değişiklik yapılmadığı belirtildi. İlk yarıda satışların %85'i bireysel segmentten gelirken temmuz ve ağustos satışlarında ticari segmentin payının %25'e yükseldiği, önümüzdeki dönemde daha çeşitli portföylere yatırım fırsatı doğmasının beklendiği ifade edildi.

Finansal Performans

İlk yarıda gelirler %12,4 artışla 3.118 milyon TL, giderler %16,1 artışla 1.428 milyon TL oldu. Gider tarafında personel giderleri %34,2 artarken hukuk masrafları %3,7 azaldı. Düzeltilmiş FAVÖK ilk yarıda %9,5 artışla 1.690 milyon TL'ye yükseldi. FAVÖK marjı geçen yılın ilk yarısındaki %55,7'den %54,2'ye indi. İkinci çeyrek FAVÖK'ü 829 milyon TL, çeyrek marjı %53,3 oldu. Son 12 aylık FAVÖK 3.528 milyon TL'den 3.675 milyon TL'ye çıkarken son 12 aylık marj 2025 sonundaki %58,9'dan %58'e geriledi.
 
İlk yarı net kârı %7,8 düşüşle 668 milyon TL, son 12 aylık net kâr %3,7 azalışla 1.442 milyon TL oldu. Yönetim son 12 aylık kârdaki düşüşü, net temlik gelirindeki 436 milyon TL'lik artışa karşılık artan borçlanma tabanına paralel net faiz ve kur farkı giderlerinin 278 milyon TL, personel giderlerinin 178 milyon TL yükselmesiyle açıkladı. Son 12 aylık özkaynak kârlılığı 2025 sonundaki %46,4'ten %38,3'e gerilerken aktif kârlılığı %14,4 oldu.
 
Toplam aktifler 2025 sonundaki 10 milyar TL'den 12,2 milyar TL'ye yükseldi. 2,2 milyar TL'lik artışın 1,8 milyar TL'si alacak yatırımlarından kaynaklandı. Toplam borçlanma ilk yarıda 1,6 milyar TL artarak 6.013 milyon TL'ye çıktı. Yıllık bazda aktifler %53,7, net krediler %61,4, toplam borçlanma %80,4 büyüdü. Net faiz giderinin FAVÖK'e oranı bir yıl önceki 0,28x'ten 0,47x'e, net borç/FAVÖK oranı 1,0x'ten 1,59x'e yükseldi. Özkaynaklar, 13 Nisan 2026'da ödenen 350 milyon TL'lik temettü sonrasında 2025 sonundaki 3.847 milyon TL'den 4.167 milyon TL'ye ulaştı. Özkaynakların toplam aktiflere oranı bir yıllık dönemde %38,6'dan %34,1'e indi.

Tahsilatlar

Şirket, satın alınan toplam anaparada %27, kalan anaparada %27,6 pazar payıyla sektör liderliğini sürdürüyor. İlk yarı tahsilatı yıllık %13,1 artışla 3.064 milyon TL oldu. Bireysel tahsilat %23,9 artışla 2.343 milyon TL'ye ulaşarak büyümenin ana kaynağını oluştururken KOBİ tahsilatı %7,4 artışla 411 milyon TL'de kaldı. Ticari tahsilat ise %28,5 düşüşle 310 milyon TL'ye geriledi. Bu düşüş, ticari segmentte arzın son yıllarda düşük seyretmesine bağlandı. Son 12 aylık toplam tahsilat 5.821 milyon TL'den %6,1 artışla 6.177 milyon TL'ye yükseldi.
 
Tahsilat kompozisyonunda uzlaşıdan hukuki takibe kayış belirginleşti. 2025'te %81,2 olan uzlaşı yoluyla tahsilatın payı son 12 aylık bazda %76,8'e indi. Yönetim, likiditenin daraldığı ve borçluların ödeme niyetinin zayıfladığı mevcut ortamda tahsilatın ortadan kalkmadığı, ertelendiği görüşünde olduğunu aktardı. İndirim kampanyalarıyla kısa vadede tahsilat artırmak yerine fiyatlamanın korunduğu, taksit gibi olanaklarla uzlaşının desteklendiği, uzlaşının sağlanamadığı durumlarda özellikle bireysel tarafta hızlı icra aksiyonlarına yoğunlaşıldığı ve icra kaynaklı tahsilatın arttığı belirtildi. Ek olarak mayısta çalışma günü sayısının azlığı sebebiyle ilk yarı tahsilatın olumsuz etkilendiği ifade edildi. Toplam tahsilatın kalan anaparaya oranı 2025 sonundaki %13,8'den %11,5'e geriledi. Bu düşüş, alacak alımlarındaki artışın tahsilat artış hızının üzerinde seyretmesinden kaynaklandı.

Finansman ve Görünüm

Borçlanmada TL tarafında maliyetin %40-42 bandında seyrettiği aktarıldı. Yabancı para borçlanma maliyeti %6,5-7 düzeyinde bulunuyor. Vade yapısının kısalığı nedeniyle faizlerdeki olası düşüşün borçlanma maliyetine otomatik yansıyacağı belirtildi. Geçen yıl alınan borçlanma aracı ihraç limitinin şimdiye kadar 500 milyon TL'lik kısmının kullanıldığı, yeni limit için SPK'ya başvuru yapıldığı ve alternatif kaynaklarla maliyetlerin yakınsamasıyla ihraçların önümüzdeki dönemde yeniden kullanılabileceği paylaşıldı.
 
FAVÖK marjındaki daralmanın yeni normal olup olmadığına ilişkin olarak yönetim, %54'ler seviyesini kalıcı görmediğini, mevcut marjın 2023'ten bu yana süren dezenflasyon sürecinin ve daralan kredi kanallarının bir yansıması olduğunu değerlendirdi. Tahsilat üzerindeki baskının kalkmasıyla marjın yeniden %60'ın üzerine çıkmasının beklendiği, teknoloji yatırımları ve gider kontrolünün de marja katkı sunacağı aktarıldı.
 
Faiz indirimleriyle birlikte portföy alım fiyatlarında artış beklendiği; fiyatın yalnızca faize değil, satışa gelen portföylerin tahsilat performansına, rekabete, arz büyüklüğüne ve portföy tipine de bağlı olduğu vurgulandı. Yönetim, satışların yoğunlaştığı mevcut dönemde kârlılık beklentisine uygun yatırımları önceliklendirdiğini ve 2027'den itibaren bugün alınan portföylerin tahsilatlarının güçlendiği bir döneme geçilmesini öngördüğünü yineledi.
Salı, 11 Ağustos 2026 00:00

Enerjisa Analist Toplantısı Notları (2026/06)

Finansal Performans

Faaliyet gelirleri yıllık bazda %9 artışla 38,8 milyar TL'ye yükseldi. Dağıtım iş kolunun katkısı 4,7 milyar TL oldu. Bu katkının içinde finansal gelirdeki 4.447 milyon TL ve yatırım harcamaları geri ödemelerindeki 2.490 milyon TL'lik artış yer aldı. Verimlilik ve kalite kalemi 821 milyon TL, diğer dağıtım kalemleri 1.459 milyon TL negatif etki yaptı. Verimlilik ve kalite kaynaklı gelirler 4.563 milyon TL'den 3.742 milyon TL'ye geriledi.
 
Perakende iş kolunun faaliyet gelirlerine katkısı 196 milyon TL ile sınırlı kaldı. Düzenlemeye tabi segmentte brüt kâr 860 milyon TL azalırken serbest segmentte 1.229 milyon TL arttı. Müşteri çözümleri tarafında ise 1.592 milyon TL'lik daralma yaşandı. Baz alınan net kâr %52 artışla 6.363 milyon TL'ye ulaştı. En büyük katkı 1.939 milyon TL ile finansman faiz giderlerindeki azalıştan geldi. 2025'e kıyasla düşen efektif faiz oranları ve yatırımların ikinci yarıya kaydırılması bu kalemi destekledi. Faaliyet gelirleri 743 milyon TL, parasal kayıp etkisindeki azalma 139 milyon TL katkı sağladı. Amortisman 332 milyon TL, diğer finansal gelirler 112 milyon TL ve vergiler 190 milyon TL negatif etki yarattı. Diğer finansal gelirlerdeki düşüş, ortalama tarife yükünün azalmasına bağlı olarak tarife alacaklarından elde edilen faiz gelirinin gerilemesinden kaynaklandı.

Operasyonel Görünüm

Perakende, düzenlemeye tabi segment**:** Satış hacmi %8 azalışla 13,9 TWh'ye geriledi. Düşüşün temel nedeni, son kaynak tedarik tarifesi limitlerinin 2026 itibarıyla düşürülmesiyle müşterilerin serbest segmente geçmesi oldu. Brüt marj %14,5 seviyesine yükseldi. Nominal perakende gelirlerinin büyük ölçüde sabit kalması nedeniyle marjdaki sınırlı iyileşme enflasyonist baskıyı karşılamaya yetmedi. Yönetim, yıllardır büyük ölçüde değişmeyen nominal düzenlenmiş marjların bu iş kolunun değerini her yıl aşındırdığını, düzenleyici getirilerde en kısa sürede anlamlı bir iyileşme beklediklerini ifade etti.
 
Perakende, serbest segment: Hacim %6 artışla 8,5 TWh'ye yükseldi. Düzenlenmiş tarifelerden piyasa bazlı sözleşmelere geçen müşteriler bu artışı destekledi. Piyasa takas fiyatlarındaki gerileme ve üretim kompozisyonunda yenilenebilir lehine kayma ile brüt marj %3,8'den %10,2'ye çıktı. Yönetim, piyasa koşullarının normalleşmesi ve tedarik maliyetlerinin artmasıyla bu marj seviyesinin yılın ikinci yarısında sürmesini beklemediğini paylaştı. Şirketin hacim yerine marj ve kredi kalitesini önceliklendirmesi nedeniyle toplam perakende hacmi, artan elektrik talebine karşın hafif geriledi.
 
Müşteri çözümleri: Brüt kâr 5.164 milyon TL'den 2.924 milyon TL'ye indi. Yeni projelerin bulunmaması güneş enerjisi ve enerji verimliliği tarafındaki kârlılığı sınırladı. Kurulu güneş enerjisi kapasitesi %18 artışla 146,4 MWp'ye ulaştı. Şirket, e-mobilite tarafında yeni bir operasyonel gösterge olarak şarj ağı üzerinden satılan elektriği tanımladı. Bu kalem %66 artışla 31,1 GWh'ye yükseldi ve yıl genelinde pozitif faaliyet geliri hedefi korunuyor.

Düzenleyici Çerçeve ve Yatırım Görünümü

Düzenlemeye tabi varlık tabanı haziran-haziran TÜFE'ye göre yaklaşık %32,1 oranında yeniden değerlendi ve 30 Haziran itibarıyla 105,8 milyar TL'ye ulaştı. Yıl sonundaki seviye 83,6 milyar TL idi.
 
Nisan ayında yürürlüğe giren dağıtım tarifesi artışının, düzenleyici kurumun sistemin finansal sürdürülebilirliğine yönelik yaklaşımını teyit ettiği belirtildi. Buna karşın yönetim, mevcut artışın sektörün taşıdığı tarife yükünü karşılamaya yetmediğini, hak edilen gelir ile tahsil edilen nakit arasındaki farkın kontrol altında tutulabilmesi için düzenleyici kurumun bu yıl içinde ilave adım atmasının beklendiğini aktardı.
 
EPDK'nin 2025 yılı yatırım harcamaları değerlendirmesinde Enerjisa, sektör genelindeki ortalama %7,5 zarara karşılık ortalama %1,5 kâr marjı elde etti. Değerlendirme sonradan yapıldığı için 2026 birim fiyatlarına ilişkin sonuç gelecek yıl belli olacak. Temmuz sonunda tamamlanan toplu iş sözleşmesi ise dağıtım işletme giderlerinin en büyük kalemi üzerinde Şubat 2028'e kadar görünürlük sağladı. Yönetim, sözleşmenin düzenleyici işletme gideri tavanı içinde kalma taahhüdüyle uyumlu olduğunu belirtti. Uzun vadeli görünüm tarafında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın yayımladığı raporlarda önümüzdeki 10 yıl için yaklaşık 50 milyar dolarlık dağıtım ve 35 milyar dolarlık iletim yatırımı ihtiyacı öngörüldüğü paylaşıldı. Aynı çerçevede elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının yaklaşık %25 seviyesinden %35'e çıkarılması hedefleniyor.
 
İlk yarıda yatırımlar %127 artışla 8,3 milyar TL'ye yükseldi. Dağıtım iş kolundaki yatırım harcamaları 3,1 milyar TL'den 7,9 milyar TL'ye çıktı. Şirket, 2025'te olduğu gibi yatırımların daha büyük bölümünü yılın ikinci yarısına kaydırdı. Bu tercihin gerekçesi olarak finansman maliyetlerinin optimize edilmesi gösterildi.

Nakit Akışı ve Borçluluk

Faiz ve vergi sonrası serbest nakit akışı ilk yarıda 7.512 milyon TL negatif oldu. Geçen yılın aynı döneminde bu kalem 3.447 milyon TL negatifti. Nakit etkili yatırımlar 7,3 milyar TL'den 17,8 milyar TL'ye çıktı. Bu tutarın içinde 2025 yatırımlarına ilişkin olup nakit çıkışı 2026'ya sarkan 4 milyar TL yer alıyor.
 
Aydınlatma alacaklarının dağıtım tarafındaki etkisi ilk yarı itibarıyla 4 milyar TL oldu. 2025 sonunda yasal çerçevenin sona ermesiyle tahsilatlar gecikti, bu da finansman ihtiyacını ve ekonomik net borcu artırdı. Yenilenen yasal düzenleme iki hafta önce kabul edildi ve kısa süre içinde yürürlüğe girmesi bekleniyor. Yönetim, bekleyen bakiyelerin hızla tahsil edilerek önümüzdeki dönemlerde serbest nakit akışını desteklemesini öngörüyor. Perakende tarafında tarife kaynaklı nakit etkisi ise 3,2 milyar TL negatife ulaştı.
 
Ekonomik net borç yıl sonundaki 78,2 milyar TL seviyesinden 98,4 milyar TL'ye yükseldi. Yönetim, tarife yükü ve aydınlatma alacakları hariç tutulduğunda artışın yaklaşık 14,8 milyar TL daha düşük kalacağını aktardı. 15 Nisan'da ödenen 6 milyar TL tutarındaki 2025 temettüsü de borç gelişimine etki etti. Net finansal borç 51,0 milyar TL'den 81,4 milyar TL'ye çıkarken kaldıraç oranı 1,0x seviyesinden 1,1x'e yükseldi. Aynı dönemde düzenlemeye tabi varlık tabanı %41 arttı. Varlık tabanındaki artışın büyük ölçüde yeniden değerlemeden kaynaklanması nedeniyle ilave finansman ihtiyacı doğmadı.

2026 Beklentileri

Şirket, 2026 yılı faaliyet gelirleri beklentisini mart ayında paylaşılan 75-80 milyar TL bandından 80-85 milyar TL'ye yükseltti. Baz alınan net kâr beklentisi ise 11-13 milyar TL'den 13-15 milyar TL'ye çıkarıldı. Yatırım harcamaları için 30-35 milyar TL ve düzenlemeye tabi varlık tabanı için 110-120 milyar TL olan yıl sonu beklentileri değişmedi.
Kalem 2025 gerçekleşme 2026 ilk beklentisi 2026 son beklenti
Faaliyet Gelirleri 58,3 milyar TL 75 - 80 milyar TL 80 - 85 milyar TL
Baz Alınan Net Kâr 9,5 milyar TL 11 - 13 milyar TL 13 - 15 milyar TL
Yatırımlar 23,5 milyar TL 30 - 35 milyar TL 30 - 35 milyar TL
Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı 83,6 milyar TL 110 - 120 milyar TL 110 - 120 milyar TL
Revizyonun temel gerekçesi olarak, enflasyon beklentilerindeki yükselişin düzenlemeye tabi varlık tabanı endekslemesi üzerinden finansal geliri desteklemesi gösterildi. Buna ek olarak perakende tarafında şüpheli alacakların gerilemesi, tahsilat performansındaki iyileşme ve serbest segmentte korunan marjlar ile efektif reel faiz oranlarının başlangıçtaki varsayımların altında kalması etkili oldu.. Buna ek olarak perakende tarafında şüpheli alacakların gerilemesi, tahsilat performansındaki iyileşme ve serbest segmentte korunan marjlar ile efektif reel faiz oranlarının başlangıçtaki varsayımların altında kalması etkili oldu.Yönetim, söz konusu iyileşmenin geçici veya tek seferlik kalemlerden değil iş modelinin yapısal unsurlarından kaynaklandığını, revize edilen baz üzerinden de kârlılıkta reel büyüme taahhüdünün sürdüğünü vurguladı.
Salı, 11 Ağustos 2026 00:00
Galata Wind Analist Toplantısı Notları (2026/06)

Sektörel Görünüm

Piyasa takas fiyatı mayıs ayında ortalama 13 dolar ile son yılların en düşük seviyesine geriledi. Fiyat temmuz ayında ortalama 60 dolar seviyelerine toparlandı ve yönetim, dolar bazında en düşük fiyatlı dönemin geride kaldığı değerlendirmesini paylaştı. 2026 yılının ilk yarısında ortalama piyasa takas fiyatı 1.558 TL ile yıllık bazda %34, dolar bazında ise 35 dolar ile %44,1 geriledi. 2025 yılının aynı döneminde bu seviyeler 2.359 TL ve 63 dolar düzeyindeydi.

Fiyat baskısının temel kaynağı olarak hidroelektrik üretimindeki olağan dışı artış gösterildi. Türkiye'nin toplam elektrik üretimi Haziran 2026 itibarıyla 176.443 GWh seviyesinde gerçekleşirken, hidroelektrik üretimi yıllık bazda 23.044 GWh arttı. Aynı dönemde doğal gaz üretimi 12.601 GWh, kömür üretimi 10.151 GWh azaldı. Yönetim, doğal gaz santrallerinin maliyetlerinin satış fiyatlarının üzerinde kalması nedeniyle ciddi şekilde zorlandığını aktardı. Piyasada doğal gaz fiyatına yönelik bir artış beklentisi bulunduğu, bunun gerçekleşmesi halinde piyasa takas fiyatının 60 dolar seviyesinin üzerine çıkabileceği değerlendirildi.

Kurulu güç tarafında Türkiye toplamı Haziran 2026 sonu itibarıyla 126.055 MW seviyesine ulaştı. Yılın ilk yarısında güneş kapasitesi 2.357 MW, doğal gaz kapasitesi 1.175 MW ve rüzgâr kapasitesi 542 MW arttı. Lisanssız kapasitedeki 2.192 MW'lık artış, dönemin en dikkat çeken kalemlerinden biri olarak öne çıktı. Türkiye elektrik tüketimi yılın ilk altı ayında 175 bin GWh ile %2 büyüdü.

Operasyonel Performans

Galata Wind'in elektrik üretimi 2026 yılının ilk yarısında yıllık bazda %13 artışla 455 GWh seviyesine ulaştı. Rüzgâr santrallerinden elde edilen üretim %14 artışla 431 GWh'ye yükselirken, güneş tarafındaki üretim yağışlı gün sayısının normallerin üzerinde seyretmesinin etkisiyle %11 azalarak 24 GWh seviyesinde kaldı. Rüzgâr tarafındaki artışın temel kaynağı olarak Mersin RES'in geçen yıl aynı dönemde devrede olmayan ek kapasitesi gösterildi.

Çeyreklik bazda üretim 188,2 GWh olarak gerçekleşti. Bu seviye bir önceki çeyreğe göre %29, geçen yılın aynı çeyreğine göre %11 düşük. Yönetim, son yılların en düşük fiyat seviyesinin görüldüğü bir çeyrekte üretim miktarlarının bütçe içinde kalmasını dönemin olumlu tarafı olarak değerlendirdi.

Şirketin toplam kurulu gücü 354,2 MW seviyesinde bulunuyor. Portföyün yıllık ortalama üretim kapasitesi 996.000 MWh olarak paylaşıldı. Gelirlerdeki YEKDEM payı son çeyrekte %64, son 12 aylık ortalamada ise %47 seviyesinde gerçekleşti.

Karbon kredisi tarafında yılın ilk yarısında satış gerçekleştirilmedi. Gönüllü piyasalardaki fiyatların düşük seviyelerde seyretmesi nedeniyle satışların ertelendiği, 2026 yılının ikinci çeyreği itibarıyla doğrulanmış karbon kredisi stokunun 1,7 milyon ton seviyesine ulaştığı aktarıldı. Yönetim, fiyatlarda yukarı yönlü bir hareket beklendiği için stok tutmayı sürdürdüklerini belirtti.

Finansal Performans

Konsolide gelirler 2026 yılının ilk yarısında %30 azalarak 1.107 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Üretimin %13 artmasına karşın piyasa takas fiyatındaki %34'lük düşüş ve endeksleme oranının %32 olması gelir üzerinde belirleyici oldu. İkinci çeyrekte gelirler %54 azalarak 367 milyon TL'ye geriledi.

Satışların maliyeti yılın ilk yarısında %10 azaldı. Sistem iletim bedellerindeki artışa karşın türbin ömürlerinin 20 seneden 30 seneye çıkarılması sonucu amortisman giderindeki düşüş bu kalemi destekledi. Buna rağmen brüt kâr %53 azalarak 343 milyon TL olarak gerçekleşti ve brüt marj %46,2'den %30,9'a geriledi. İkinci çeyrekte brüt marj eksi %2,7 seviyesinde oluştu.

FAVÖK, piyasa takas fiyatı kaynaklı gelirlerin sınırlı kaldığı bir dönemde sabit giderlerin etkisiyle %45 azalarak 608 milyon TL'ye indi. FAVÖK marjı %70,1'den %54,9'a geriledi. İkinci çeyrekte FAVÖK 120 milyon TL ile %78,3 azalırken, çeyreklik marj %69,1'den %32,6'ya indi. Esas faaliyet kârı ise %40 azalışla 548 milyon TL oldu.

Faaliyet giderlerinin sabit seyretmesi dikkat çeken kalemlerden biri oldu. Genel yönetim giderleri 142 milyon TL, pazarlama giderleri 11 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Esas faaliyetlerden diğer gelirler, endeks katsayısı ve faiz oranlarındaki düşüşe rağmen ortalama mevduatlardaki artış kaynaklı olarak %8 büyüyerek 358 milyon TL'ye ulaştı. Finansman giderleri artan kredi tutarına bağlı olarak 27 milyon TL artışla 110 milyon TL'ye yükseldi. Bu artışın içinde faiz giderlerindeki 91 milyon TL'lik yükseliş belirleyici oldu.

Vergi öncesi kâr %47 azalarak 438 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Buna karşın net dönem kârı %226 artışla 1.778 milyon TL'ye yükseldi. Aradaki ayrışmanın kaynağı 2027 senesinde kurumlar vergisi oranının değişecek olmasına bağlı ertelenmiş vergi etkisi olarak açıklandı. Diğer geçici farkların etkisiyle birlikte nette 1,3 milyar TL ertelenmiş vergi geliri gelir tablosuna yansıdı. Yönetim bu kalemin tamamen muhasebesel bir işlem olduğunun, nakit akışı yaratmadığının ve önceki dönemlerde ters yönde çalışan aynı mekanizmanın bu dönem tersine döndüğünün altını çizdi.

Bilanço ve Borçluluk

Toplam varlıklar 2025 yıl sonuna göre %1 azalarak 23.622 milyon TL seviyesine geriledi. Dönen varlıklar yatırım harcamaları ile kredi anapara ve faiz ödemelerinin etkisiyle %36 azalarak 1.658 milyon TL'ye, nakit ve nakit benzerleri %47 azalarak 1.144 milyon TL'ye indi. Duran varlıklar ise Almanya ve İtalya'da alınan lisans haklarının etkisiyle 592 milyon TL arttı. Bu artışın 442 milyon TL'lik kısmı maddi olmayan duran varlıklardan kaynaklandı.

Özkaynaklar %8 büyüyerek 17.975 milyon TL'ye ulaştı. Toplam yükümlülükler, banka kredilerindeki anapara geri ödemeleri ve ertelenmiş vergi yükümlülüğündeki azalışla birlikte %23 geriledi. Uzun vadeli yükümlülükler %31 azalarak 4.324 milyon TL'ye indi. Banka kredileri 3.741 milyon TL'den 3.084 milyon TL'ye %18 geriledi.

Net finansal borç 1.573 milyon TL'den 1.941 milyon TL'ye yükseldi. Net finansal borç/FAVÖK oranı 0,71'den 1,59'a çıktı. Bu hareketin ana kaynağı FAVÖK'teki daralma oldu. Net finansal borç/özkaynak oranı ise 0,09'dan 0,11'e sınırlı bir artış gösterdi.

Net yabancı para pozisyonu %13,7 artışla eksi 2.747 milyon TL seviyesine geldi. Nakit ve nakit benzerlerinin %70'i TL, %27'si euro ve %3'ü dolar cinsinden tutuluyor. Yönetim TL faizlerin yüksek seyretmesi nedeniyle pozisyonu ağırlıklı olarak TL'de tutmaya devam ettiklerini belirtti. Brüt borcun %74'ü dolar, %26'sı euro cinsinden. Borcun ortalama vadesi 2,6 yıl seviyesinde.

Yatırımlar

Şirket 2027 sonu itibarıyla kurulu gücünü 550 MW'ın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Bu hedefin bileşenleri Alapınar RES için alınan yeni lisans kapsamında 16 MW, Şah RES'te 8 MW'lık kapasite artışı, 200 MW'lık Avrupa güneş yatırımı ve 60 MW'lık depolamalı güneş santrali olarak paylaşıldı. Avrupa yatırımının kırılımında Almanya'da 63 MW tarımsal güneş, 60 MW batarya depolama ve İtalya'da 10 MW güneş projesi yer alıyor. Yönetim Almanya'da 20 MW ve İtalya'da 10 MW'lık projelerin inşaatına başlandığını aktardı.

Alapınar RES ve Şah RES kapasite artışı projelerinde inşaat başlangıcı 2026 yılının dördüncü çeyreği, faaliyete geçiş ise 2027 yılının ikinci çeyreği olarak planlanıyor. Her iki proje de piyasa takas fiyatı üzerinden satış yapacak. Kapasite faktörleri Şah RES için %36, Alapınar RES için %34 seviyesinde öngörülüyor. Avrupa güneş yatırımı iki faz halinde 2027 ve 2028'de devreye alınacak ve satışlar ihale ya da ikili anlaşma yoluyla gerçekleştirilecek.

2030-2035 dönemine ilişkin hedef 1.000 MW üzeri kurulu güç olarak korundu. Bu dönemde 100 MW'lık ilave Avrupa güneş yatırımı ile 300 MW rüzgâr ve 50 MW güneş olmak üzere depolamalı santral yatırımları planlanıyor. Depolamalı santraller için satış fiyatı yeni dolar bazlı YEKDEM mekanizması üzerinden öngörülüyor. Yönetim bu hedeflerin tamamının izin ve lisans süreçlerine bağlanmış projelerden oluştuğunu vurguladı.

Beklentiler

Şirket 2026 yılı FAVÖK marjı beklentisini %65-70 aralığından yaklaşık %60 seviyesine indirdi. 2025 yılında gerçekleşen marj %68 seviyesindeydi. Yönetim, yılın son çeyreğine ilişkin fiyat tahminlerinde yüksek oranlı bir artış öngörüsü bulunduğunu, bunun gerçekleşmesi durumunda yılın %60-65 aralığında bir marjla kapatılabileceğini aktardı. Olağan dışı seyreden bir yılda yanıltıcı bir beklenti paylaşmamak adına revizyonun %60 seviyesinde yapıldığı belirtildi.

Yatırım harcaması beklentisi 6,8 milyar TL'den 6,1 milyar TL'ye çekildi. Yönetim bu değişikliğin yatırım hedeflerinde bir daralmadan kaynaklanmadığını, harcamanın 2027 yılına kaydığını ifade etti.

Yıllık üretim beklentisi ise 950.000-1.000.000 MWh aralığında korundu. 2025 yılı üretimi 880.937 MWh seviyesindeydi. Yılın ilk yarısında üretimin bütçe dahilinde kalması, bu kalemde revizyona gidilmemesinin gerekçesi olarak paylaşıldı.

Cuma, 31 Temmuz 2026 00:00

Bor Şeker Analist Toplantısı Notları (2026/6)

Sektörel Görünüm

Yönetim, dünyada yıllık şeker üretiminin ve tüketiminin yaklaşık 180 milyon ton düzeyinde olduğunu, üretimin yaklaşık yüzde 78'inin kamış şekeri, yüzde 22'sinin pancar şekeri kaynaklı gerçekleştiğini belirtti. İhracata konu olan şekerin yaklaşık yarısının Brezilya kaynaklı olduğu, Brezilya ve Hindistan'ın küresel arzda belirleyici konumda bulunduğu ifade edildi. Dünyada üretilen kamışın yaklaşık yüzde 50-55'inin biyoetanol amaçlı değerlendirilmesi nedeniyle sektörün enerji fiyatlarına bağımlılığının yüksek olduğu, petrol ve enerji fiyatlarındaki yükselişin henüz üretici ülkelerdeki fiyatlamalara tam yansımadığı aktarıldı. Avrupa'da kuraklık kaynaklı verim kaybı beklendiği de belirtildi.
 
Türkiye'de pancar tarımının 58 ilde yapıldığı, üretimin İç Anadolu bölgesinde ve özellikle Konya, Kayseri, Aksaray hattında yoğunlaştığı, pancarın vejetasyon süresinin yaklaşık 180 gün olduğu paylaşıldı. Halihazırda sektörde 32 fabrika faaliyet gösteriyor ve bunların 14'ü kamu mülkiyetinde bulunuyor. 2018 yılında 14 fabrikanın ihaleye çıkarıldığı ve 10 tanesinin ihale edildiği süreç sonrasında sektörde kamu, kooperatif ve özel sektör arasında yaklaşık yüzde 35, yüzde 35 ve yüzde 30 şeklinde bir dağılım oluştu.
 
Sektör 4634 sayılı Şeker Kanunu çerçevesinde kotalı ve sözleşmeli üretim esasına göre işliyor. Yönetim, bu yıl kanunda yapılan revizyonların üretimin planlanan lokasyonlarda ve daha etkin biçimde gerçekleşmesini hedeflediğini, düzenlemelerin pancar fiyatlarının müzakere edilmesi ve şeker fiyatlarının müşterilerle anlaşma yoluyla belirlenmesi noktasında sektöre serbestlik alanı sağladığını ve bu değişikliğin sektör açısından olumlu olduğunu belirtti. Son iki yılda pancar fiyatlarındaki artışın kristal şeker fiyatlarına aynı oranda yansımadığı, referans fiyat uygulaması nedeniyle sektör genelinde ciro ve kârlılık tarafında bozulmalar oluştuğu ifade edildi. Ayrıca C şekeri kapsamında yürürlükte olan ithalat yasağının sektör açısından olumlu etki yarattığı, geçen yıla kıyasla 500-600 bin ton daha düşük stokla yeni üretim sezonuna girileceği aktarıldı.
 
Kota, Kapasite ve Operasyonel Gelişmeler
Şirket, Bor Şeker fabrikasını 2018 yılında 62.000 ton A kotası ile devraldı ve 30 Haziran 2026 itibarıyla 71.350 ton A kotası ile 2.497 ton B kotası şeker üretme hakkına sahip bulunuyor. Devralma tarihinde günlük 3.610 ton olan pancar işleme kapasitesi kademeli yatırımlarla 2025 itibarıyla günlük 10.000 ton seviyesine çıkarıldı. Geçen yıl 9.500 ton olarak gerçekleşen günlük kapasitenin bu sezon 10.000 ton düzeyinde kullanılması planlanıyor. Yönetim, yakın dönemde günlük 15.000 ton kapasiteye ulaşma potansiyeli bulunduğunu belirtti.
 
Dönemin en önemli operasyonel gelişmesi Adapazarı Şeker'in operasyonel kısmının ve kotasının devralınması oldu. Yaklaşık iki yıl süren görüşmelerin ardından sözleşmeye bağlanan işlem kapsamında yaklaşık 71 bin tonluk ilave kota Bor Şeker bünyesine katıldı ve şirketin toplam kotası iki katına çıktı. Üretimin Niğde'deki mevcut fabrika lokasyonunda gerçekleştirileceği, bu kapsamdaki üretimin Eylül ayı sonunda başlayarak Ocak ayına kadar süreceği belirtildi. A kotası kapsamında 140 bin tonun üzerinde, C şekeri ile birlikte toplamda 160 bin ton üretim hedefleniyor. Yönetim, sabit maliyetlerin büyük ölçüde değişmeyeceği bir yapıda üretim hacminin artmasının ölçek ekonomisi yarattığını ve birim maliyetleri aşağı çekeceğini, işçilik, enerji ve amortisman kalemlerindeki etkinin özellikle yılın ikinci yarısından itibaren görüleceğini ifade etti.
 
Şirketin Türkiye şeker pazarındaki payı yüzde 2,5 seviyesinden yüzde 5'in üzerine çıktı ve şirket pazarda dördüncü büyük oyuncu konumuna geldi. Satışların yüzde 70-80'lik kısmı zincir marketlere yapılıyor ve hem kendi markası hem de fason üretim modeli kullanılıyor. Yönetim, bu satış yapısının nakit akışını güçlendirdiğini, alacak tahsil sürelerinin 20-25 gün bandında seyrettiğini belirtti. Bu sezon 37 bin tona yakın C şekeri üretildi ve büyük kısmı satıldı. İklim koşulları tarafında bahar yağışlarının olumlu seyrettiği, pancar çıkışlarının geçmiş yıllara kıyasla daha homojen gerçekleştiği ve şeker oranının geçmiş yıllara göre yaklaşık bir puan yüksek beklendiği aktarıldı. Şirket 30 Haziran 2026 itibarıyla 400 personel istihdam ediyor.
 
Yatırımlar ve Ürün Çeşitlendirmesi
Şirketin yan ürün değerlendirme stratejisinin merkezinde etil alkol yatırımı bulunuyor. Melas girdisiyle çalışacak tesisin yıllık üretim kapasitesi 20 milyon litre olarak belirlendi ve tesis yurt dışı bir firma ile birlikte kuruldu. Toplantı tarihi itibarıyla tesiste su dolaştırma ve deneme aşamasına geçildi, devreye alma sürecinin bir buçuk ayı geçmeden tamamlanması ve tesisin bu yılki üretim sezonunda devrede olması hedefleniyor. Tesisin melas ihtiyacının yıllık yaklaşık 75 bin ton olacağı, bunun yaklaşık 40 bin tonunun kendi üretiminden karşılanacağı ve kalan kısmın dışarıdan temin edileceği belirtildi. Bir ton melastan yaklaşık yüzde 30 oranında etil alkol, yüzde 70 oranında şilempe elde ediliyor. Yönetim, etil alkol tarafında ilk aşamada 20-25 milyon dolar düzeyinde ciro hedeflediklerini, tam kapasite devreye alındıktan sonra yaklaşık 7-8 milyon dolarlık ek katkı öngördüklerini ifade etti. Her iki ürünün de dolar bazlı olması ve fiyatlarının devlet tarafından belirlenmemesi, serbest piyasada fiyatlanması yatırımın öne çıkan unsurları olarak aktarıldı. Türkiye'de alkol sektöründe halen yüzde 40'a yakın oranda ithalat bulunduğu belirtildi.
 
Enerji tarafında şirket kendi tesislerinde ürettiği enerjiyi kullanıyor ve etil alkol yatırımı için ilave kazan veya türbin yatırımı yapılmadı, mevcut altyapı üzerinden ilerlendi. Güneş enerjisi sistemi de mevcut kurulumlar arasında yer alıyor. Yönetim, ülke içinden temin edilen kömür ve yakıt kullanımının maliyet avantajı sağladığını, tesisin diğer etil alkol tesislerine kıyasla enerji verimliliğinin daha yüksek olduğunu belirtti.
 
Etil alkol üretiminden çıkan şilempe, dört yıl önce devreye alınan sıvı gübre üretim tesisinin ana hammadde girdisini oluşturuyor. Şirketin halihazırda 17 sıvı gübre üretim reçetesi bulunuyor ve tarım market yapılanması üzerinden çiftçiye yönelik faaliyetler sürdürülüyor. Şeker üretiminden çıkan melas ve yaş pancar posası ile birlikte yan ürünlerin tamamının değerlendirildiği bir üretim modeli hedefleniyor. Şirket 2018 yılında Ar-Ge merkezi kurdu ve bu merkez üzerinden yürütülen projelerin önümüzdeki sezonlarda hayata geçirilmesi planlanıyor.
 
Finansal Performans
Şirket 31 Mart tarihinde sona eren özel hesap dönemine tabi olduğundan, açıklanan sonuçlar 1 Nisan – 30 Haziran 2026 dönemini kapsıyor. Yönetim, üretimin Eylül ve Ocak ayları arasında yoğunlaştığı bir yapıda ilk çeyreğin sektör dinamikleri gereği zayıf seyrettiğini ve bu çeyrekte kayda değer bir gelişme bulunmadığını belirtti.
 
Yönetim, son dönemde kredi borçlarındaki artışın temel olarak Adapazarı Şeker'e ilişkin ilk ödemenin yarattığı nakit ihtiyacından kaynaklandığını, bunun geçici bir durum olduğunu belirtti. Kullanılan ihracat kredilerinin ve kısa vadeli kredilerin yıl içinde ödenerek kapatılabilecek nitelikte olduğu, Adapazarı Şeker'e ilişkin ödeme planının uzun vadeye yayıldığı ve nakit akışını zorlamayacak şekilde yapılandırıldığı ifade edildi. 30 Haziran 2026 itibarıyla kâr dağıtımı yapılmadı.
 
İleriye Dönük Beklentiler ve Rehberlik
Yönetim, geçen yıl yaklaşık 5 milyar TL seviyesinde gerçekleşen cironun bu yıl 10 milyar TL düzeyine ulaşmasını hedeflediğini açıkladı. FAVÖK marjı hedefi yüzde 15-20 bandı olarak belirlendi. Üretim tarafında A kotası kapsamında 140 bin tonun üzerinde, C şekeri dahil toplamda 160 bin ton üretim öngörülüyor. Yönetim, birinci ve ikinci çeyreğin sektörün mevsimsel yapısı gereği zayıf seyredeceğini, kârlılığa yansımanın yılın ikinci yarısından itibaren görüleceğini belirtti. Adapazarı Şeker kotasının devreye girmesi ve etil alkol tesisinin faaliyete geçmesinin hem ciro hem de kârlılık tarafında katkı yaratması bekleniyor.
 
Fiyatlama tarafında, Şeker Kanunu'nda yapılan revizyonların pancar fiyatlarının müzakere edilmesi ve şeker fiyatlarının müşterilerle belirlenmesi noktasında sağladığı serbestliğin yılın ikinci yarısından itibaren fiyatlara yansıması bekleniyor. Yönetim, gıda enflasyonunun devam edeceği ve hem küresel piyasalarda hem de Türkiye'de şeker fiyatlarının yukarı yönlü hareket edeceği beklentisini paylaştı. Ayrıca yüzde 15-20 aralığındaki FAVÖK marjı hedefinin tutturulması durumunda önümüzdeki dönemde temettü dağıtımının gündeme gelebileceği ifade edildi
Çarşamba, 13 Mayıs 2026 00:00
Gür-Sel Turizm, 2026 yılı ilk çeyreğinde sınırlı ciro artışına rağmen güçlü kârlılık performansı açıkladı. Satış gelirleri %0,5 artışla 3,18 milyar TL’ye ulaşırken, FAVÖK %7,8 yükselerek 1,13 milyar TL oldu ve FAVÖK marjı %35,5’e çıktı. Şirket, bu marjın yıl sonu beklenti bandının üst sınırına karşılık geldiğini belirtti.
 
Net kâr yıllık %10,8 artışla 847 milyon TL’ye yükselirken, amortisman modelindeki güncellemenin 112 milyon TL pozitif katkı sağladığı ifade edildi. Şirketin 1,6 milyar TL net nakit pozisyonunu koruduğu, net kâr ile FAVÖK arasındaki farkın 2026’da tarihsel ortalamalara göre daralmasının beklendiği aktarıldı.
 
Yurt dışı büyüme tarafında Ürdün’de toplam 1 milyar dolar büyüklüğündeki toplu taşıma ihalesi öne çıktı. Şirket, mevcut 350 araçlık operasyonunu 2027-2028 döneminde 800 araca çıkarmayı hedefliyor. Ayrıca ABD’de elektrikli ve otonom otobüs üretimi için Michigan operasyonunun başlayacağı, Orta Asya’daki fabrika yatırımının ise 2026 sonunda üretime geçmesinin planlandığı belirtildi.
 
Şirket yönetimi 2026 yılı için 15-17 milyar TL satış geliri ve 5-6 milyar TL FAVÖK beklentisini korurken, yatırım harcamalarının satışlara oranının %8-12 bandında gerçekleşmesini öngörüyor.

Detaylar için aşağıda bulunan raporu inceleyebilirsiniz. 
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-gursel-turizm-analist-toplanti-notlari-2026 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 08 Mayıs 2026 00:00
EBEBK, 1Ç26’da güçlü operasyonel toparlanma ile dikkat çekti. Şirketin konsolide hasılatı yıllık %22,8 artarken FAVÖK %144 yükseldi ve FAVÖK marjı %4,5’ten %9’a çıkarak kârlılıkta belirgin iyileşme sağlandı. Geçen yıl zarar açıklayan şirket bu çeyrekte yeniden net kâra geçerken, büyümede özellikle sepet tutarındaki artış, private label ürünlerin yüksek payı ve mağaza verimliliği etkili oldu.
 
Türkiye operasyonlarında satış adetleri güçlü büyümeyi sürdürürken, hızlı tüketim ürünlerinde pazar payı artışı dikkat çekti. Yönetim, pazaryerlerinden ziyade kendi e-ticaret platformunu büyütmeye odaklandığını belirtirken, haziran öncesinde 44 mağazada başlayacak Mothercare lansmanının premium müşteri segmentine erişim ve kârlılığa katkı sağlaması bekleniyor. Şirket ayrıca 2030 için 1 milyar dolar konsolide ciro hedefi belirlerken, mini mağaza modeli, online büyüme ve yurt dışı operasyonlarını uzun vadeli büyümenin ana unsurları olarak öne çıkardı.

Detaylar için aşağıda bulunan Fintables - Analist Toplantısı Notları'nı inceleyebilirsiniz.
 
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-ebebek-analist-toplantisi-notlari-33882 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 08 Mayıs 2026 00:00
AYDEM, 1Ç26’da güçlü hidroloji koşullarının desteğiyle üretimini yıllık %80 artırarak 846 GWh seviyesine çıkardı. Özellikle hidroelektrik üretimindeki %118’lik sıçrama operasyonel performansı desteklerken, hasılat %7, FAVÖK ise %27 büyüdü. Ancak piyasa takas fiyatlarındaki gerileme nedeniyle şirketin ortalama satış fiyatı dolar bazında düşüş gösterdi. Yönetim, nisan ayında da güçlü üretim trendinin sürdüğünü ve yaz aylarında artacak elektrik talebiyle fiyatların toparlanmasını beklediğini belirtti.
 
Şirket, hibrit güneş ve rüzgar yatırımlarını hızlandırırken, toplam 500 MW’lık depolamalı yenilenebilir enerji projesinin lisanslama sürecini sürdürüyor. Kurulu güç 1.210 MW’a ulaşırken, portföyde hidroelektriğin payı azalırken rüzgar ve güneşin payı artmaya devam etti. Finansal tarafta refinansman sonrası Net Borç/FAVÖK oranı 4,0x seviyesine gerilerken, yönetim orta vadede bu oranı 3,0x-3,5x bandına düşürmeyi hedefliyor. Şirket ayrıca hibrit güneş ve rüzgar kapasite artışlarını büyük ölçüde iç kaynak ve nakit akışıyla finanse etmeyi planlıyor.
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-aydem-analist-toplantisi-notlari-2026 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 08 Mayıs 2026 00:00
MLP Sağlık Hizmetleri, 1Ç2026’da hasılatını %5,7 artırırken operasyonel kârlılıkta güçlü toparlanma gösterdi. FAVÖK yıllık %24,9 artışla 4,8 milyar TL’ye yükselirken, FAVÖK marjı %25’ten %29,6’ya çıktı; bu iyileşmede hasta ve ödeme karmasındaki olumlu değişim ile maliyet optimizasyonu etkili oldu. Şirketin net kârı da %8,9 artışla 1,67 milyar TL’ye ulaşırken, tüm ana maliyet kalemlerinde oran bazlı gerileme dikkat çekti. Buna karşın mevsimsel işletme sermayesi etkileri nedeniyle operasyonel nakit akışı zayıfladı ve serbest nakit akışı negatif gerçekleşti.
 
Şirket, büyüme stratejisi kapsamında yeni hastane yatırımlarını sürdürürken, önümüzdeki beş yılda yaklaşık 10 yeni hastane açmayı hedefliyor. 2025’te açılan yeni hastanelerin planlanan hızda olgunlaştığı ve bazılarının kısa sürede kârlılığa geçtiği belirtildi. Dijitalleşme tarafında temassız hasta kabul sistemi ve veri odaklı hasta sonuç ölçüm platformları operasyonel verimliliği desteklerken, 96 MW’lık güneş enerjisi yatırımının büyük bölümü tamamlandı. Yönetim, yılın geri kalanında serbest nakit akışının pozitife dönmesini ve organik büyümenin güçlü şekilde devam etmesini bekliyor.
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-mlp-saglik-hizmetleri-analist-toplantisi-notlari-44833 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 08 Mayıs 2026 00:00
Sabancı Holding, 1Ç2026’da gelirlerinde yıllık düşüş yaşasa da operasyonel kârlılığını güçlendirdi ve geçen yılki zararın ardından 318 milyon TL net kâr açıkladı. Holding, CarrefourSA ve Akçansa’daki pay satışlarıyla portföy optimizasyonunu hızlandırırken, bu işlemlerin marjlar ve özkaynak kârlılığı üzerinde olumlu etki yaratması bekleniyor. Yönetim, yapı malzemeleri tarafında Çimsa odaklı uluslararası büyüme stratejisini öne çıkarırken, holdingin net aktif değerine göre yüksek iskontolu işlem görmeye devam ettiği vurgulandı.
 
Enerji tarafında Enerjisa Üretim’in güçlü hidroloji desteğiyle FAVÖK’ü %39 artarken, ABD’deki güneş enerjisi projelerinde toplam 500 MW kapasite devreye alındı ve ek kapasite yatırımları sürüyor. Bankacılık tarafında Akbank güçlü kârlılık ve sermaye yeterliliğini korurken, Brisa, Kordsa ve Çimsa operasyonel iyileşmeyle öne çıktı. Yönetim ayrıca veri merkezi yatırımları, yenilenebilir enerji ve uluslararası büyüme alanlarını orta-uzun vadeli ana yatırım temaları arasında konumlandırdı
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-sahol-analist-toplantisi-notlari-33877 İlgili Dosyayı İndir
Çarşamba, 29 Nisan 2026 00:00
Lila Kağıt, 1Ç 2026 finansal sonuçlarının ardından 29 Nisan’da bir analist toplantısı düzenledi. Toplantıda konverting iş kolundaki güçlü ihracat büyümesi, Erzurum Faz I tesisindeki deneme üretimi aşamasına geçilmesi, 2025 yılı karından 900 milyon TL kar dağıtım kararı ve şirketin 2026 yılı öngörülerini olduğu gibi koruması ele alındı.
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-lilak-analist-toplantisi-notlari-2026 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 24 Nisan 2026 00:00
Aksigorta 2026 yılının ilk çeyreğinde 268 milyon TL net kâr açıkladı ve bu rakam yıllık bazda %24 geriledi. Kârdaki düşüşün ana nedeni, kasko portföyünden gelen hasar güncellemesi ve faiz artışına bağlı sabit getirili tahvil değerleme etkisi gibi tek seferlik kalemler oldu. Bu etkiler hariç tutulduğunda şirketin aslında güçlü bir operasyonel performans sergilediği, net kârın %63 ve teknik kârın %39 artmış olacağı ifade edildi.
 
Teknik tarafta net teknik kâr %47 düşüşle 290 milyon TL’ye gerilerken, yatırım gelirleri dahil teknik kârlılık artış gösterdi. Yatırım gelirleri yükselirken, artan genel giderler (özellikle personel, dijitalleşme ve bankasürans yatırımları) kârlılığı baskıladı. Yönetim, gider artış hızının önümüzdeki dönemde daha dengeli seyredeceğini öngörüyor.
 
Prim üretimi tarafında güçlü büyüme dikkat çekti. Toplam primler %33 artarken, özellikle motor segmentinde ciddi bir toparlanma yaşandı. Trafik ve kasko branşlarında sırasıyla %90 ve %60 büyüme görüldü. Motor segmentinin toplam içindeki ağırlığı artarken, motor-dışı branşların payı geriledi. Şirket yılın geri kalanında yeniden motor-dışı branşlara odaklanarak daha dengeli ve kârlı bir büyüme hedefliyor.
 
Teknik performans tarafında bileşik oran %132’ye yükselerek bozulma gösterdi. Bu artışın ana nedeni hasar prim oranındaki yükseliş oldu. Ancak yönetim, motor-dışı prim üretiminin artmasıyla bu oranın ilerleyen dönemde normalleşmesini bekliyor. Trafik branşında teknik zarar azalırken marjlarda iyileşme sinyali verildi. Kasko tarafındaki kâr düşüşü ise tek seferlik hasar etkisinden kaynaklandı.
Yatırım portföyü büyümeye devam etti ve fon büyüklüğü %28 artışla 18,6 milyar TL’ye ulaştı. Şirket yüksek faiz ortamına uygun şekilde daha dengeli ve düşük volatiliteye sahip bir portföy yapısı oluştururken, yıllıklandırılmış getiri %36 seviyesinde gerçekleşti. Vergi avantajları dahil edildiğinde bu oran %39’a çıktı.
 
Sermaye yeterliliği güçlü seyrini korudu ve %153 seviyesine yükseldi. Bu oran hem yasal gerekliliklerin üzerinde hem de şirketin büyümesini destekleyecek sağlam bir sermaye yapısına işaret ediyor.
 
Bankasürans tarafında ise Akbank iş birliğiyle yürütülen dönüşüm süreci tamamlandı ve 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla bu kanalda yeniden ivmelenme başladı. Yönetim, bankasürans kanalının önümüzdeki dönemde daha yüksek kârlılık katkısı sağlayacağını öngörüyor.
 
Genel olarak şirket, kısa vadeli dalgalanmalara rağmen operasyonel olarak güçlü bir performans sergiliyor. Tek seferlik etkilerin ortadan kalkması, motor-dışı branşlarda seçici büyüme ve bankasürans kanalındaki ivmelenme ile yıl genelinde kârlı büyümenin devam etmesi bekleniyor. Raporun tamamı için "Fintables - AKGRT Analist Toplantı Notları" raporunu inceleyiniz.
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-akgrt-analist-toplantisi-notlari-2026 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 24 Nisan 2026 00:00
Arçelik 2026 yılının ilk çeyreğinde hasılatta daralma yaşamasına rağmen marj tarafında belirgin iyileşme gösterdi. Konsolide gelirler yıllık %8,8 gerilerken, brüt kâr marjı ve FAVÖK marjı sırasıyla %29,8 ve %6,4 seviyesine yükseldi. Marjlardaki bu iyileşmenin temelinde daha önce avantajlı maliyetlerle yapılan hammadde anlaşmaları ve Avrupa’daki entegrasyon sonrası elde edilen sinerjiler yer aldı. Euro/dolar paritesinin destekleyici seyri de kârlılığı olumlu etkiledi. Buna karşın yoğun rekabet, fiyat baskısı ve artan işçilik maliyetleri marjları sınırlayan unsurlar oldu.
Hasılat tarafında hem yurt içi hem uluslararası satışlarda daralma görüldü. Türkiye satışları %12, uluslararası satışlar %7,1 geriledi. Şirket, yıl geneline ilişkin uluslararası büyüme beklentisini “düşük tek haneli artış”tan “yatay” seviyeye çekti. Net kâr tarafında ise enflasyon muhasebesi kaynaklı ertelenmiş vergi etkisi nedeniyle 2,2 milyar TL zarar açıklandı.
 
Bölgesel performansta Avrupa’da sınırlı hacim toparlanmasına rağmen fiyat baskısı devam etti. Batı Avrupa’da pazar kısmen toparlanırken Almanya ve çevresinde zayıf talep sürdü. Doğu Avrupa’da tüketici talebi zayıf ve rekabet yoğun seyretti. Afrika tarafında büyüme daha güçlü olurken Orta Doğu’da jeopolitik gelişmeler satışları ciddi şekilde baskıladı. Asya-Pasifik bölgesinde ise genel olarak talep zayıf ve satışlar gerileyen bir görünüm sundu. Türkiye’de ise kampanyalarla desteklenen sınırlı talebe rağmen ürün karması ve fiyatlama baskısı öne çıktı.
 
Hammadde tarafında metal ve plastik fiyatlarında artış görülse de şirketin önceden yaptığı uygun maliyetli tedarik anlaşmaları sayesinde kısa vadede ciddi bir maliyet şoku beklenmiyor. Ancak yılın ilerleyen dönemlerinde özellikle plastik tarafında maliyet baskısının artabileceği belirtiliyor. Lojistik tarafında Hürmüz Boğazı kaynaklı risklere karşı alternatif tedarik ve sevkiyat kanallarıyla operasyonel esneklik sağlanmış durumda.
 
Finansal yapı tarafında net borç 169,8 milyar TL’ye yükselirken kaldıraç oranlarında geçici artış gözlendi. Bu artışın ana nedeni sezon öncesi stok ve işletme sermayesi birikimi oldu. Şirket, yılın ikinci yarısında nakit akışının güçlenmesiyle kaldıraçta normalleşme bekliyor. Kısa vadeli borç oranı yüksek olsa da yıl içinde sağlanması planlanan uzun vadeli finansman ile vade yapısının dengelenmesi öngörülüyor.
 
Genel çerçevede Arçelik, zayıf talep ve gelir daralmasına rağmen maliyet yönetimi ve operasyonel verimlilik sayesinde kârlılığını koruyor. Önümüzdeki dönemde talep koşulları, rekabet yoğunluğu ve maliyet tarafındaki gelişmeler performansın ana belirleyicileri olacak. Detaylar için "Fintables - ARCLK Analist Toplantısı Notları" raporunu inceleyiniz.
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-arclk-analist-toplanti-notlari-2026 İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 24 Nisan 2026 00:00
ARD Bilişim, 1Ç26 öncesi düzenlediği analist toplantısında İntron birleşmesinin etkileri, operasyonel görünüm ve 2026 hedeflerine dair önemli mesajlar verdi.
 
İntron devralması 30 Aralık 2025’te tamamlanmasına rağmen muhasebe gereği 2025 finansallarına dahil edilmedi. Bu nedenle 2025 sonuçları tamamen solo performansı yansıtıyor. 2026 itibarıyla İntron’un katkısı konsolide finansallarda görünmeye başlayacak. Birleşme sonrası sermaye 322 milyon TL’ye, özkaynaklar 5 milyar TL’nin üzerine çıktı. Toplam varlıklar 8,5 milyar TL seviyesine ulaşırken, bunun yaklaşık 1,5–2 milyar TL’lik kısmı İntron kaynaklı oluştu. Halka açıklık oranı ise %75’ten %39’a geriledi.
 
Artan finansal borçluluğun ana nedeni operasyonel zayıflık değil, projelerin doğası gereği yapılan ön ödemeli donanım ve entegrasyon yatırımları olarak açıklandı. Tahsilatların 3–6 ay vadeli olması nedeniyle geçici bir finansman ihtiyacı oluşurken, yıl içinde hak edişlerle birlikte borçluluğun normalleşmesi bekleniyor.
 
Operasyonel tarafta şirketin temel iş modeli güçlü şekilde devam ediyor. Kamuya yönelik yazılım projeleri, bakım ve abonelik gelirleri sayesinde tekrar eden ve enflasyonun üzerinde güncellenebilen bir gelir yapısı sunuyor. Elektronik denetleme sistemleri (EDS) projeleri hem Türkiye’de hem yurt dışında büyümeye devam ederken, Hatay projesinin Mayıs 2026 itibarıyla gelir üretmeye başlaması bekleniyor. E-fatura tarafında ise geniş müşteri tabanı önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.
 
İntron birleşmesiyle birlikte donanım ve sistem entegrasyonu iş kolu daha stratejik hale geldi. Özellikle yapay zeka veri merkezlerine yönelik talebin artması, şirketi daha yüksek katma değerli ve marjı daha korunaklı projelere taşıyor. Bu alanda sınırlı sayıda oyuncunun bulunması rekabet avantajını destekliyor.
 
Yurt dışı tarafta güçlü bir büyüme potansiyeli dikkat çekiyor. Katar’da yüksek hacimli projeler, Kazakistan’da veri merkezi görüşmeleri ve Güneydoğu Asya ile Latin Amerika’da yeni sipariş akışı öne çıkıyor. Mevcut sipariş havuzu ve yüksek olasılıklı teklifler dikkate alındığında önümüzdeki döneme ilişkin ciddi bir gelir potansiyeli bulunuyor.
 
Yönetim, birleşmenin yaratacağı sinerjiyle birlikte 2026 yılı için 10 milyar TL üzeri ciro hedefini “temkinli” bir beklenti olarak değerlendiriyor. Genel çerçevede şirket, güçlü sipariş akışı, artan uluslararası açılım ve yüksek katma değerli projelere yönelim sayesinde büyüme ivmesini korumayı hedefliyor. Detaylar için "Fintables - ARDYZ Analist Toplantısı Notları" raporunu inceleyebilirsiniz.
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-ardyz-analist-toplantisi-notlari-2026 İlgili Dosyayı İndir
Salı, 21 Nisan 2026 00:00
Türkiye Sigorta, 1Ç26 sonuçlarının ardından yaptığı analist toplantısında güçlü kârlılık, tarihi düşük seviyeye inen bileşik oran, sağlık branşındaki dönüşüm ve yatırım stratejisindeki değişimleri öne çıkardı.
 
Şirket 6,4 milyar TL net kâr ile beklentileri aşarken, brüt prim üretimi 53,8 milyar TL’ye ulaştı ve reel %11 büyüme sağladı. %16 pazar payı ile liderlik korunurken, en yakın rakiple farkın açıldığı belirtildi. Bileşik oran %90’a gerileyerek hem geçen yıla hem beklentilere göre ciddi iyileşme gösterdi. Bu iyileşme; baz etkisi (geçen yılki don olayı) ve güçlü fiyatlama disiplini ile operasyonel verimlilikten kaynaklandı. Hasar oranındaki düşüş ve trafik segmentindeki toparlanma da önemli katkı sağladı.
 
Segment bazında en güçlü performans genel zararlar tarafında görülürken, tarım branşı yüksek pazar payı ve üretimle öne çıktı. Yangın ve kasko tarafı da güçlü seyrederken, zorunlu trafikte zarar önemli ölçüde azaldı. Sağlık segmentinde ise bilinçli portföy küçültme ve kârlılık odaklı dönüşüm nedeniyle daralma yaşandı; şirket kurumsal zararlı işlerden çıkıp bireysel segmente yöneliyor.
 
Yatırım tarafında portföy dağılımı TL tahvillere kaydırıldı ve tahvil ağırlığı %41’e çıkarıldı. Getiri oranı düşse de bunun enflasyonla paralel olduğu ve reel getirinin korunduğu belirtildi. Mevcut portföy yapısının farklı faiz senaryolarına karşı dayanıklı olduğu vurgulandı.
 
Özkaynaklar güçlü artış gösterirken sermaye yeterlilik oranı %216 ile yüksek seviyede kaldı. 3 milyar TL temettü ödemesi planlanırken %100 bedelsiz sermaye artırımı süreci devam ediyor. Şirket, düzenli temettü politikasıyla öne çıkmaya devam ediyor.
 
2026 beklentilerinde şirket, sigorta enflasyonunun üzerinde büyüme ve bileşik oranı %100’ün altında tutmayı temel hedef olarak belirledi. Kârlılığın yatırım gelirinden ziyade teknik kârdan gelmeye devam etmesi beklenirken, güçlü sermaye yapısının olası risklere karşı koruma sağladığı vurgulandı.

Detaylar için Fintables - TURSG Analist Toplantı Notu raporunu inceleyebilirsiniz.
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-tursg-analist-toplantisi-notlari-44833 İlgili Dosyayı İndir
Salı, 14 Nisan 2026 00:00
Türkiye’de ambalaj kâğıdı kapasitesine dair 6 milyon tonluk algı yanıltıcı olup, fluting ve testliner tarafında fiili kapasite yaklaşık 3,5 milyon ton ve talep 3–3,2 milyon ton seviyesindedir. Barem’in teknik avantajları ve kendi enerjisini üretebilme kabiliyetiyle yaklaşık %10 pazar payına ulaşması ve üretimin %85’ini dış satışa yönlendirerek yaklaşık 5 milyar TL ek ciro yaratması beklenmektedir.
 
Şirketin ambalaj tarafında 3 tesiste 100 bin ton kapasite bulunurken, hızlı teslimat ve tesisler arası esnek üretim yapısı önemli rekabet avantajı sağlamaktadır. Makine parkının genç olması ve katma değerli ürün ağırlığı güçlü konumu desteklerken, bazı tesislerde düşük kapasite kullanımı müşteri kaynaklı zayıflıktan etkilenmektedir.
 
Konya Ereğli’de kurulan kâğıt fabrikası 300 bin ton kapasiteye sahip olup kısa sürede devreye alınmış, 2026 itibarıyla %60 kapasiteye ulaşmıştır. Üretim tamamen atık kâğıda dayalı olacak ve ürün gamı fluting, testliner ve torba kâğıdından oluşmaktadır.
 
Son 3 yılda 210 milyon dolarlık yatırım nedeniyle borçluluk ciddi artmış, ancak vade uzatımı ve yeni finansman araçlarıyla bilanço baskısının hafifletilmesi hedeflenmektedir. Ambalaj segmentinde FAVÖK marjı %19-20 seviyesinde korunmaktadır.
 
Enerji tarafında GES ve 2026 sonunda devreye girecek kojenerasyon yatırımıyla tam bağımsızlık hedeflenmekte, yıllık yaklaşık 13,4 milyon dolar finansal katkı ve kârlılıkta ciddi artış beklenmektedir. Bu entegrasyon sonrası kâğıt tarafında FAVÖK marjının %20’nin üzerine çıkması öngörülmektedir.
 
2027 yılında kâğıt fabrikasının %90 kapasiteye ulaşması, enerji entegrasyonunun tamamlanması ve hammadde bağımsızlığı sayesinde marjların belirgin şekilde genişlemesi beklenmektedir. Ayrıca iç tüketimin bir kısmının karşılanması ve yüksek ihracat katkısıyla gelir büyümesi desteklenecektir.
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-barma-analist-toplantisi-notlari-44322 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 23 Mart 2026 00:00
Selçuk Ecza Deposu 2025 sonuçlarında pazar liderliğini yaklaşık %38 pay ile korurken, son iki yılda bilinçli şekilde pazar payı yerine kârlılığa odaklandığını ve iskonto/teşvikleri azalttığını belirtti. Depo sayısı sınırlı düşerken depo başı verimlilik artış gösterdi, operasyonel giderler kontrol altında tutuldu ve bazı maliyet kalemlerinde düşüş sağlandı.
 
Finansal tarafta ise hasılat sınırlı artmasına rağmen satış maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle brüt kâr ve marjlar ciddi şekilde geriledi. FAVÖK ve FAVÖK marjında da belirgin düşüş görülürken yıl net zarar ile kapandı. Marj baskısının temel nedeni referans fiyat güncellemesinin gecikmesi ve euro kuru ile dönemsel euro değeri arasındaki farkın açılması oldu.
 
Buna karşın şirket güçlü nakit üretimini korudu, yüksek serbest nakit akışı yarattı ve bu nakitle borçlarını önemli ölçüde azalttı, net nakit pozisyonunu sürdürdü. Yatırımlar düşük seviyede kalmaya devam etti.
 
2026 beklentilerinde yeni fiyatlama düzenlemesiyle yaklaşık %34’lük fiyat artışı etkisi öne çıkarken, yönetim pazar payını yeniden artırmayı, marj baskısının hafiflemesini ve maliyet disiplininin sürmesini bekliyor.
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-selec-analist-toplantisi-notlari-2025-12 İlgili Dosyayı İndir
Salı, 10 Mart 2026 00:00
İş Yatırım, 5 Mart 2026’da düzenlediği analist toplantısında 2025 yılı performansını ve 2026 beklentilerini değerlendirdi. 2025 sonunda Borsa İstanbul’un TL bazlı piyasa değeri 15,5 trilyon TL’ye, dolar bazında ise 363 milyar dolara ulaşırken pay piyasası işlem hacmi 85,8 trilyon TL oldu. Yabancı yatırımcı payı %36’ya gerilerken yıl boyunca zayıf piyasa koşulları nedeniyle halka arz sayısı sınırlı kaldı ve 18 halka arzın yaklaşık %70’i yılın ilk iki ayında gerçekleşti.
 
Operasyonel tarafta İş Yatırım’ın pay piyasası işlem hacmi %35 artışla 9,5 trilyon TL’ye yükselirken pazar payı %11,1 ile üçüncü sıradaki konumunu korudu. VİOP işlem hacmi %66 artarak 6,3 trilyon TL’ye çıktı ve şirket %12,7 pazar payı ile ikinci sırada yer aldı. İş Portföy’ün yönettiği varlık büyüklüğü %85 artışla 1,4 trilyon TL’ye ulaşırken pay kredisi hacmi %79 artarak 19,6 milyar TL oldu.
 
Finansal sonuçlara göre enflasyon muhasebesi uygulanmamış net kâr %12 artışla 13,3 milyar TL’ye, operasyonel gelirler ise %42 artışla 28,7 milyar TL’ye yükseldi. Enflasyon muhasebesine göre düzeltilmiş net kâr 7,4 milyar TL olurken özkaynak kârlılığı %23 seviyesinde gerçekleşti. Gelirlerde en büyük payı alım satım, faiz ve türev gelirleri (%41) ve pay kredisi faiz gelirleri (%33) oluştururken, portföy yönetimi gelirleri büyürken kurumsal finansman gelirleri düşük yatırım aktivitesi nedeniyle geriledi.
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-ismen-analist-toplantisi-notlari İlgili Dosyayı İndir
Salı, 10 Mart 2026 00:00
MLP Sağlık, 2025’in ikinci yarısında dijitalleşme ve verimlilik programlarının etkisiyle operasyonel performansını güçlendirdi; 4Ç25’te FAVÖK yıllık %26 artarak 4,4 milyar TL’ye yükselirken marj %31,2’ye çıktı. Şirket 2025 yılını %6 gelir artışıyla 55,1 milyar TL hasılat ve %14,8 artışla 15,3 milyar TL FAVÖK ile tamamlarken net kâr yatırım gelirlerindeki düşüş, artan amortisman ve vergi giderleri nedeniyle %18,8 geriledi. Artan yatırımlar nedeniyle net borç yükselse de Net Borç/FAVÖK oranı hâlen düşük seviyede bulunuyor. 2025’te güçlü yatırım dönemi kapsamında harcamalar 11,3 milyar TL’ye çıkarken, 2026’da çift haneli gelir büyümesi, marjın korunması ve sermaye harcamalarının tarihsel seviyelere gerilemesi bekleniyor; ayrıca beş yıllık planda her yıl ortalama iki yeni hastane açılması hedefleniyor.
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-mpark-analist-toplantisi-notlari İlgili Dosyayı İndir
Cuma, 13 Şubat 2026 00:00
Koç Holding, 2025 yılında güçlü operasyonel performans sergileyerek konsolide net kârını 22 milyar TL’ye çıkardı; otomotiv ve enerji segmentleri en büyük katkıyı sağladı. Bilançosunda 815 milyon dolar net nakit bulunurken, likidite ve risk yönetimi muhafazakâr şekilde korundu. Otomotiv segmenti Türkiye’de ve ihracatta güçlü satış hacmi kaydederken, dayanıklı tüketim ve finans segmentlerinde iyileşmeler görüldü. Arçelik’te brüt ve FAVÖK marjları yükselirken serbest nakit akışı pozitif oldu. Yönetim, yüksek nakit dönüşümü, güçlü FAVÖK ve temettü odaklı portföy stratejisiyle M&A fırsatlarını değerlendirmeye devam edeceğini belirtti.
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-kchol-analist-toplantisi-notlari-2026 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 09 Şubat 2026 00:00
Tüpraş Analist Toplantısı Notları
 
Raporda özetle, 4Ç25’te küresel rafineri piyasalarında arz kaynaklı sıkışıklık nedeniyle crack marjlarının güçlü seyrettiği, Tüpraş’ın operasyonel esnekliği sayesinde kapasite kullanımını %93’ün üzerinde koruduğu ve üretim ile satış hacimlerinin güçlü kaldığı ifade edildi. Net rafineri marjının 8,6 dolar/varil seviyesinde gerçekleştiği; crack marjlarındaki artışa rağmen daralan diferansiyeller ve düşük sezon etkisiyle marjın gerilediği aktarıldı. Şirketin 6,8 milyar TL net kâr açıkladığı, vergi öncesi kârın yıllık bazda %26 arttığı vurgulandı. 2025 yılı için toplam 33 milyar TL temettü dağıtımının önerildiği, 2026 yılı için ise net rafineri marjının 6–7 dolar/varil aralığında öngörüldüğü, yüksek kapasite kullanımı hedeflendiği ve 700 milyon dolar tutarında yatırım harcaması planlandığı belirtildi.
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-tupras-analist-toplantisi-notlari-2026 İlgili Dosyayı İndir
Pazartesi, 02 Şubat 2026 00:00
4Ç25 Bilanço Beklentileri: Operasyonel Toparlanma, Muhasebese

Raporu kısaca özetleyecek olursak,
Bankacılık: Faiz indirimi ve kredi büyümesi marjları desteklerken, vergi ve faaliyet giderleri net kârı baskıladı. VakıfBank ve Akbank güçlü performans sergilerken, Yapı Kredi, Garanti ve Halkbank net kar açısından zayıf kaldı.
Sigorta & Emeklilik: Hayat dışı branşta düzenleme kaynaklı kârlılık baskısı, hayat ve emeklilik tarafında yüksek teknik kârlılık destekleyici oldu.
Enerji: Talep ve fiyatlamada yatay seyir, kuraklık hidroelektrik üretimi sınırladı, USD/TL kuru ciroları belirledi.
Rafineri & Petrokimya: Rafineri marjları güçlü, Petkim zayıf talep ve maliyet baskısıyla net kârda negatif etki.
Perakende: Operasyonel performans güçlü, vergi etkisi net karı baskılıyor. Gıda perakendesi dayanıklı, giyim ve elektronik daha kırılgan.
Otomotiv: İhracat ve kapasite kullanım artışı operasyonel kârlılığı desteklerken, iç talepte yavaşlama net kârı sınırlıyor. Tofaş güçlü, Türk Traktör zayıf performans gösteriyor.
Ana Metal: Operasyonel göstergeler toparlanıyor, ancak net kâr muhasebe etkileriyle sınırlı. Ereğli Demir Çelik FAVÖK artışıyla öne çıkıyor, Kardemir sınırlı net kar.
Havacılık: Yolcu ve kapasite artışı operasyonel büyümeyi destekler, ancak birim gelir baskısı ve ertelenmiş vergi net kârı sınırlıyor. THY ve TAV olumlu, Pegasus net zarar riski taşıyor.
Telekomünikasyon: Operasyonel performans güçlü, ancak vergi ve iştirak zararları net kârı baskılıyor.
Gayrimenkul: Talep toparlanıyor, kira gelirleri yükseliyor, fakat teslimatlar ve değerleme net karı etkiliyor. Rönesans ve Avrupakent GYO güçlü, Torunlar GYO geride.
Metalik Olmayan Mineral Ürünler: Operasyonel FAVÖK toparlanıyor, net kâr vergi ve muhasebe etkileriyle baskı altında. Çimsa ve Kalekim güçlü, Akçansa ve Şişecam karışık performans gösteriyor.
Kısaca, operasyonel performans çoğu sektörde güçlü, ancak vergi ve muhasebe etkileri net kâr üzerinde baskı oluşturuyor; sektörler arasında ayrışmalar belirgin.
 
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-4-ceyrek-2025-bilanco-beklentileri İlgili Dosyayı İndir
Cumartesi, 31 Ocak 2026 00:00
Arçelik Analist Toplantısı Notları, Arçelik, yayınladığı 2025 yıl sonu finansal sonuçlarının ardından bir analist toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda yurt içi ve yurt dışındaki pazar dinamikleri, operasyonel ve finansal performans, bilanço optimizasyonu ile 2026 yılına ilişkin beklentilere yer verildi.
S.No Dosya Adı İndir
1 fintables-arcelik-analist-toplantisi-notlari İlgili Dosyayı İndir
Öne Çıkanlar Kurumlar Hisse Karşılaştır Partnerlerimiz Videolar Blog Halka Arz İletişim
Giriş Yap Üye Ol
Google Play Apple Store